Vatanseverlik ya da vatan hainliği

İyi-kötü, zengin-yoksul, zalimmazlum fark etmez, her insan doğup büyüdüğü, yaşadığı topraklara bağlıdır. Kültürüyle, çevresiyle, fiziksel görünüşüyle, orada şekillenmiştir. Ortalama bir insan, kendi büyüdüğü topraklara kayıtsız, duyarsız, ilgisiz kalamaz. Vatan sevgisini ölçen bir alet icat edilmediği için, kimin vatanını ne kadar sevdiğini bilmek mümkün değil. Ancak, gücü ve iktidarı elinde tutanlar, bazen, vatanseverliğin terazisi ellerinde dolaşırlar.

22.10.2019 10:02
Oral-Çalışlar

oralcalislar@gmail.com

 

Yıllar önce, “Doğu Konferansı” adını verdiğimiz grupla, doğu komşumuz ülkelerin aydınlarıyla buluşuyorduk. ABD'nin Irak’ı işgaline karşı, bölgede bir dayanışma ortamı yaratmak için yola çıkmıştık. Muhafazakar, milliyetçi, solcu, sosyal demokrat gibi çok değişik eğilimlerdeki insanlardan oluşan grubumuzla, Suriye, Lübnan, Ürdün, Mısır, Ermenistan ve İran'ı ziyaret etmiş, o ülkelerin kanaat önderleriyle bir araya gelmiştik.

 

Bu seyahatlerin birinde, Lübnan’dan Ürdün’e gitmek üzere bindiğimiz otobüsün yolu vize nedeniyle Lübnan-Suriye sınırında kesildi. Uzun telefon trafiklerinin ardından sorun çözüldü. Ürdün'ün başkenti Amman’a doğru yola çıktık.

 

Ürdün sınırında, rehber değişti. Ürdünlü rehber, yol yorgunu olmuş ekibimize ülkesini anlatmaya başladı. İlk sözlerinden biri şuydu: “Dünyanın en büyük bayrağı başkentimiz Amman’dadır.” Övünüyordu. Gergin ve yorgun grup bunu homurtuyla karşıladı. Ürdün, yoksul bir ülke. Otoriter bir krallık. Rehber, ülkesiyle övünmek için bula bula dünyanın en büyük bayrağına sahip olmayı bulmuştu.

 

Baskının ve yoksulluğun güçlü olduğu ülkelerde, kaba milliyetçi propaganda daha yaygındır. Çok kullanılan suçlamalardan biri, vatan hainliğidir. Bizde de, bu tür suçlamaları, askeri darbe dönemlerinde, siyasi gerilimin arttığı dönemlerde sık duyarız. Savcılar, iddianamelerine bol bol “vatana ihanet” malzemesi yerleştirirler. Tartışmalar kimin daha vatansever olduğu üzerinden yapılmaya başlanır.

 

Kim vatanını sevmez ki!

 

İyi-kötü, zengin-yoksul, zalimmazlum fark etmez, her insan doğup büyüdüğü, yaşadığı topraklara bağlıdır. Kültürüyle, çevresiyle, fiziksel görünüşüyle, orada şekillenmiştir. Ortalama bir insan, kendi büyüdüğü topraklara kayıtsız, duyarsız, ilgisiz kalamaz. Vatan sevgisini ölçen bir alet icat edilmediği için, kimin vatanını ne kadar sevdiğini bilmek mümkün değil. Ancak, gücü ve iktidarı elinde tutanlar, bazen, vatanseverliğin terazisi ellerinde dolaşırlar. Bir ülkeyi sevmenin ölçüsü nedir? En çok komplo teorisi üreten, sürekli birilerini hain ilan eden kişinin, ülkesini en çok seven kişi olduğu, herhalde söylenemez. Ülkenizi sevmeniz; ülkenizdeki sistemi, rejimi sevmeniz anlamına gelmeyebilir.

 

Ülkenizi seviyorsanız, insanlarınızın mutlu olmasını istersiniz. Ülkenizin sanatta, sporda, bilimde öne çıkmasını istersiniz. Devletin adil olmasını istersiniz. Yolsuzluğa, hırsızlığa, kalitesizliğe karşı olursunuz. Yoksulların, dışlananların hakkını, hukukunu savunursunuz. Ülkenizi seviyorsanız; başka ülkelerin insanlarına düşmanlık etmeyi ve önyargılarla onları suçlamayı, “vatanseverlik” sanmazsınız. Sizin kadar, başkalarının da kendi ülkelerini sevebileceğinin farkında olursunuz.

 

 

 

 

 

Yazarın Tüm Yazıları

Bu yazıya ilk siz yorum yapın.

Yorumlar(0)

Yorumlarınızı kendi özgün iradenizle yayınlamakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üslenmektesiniz. Yorum yaparak Toplum Kuralları ve Kullanım Koşulları'nı kabul etmiş sayılırsınız.