Anasayfa / GÜNÜN YAZILARI / İran savaşından Türkiye’ye düşen ilk şarapnel parçaları

İran savaşından Türkiye’ye düşen ilk şarapnel parçaları

Dün İsrail-ABD-İran savaşında erken bir Kürt cephesi açıldı.Kürt silahlı örgütleri İran’da İsrail-ABD desteğiyle silahlı mücadeleye başlarsa Türkiye’deki çözüm sürecinin yeni bir Suriye krizi olur.

Dini liderini kaybeden İran, arabulucu Umman da dahil olmak üzere BAE, Katar, Suudi Arabistan, Erbil, Ürdün, Bahreyn, Kuveyt’teki ABD üslerini ve varlıklarını vuruyor.

Bu konuda istisnai durumda olan tek ülke Türkiye.

Bunun iki pratik sebebi var. 

Bir; Türkiye, hava sahasını ve üslerini İran’a saldırıya kapattığını açıkladı. 

İki ;Türkiye, en başından itibaren savaşa karşı çıktı, şu anda da İran’a taziye bildiren ve savaşa karşı çıkan sınırlı ülkelerden biri.

Ama sadece İran’ın haklı karşı taarruzlarının hedefi olmamak Türkiye’yi İran savaşının etkilerinden kurtarmayacak gibi görünüyor.

Bütün dünyayla birlikte Türkiye de İran savaşı ve petrol ve gaz tesislerine saldırılarla artan petrol ve gaz fiyatlarından etkilenecek. Enflasyonla mücadele eden Türkiye diğer ülkeden daha fazla etkilenecek.

Siyasi yatırımını ekonomideki rakamları toparlamaya yapan iktidar için en kötü haberlerden biri bu.

Ama esas İkinci kötü haber yine iktidarın siyaseten de en çok yatırım yaptığı çözüm süreci merkezli gelebilir.

Dün İsrail-ABD-İran savaşında erken bir Kürt cephesi açıldı.

Önce İsrail merkezli Trump ve Netanyahu yönetimlerinden çok iyi haber alan Axios sitesi Trump’ın İran’a bombalar düştükten hemen sonra Mesud Barzani ve Bafil Talabani ile telefonda görüşüp İran’a karşı destek istediğini yazdı. 

Habere göre bu fikrin sahibi aylardır Trump’a İran’da Kürt ayaklanması çıkabilir, Kürt örgütlerle işbirliği yapılmalı” diye kulis yapan Netanyahu. 

Bu haberden kısa bir süre sonra İsrail-ABD Irak sınırındaki Kürdistan eyaletinde bulunan İran ordu karargahını yerle bir etti.

İran da Irak Kürdistan bölgesi sınırları içindeki Kandil’de İranlı silahlı Kürt örgütlerin depolarını vurdu. 

İran KDP’si, Komala ve PJAK’ın içinde olduğu beş silahlı Kürt örgüt İran’da “rejim değişikliği hedefi” için ittifak kurmuştu. 

Yani İsrail-ABD Kürt örgütler için mıntıka temizliği yaparken, İran da işi gücü bırakıp Kürt örgütlerin olası isyanına karşı saldırı yaptı.

Sonra CNN’de daha ayrıntılı bir haber çıktı.

Habere göre “CIA, İran’da halk ayaklanması için Kürt güçlerini silahlandırmayı tartışıyor”

Trump, Barzani’ye yakın İranlı silahlı Kürt grup KDPI’nin lideri Mustafa Hijri ile telefonda görüştü. 

Plan; İranlı Kürt güçlerin İran’ın batısında kara operasyonuna katılması. Bu yüzden İsrail, Kürt güçlerinin İran’a girebilmesi için sınırdaki İran karakollarını vuruyor. İran Kürt milislerle savaşırken, protestocularla uğraşmaz diye bir zihni sinir fikir de var planda.

Bu arada Kuruluşunu ilan eden “Kürdistan Hizbullahı”, Erbil’de ABD’ye yönelik saldırıları üstlendi. Yani eğer Erbil ve Süleymaniye İran’a karşı İsrail ve ABD teklifine evet derse bölgede İran ve Şii milislerin daha fazla saldırısını görürüz.

İranlı silahlı Kürt gruplar bu role teşne görünüyor.

Eğer Barzani ve Talabani, Trump’ın ve İsrail’in teklifini kabul ederse, bu karar İran etkisindeki Irak yönetimi ile ilişkilerini alt üst edecektir. Bir çeşit isyan olarak görülür bu.

Tabii Türkiye ile de araları açılır. 

Daha kötüsü eğer Kürt silahlı örgütleri İran’da İsrail-ABD desteğiyle silahlı mücadeleye başlarsa Türkiye’deki çözüm sürecinin yeni bir Suriye krizi olur.

Bu kez PKK’nın İran kolu PJAK aktif hale geçer. PJAK Kandil’de PKK karargahları içinde bir örgüt. Ayrı bir kampı yok. İranlı Kürt PKK’lılar, istediklerinde PJAK oluyorlar. 

2011’de silah bıraktıkları İran’a karşı 7 Ekim Hamas saldırısından sonra tekrar silahlı mücadele kararı aldılar ama pek bir şey yapmadan beklediler.

Henüz PJAK renk vermedi. Kandil’den de gir açıklama gelmedi.

DEM Parti net biçimde savaşa ve Hamaney’in vurulmasına karşı çıktı.

Eğer PKK, İran’da ortaya çıkan yeni durumu bir fırsat olarak görürse bu PKK’nın silah bırakma sürecini yavaşlatır.

Tabii bu aynı zamanda Türkiye’yi İsrail ve ABD’yle de karşı karşıya getirir.

Erdoğan ve Trump diyaloğu bozulabilir. Türkiye, İran ve Irak aynı cephede birleşir. 

Aynı zamanda sıkı bir İsrail karşıtı olan ve bütün kartlarını çözüme ve silahsızlanmaya yatıran Öcalan ile örgütü arasında da kırılma yaratabilir.

PKK bir karar vermek zorunda kalır. O karar, her zaman daha fazla otonomi, kazanım bekleyen Kürtlerle PKK arasındaki mesafeyi açabilir.

Tabii bunlar en kötü senaryolar. 

PKK, buradan bize ekmek çıkmaz diye de düşünebilir. Barzani ve Talabani İran’ı, Irak’ı ve Türkiye’yi kendilerine düşman yapmak istemez. Sonu belirsiz bir İran macerasında İsrail ve ABD’nin günahlarına ve risklerine ortak olmak istemeyebilirler. 

Yani bu kötü senaryo hiç çalışmayabilir. 

İktidar için en kötü haber, Trump ABD’siyle İran meselesi üzerinden ilişkilerin kötüleşmesi olabilir.

Türkiye, Trump’ı idare ediyor. Gönlünü hoş tutuyor. 

Zayıf ama rejimi ayakta bir İran Türkiye’nin tercihi. Ama savaş uzarsa, kriz yayılırsa burada karar anları gelebilir.

Bu karar anlarında iktidarda Trump’a rağmen tercihler yapmak zorunda kalabilir.

Bu da Suriye’den çözüm sürecine herşeyi etkiler. 

Ama iyi haber; Trump’ın de İran konusunda eli o kadar rahat değil. 

Şimdiden en yakın taraftarları, MAGAcılar, Cumhuriyetçi senatörler İran savaşına ateş püskürüyor. ABD’nin İsrail kuyrukçuluğunun bu kadar aleni hale geldiği bir olay daha olmamıştı. 

İsrail’in henüz asker kaybetmediği bir savaşta ABD altı askerini kaybetti. Bu ABD içindeki İsrail karşıtlığını kışkırtır ve Trump, Netanyahu’nun peşinden sonuna kadar gitmeyebilir.

Tabii ki İran savaşı Türkiye’de bayrak altında toplanma etkisi yaratacaktır. 

Bu krizin şimdiden yarattığı güvenlik kaygısı, İsrail’den gelen artık komplo olmayan tehdit Türkiye’nin bütün iç siyasetini etkileyecektir.

En başta iktidar lehine ama eğer bu krizde muhalefet daha milli ve yerli durursa, ABD ve İsrail karşıtlığının daha radikal sesi olursa bu durum daha pragmatik davranmak zorunda kalacak iktidarın aleyhine, muhalefetinse lehine olabilir.

Ama her şartta böylesine güvenlik krizlerine daha hazır ve hakim kadrolara sahip iktidar için topun ayağına geldiği bir an bu.

Artık kimsenin gözü başka bir şey görmez.

Şimdilik İran’dan Türkiye’ye düşen ilk şarapnel parçalarının etkileri böyle.

Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?

Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.

Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.

Bu Sayfayı Paylaşın