Silahı bıraktılar, ‘barış rehberi’ oldular

Hepsi yaşadıkları acı deneylerin sonucu barışın üzerine titriyorlar. İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılmasına neden olan Brexit, İrlandalıları endişelendiriyor. Belfast’ın sokakları,“AB üyeliği sürsün” afişleriyle donatılmış. AB’yi barışın güvencesi olarak görüyorlar.

26.10.2018 09:23
Oral-Çalışlar

oralcalislar@gmail.com

 

Kuzey İrlanda’nın başkenti Belfast’tayız. İç savaşın sona ermesinin 20’nci yılı. “Hayırlı Cuma” anlaşmasından (22 Mayıs 1998) bu yana, 40 yıl süren kanlı savaş sonra ermiş, silahlar susmuş durumda.

 

Demokratik Gelişim Enstitüsü’nün (DPI) düzenlediği bir dizi toplantının ardından çatışmaların en yoğun yaşandığı Batı Belfast’ın mahallelerindeyiz. Yan yana yükselen duvarların ayırdığı mahalleler, “Kraliyetçiler” ve “Cumhuriyetçiler” diye ayrılıyor. Kraliyetçiler İngiltere’ye bağlı bir İrlanda istiyorlar. Cumhuriyetçiler ise bağımsız İrlanda’dan yanalar. 20 yıllık barışa rağmen, mahalleler hala ayrı ve birinden diğerine demir kapıyla geçiliyor. Bu demir kapılar gece 22.30’da kapanıyor. Otobüsümüz bir demir kapıdan “Kraliyetçi” mahalleye giriyor. Bizi şişman, güleryüzlü, hoparlöre ihtiyaç duymayan, gür sesiyle “Hoşgeldiniz” diyen Mark Tracey isimli rehber karşılıyor. Dünyanın “barış duvarı” olarak bildiği ünlü 5 kilometrelik duvarın dibindeyiz. Rehber Mark Tracey, önce kendini tanıtıyor: “16 yaşındayken silahlı paramiliter bir grup olan Ulster Birliği’nin gençlik örgütlenmesine girdim.

 

Yani bir zamanlar terörist grubun parçasıydım. 21 yıl boyunca orduda görev yaptım. 1998 barış anlaşmasıyla silahı bıraktım. Şimdi barış için çalışıyorum.” Mark “Barış duvarı”nın zaman içinde nasıl karış karış yükseltildiğini gösteriyor. “Karşı taraftan atılan bombalar buraya ulaşmasın diye, gördüğünüz gibi duvarı her seferinde biraz daha yükselttik.”

 

Otobüsümüz, bir başka demir kapının yanına geldiğinde bir başka rehber bizi karşılıyor, Mark’la el sıkışıp merhabalaşıyorlar, Kraliyetçi Mark kendi mahallesinde kalıyor.

 

Şimdi İRA’nın egemen olduğu “Cumhuriyetçi”lerin mahallesindeyiz. Eski bir İRA üyesi olan, Boby Sands (1981 yılında ölüm orucunda yaşamını yitiren efsanevi İRA direnişçisi) ile hapis yatmış Paedar Whelan bize rehberlik ediyor. “Silahın çıkmaz yol” olduğunu hapishanedeyken görenlerden.

 

Paedar ve Mark, iki eski düşman askerler, yeni rehberler olarak ortak bir örgütün çatısı altındalar. Geçmişin siyasi tutuklularını topluma kazandırma amacıyla kurulmuş ‘Coiste’ adlı sivil toplum örgütü için çalışıyorlar.

 

Şimdi dostlar

 

Öğle yemeğini, destek olsun diye, bu kuruluşun binasında yedik. Bizi orada da iki eski savaşçı karşıladı. Michael Culbert ve Lee Lavers.

 

Lee, ordudan ayrılmış bir İngiliz askeri. Michael ise eski IRA militanı; 16 yıl hapis yatmış, Kutsal Cuma anlaşmasıyla serbest bırakılmış. Lee, İngiliz. İrlanda’daki İngiliz varlığını anlamsız bulduğu için ordudan ayrılıp Belfast’a yerleşmiş. Bir İrlandalı ile evlenmiş.

 

Hepsi yaşadıkları acı deneylerin sonucu barışın üzerine titriyorlar. İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılmasına neden olan Brexit, İrlandalıları endişelendiriyor. Belfast’ın sokakları,“AB üyeliği sürsün” afişleriyle donatılmış. AB’yi barışın güvencesi olarak görüyorlar.

 

Kuzey İrlanda’da sorunlar bitmemiş, duvarlar yıkılmamış. Ancak 20 yıldır silahlar patlamıyor, insanlar ölmüyor.

 

Sorunları ölmeden, öldürmeden konuşmak, tartışmak mümkün. İrlanda bu açıdan acılarla kazanılmış, seçkin bir deneyim.

 

 

 

 

 

Yazarın Tüm Yazıları

Bu yazıya ilk siz yorum yapın.

Yorumlar(0)

Yorumlarınızı kendi özgün iradenizle yayınlamakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üslenmektesiniz. Yorum yaparak Toplum Kuralları ve Kullanım Koşulları'nı kabul etmiş sayılırsınız.