Suriyeli mülteciler ve kör milliyetçilik

 

Kırk yıl Almanya’da eczacılık yapmış bir Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı, “Ah bu Araplar” diye söze başladı. “Bir arkadaşım gözleriyle görmüş. Hilton oteline yerleşen Suriyeli Araplar, otel odasını, tuvaleti mahvetmişler.

 

O günden sonra Hilton, Arap turist kabul etmiyormuş” diye devam etti. Hilton hikayesinin uydurulmuş bir hikaye olduğunu ve yaygın bir şekilde Arap düşmanlığı amacıyla kullanıldığını söyledimse de eczacı ısrar etti.

 

Bunun üzerine, 40 yıldır yaşadığı Almanya’da, Türkler’in de benzer öykülerle aşağılandığını hatırlattım. Kurban bayramlarında banyo küvetinde kurban kesen Türkler'e ilişkin anlatılanları unutmaması gerektiğini belirttim.

 

Araplara yönelik küçümseyici yaklaşım, iç savaştan kaçarak, Türkiye’ye iltica eden 3.5 milyon Suriyeli yüzünden yeni bir ivme kazandı.

 

Çaresiz, çoğunluğu yoksul, yersiz yurtsuz milyonlara, Türkiye gücü yettiği oranda sahip çıktı. Batının destek sözlerinin büyük ölçüde havada kalması ülkemizin yükünü artırdı.

 

Ötekinin ötekisi

 

Ekonomi zorlandıkça, işsizlik arttıkça, Suriyelilere yönelik tepki de artmaya başladı. Bu tepkiler, kaçınılmaz olarak, kör milliyetçiliği besleyen bir boyut kazandı. Suriyelilere yönelik aşağılama, dışlama, yalan yanlış kötülük hikayeleri imal etme, giderek yaygınlaştı.

 

Mülteci, yani kendi ülkesini terk etmek zorunda kalan ve yabancı bir ülkeye iltica eden insan, dünyanın en çaresiz insanıdır. Dilini, kültürünü bilmediği ülke(ler)de, parasız pulsuz, umutsuz ve korunmasızdır.

 

Bu durum, onları, eğer bir çözüm bulamazlarsa, suça, kavgaya kışkırtır. Bunun sonucunda, içinde yaşadıkları ülkenin, toplumun öfkesini daha da fazla üzerlerine çekerler. Mültecilik evrensel bir dramdır.

 

Mültecilere yönelik tepki ve öfkeyi kışkırtmak, bundan siyasi rant elde etmeye çalışmak, en temel insan haklarının ihlalidir. Bir belediye başkanı çıkıp “Yabancı uyruklu kişilere yardımı kesin” diye bir tavır alırsa, buna ırkçılık denir.

 

Son dönemde bu konudaki tartışmalar çoğaldı. Mülteciler üzerinden siyaset yapanlar, kendi kör milliyetçiliğine mülteciler üzerinden gerekçeler üretenler, çok büyük bir insani dramı istismar edenler; tehlikeli bir oyun oynuyorlar.

YAZNIN TAMAMIN OKUMAK İÇİN

 

Önceki İçerikYalanın adını bad-ı saba koymak
Sonraki İçerikDağ fare doğurdu(*)