Anasayfa / Kültür Sanat / Dünyanın en büyüleyici 10 kütüphanesi

Dünyanın en büyüleyici 10 kütüphanesi

Türkiye'den İrlanda'ya, Çin'den Hindistan'a dünyanın dört yanında bilgi ve estetik 10 büyüleyici kütüphanede bir araya geliyor

Dünyanın dört bir yanında, bilgiye ve estetiğe aynı anda kapı aralayan kütüphaneler, kitapların büyüsü ile mimarinin ihtişamını bir araya getiriyor. Yalnızca kitapların değil, binalarının da ruhu beslediği bu mekanlarda her raf bir davet, her okuma odası bir keşif alanı.

İşte mutlaka görmeniz gereken 10 büyüleyici kütüphane:

1. Celsus Kütüphanesi, Türkiye

Hiçbir kitap ve okuma salonu günümüze ulaşmamış olsa da kendi kalıntıları üzerinden yeniden ayağa kaldırılan bu cephe, Efes arkeolojik alanının en etkileyici yapısı olmayı sürdürüyor. Aynı zamanda antik dünyanın en büyük kütüphanelerinden birinin izlerini taşıyor.

MS 2. yüzyılın başında bir Roma konsülü tarafından babası Tiberius Celsus’un anısına yaptırılan yapı, başlangıçta yaklaşık 12 bin parşömen ruloya ev sahipliği yapıyordu. Bu koleksiyonun büyük olasılıkla MS 262 yılında Got akınları sırasında çıkan bir yangında yok olduğu kanısı hakim. Cephe ise daha sonra meydana gelen bir depremle yıkıldı. Bugün görülen rekonstrüksiyon, yapının geçmişteki ihtişamına dair güçlü bir fikir sunuyor.

2. Vatikan Apostolik Kütüphanesi, Vatikan

Yaklaşık iki milyon kitap ve el yazmasından oluşan bu koleksiyonun kökeni, kitap tutkusuyla bilinen ve aynı zamanda eski bir kütüphaneci olan Papa V. Nikola’ya uzanıyor. Papalık koleksiyonlarını sistemli biçimde kataloglama ve bir araya getirme sürecini ilk başlatan kişi de Papa V. Nikola. Bu koleksiyonlar arasında, Eski ve Yeni Ahit’in temel metinlerinden biri kabul edilen ve MS 325–350 yıllarına tarihlenen Codex Vaticanus da yer alıyor.

3. El Escorial Kütüphanesi, İspanya

Devasa El Escorial Manastırı, II. Felipe tarafından Madrid’den uzaklaşmak için Sierra de Guadarrama’da bir inziva yeri olarak inşa ettirildi. Yapının en dikkat çekici bölümlerinden biri ise 55 metre uzunluğundaki kütüphanesi.

Bir yanda Patio de los Reyes’e bakan yedi büyük pencere, diğer yanda geniş terasa açılan beş pencere sayesinde gün ışığıyla dolan mekanın beşik tonozlu tavanı, liberal sanatları tasvir eden yedi freskle süslendi. Koleksiyon, 40 binden fazla cildi barındırırken özellikle Latince, Yunanca ve İbranice el yazmaları açısından son derece zengin kabul ediliyor.

4. Wren Kütüphanesi, Trinity College Cambridge

İngiltere’de çok sayıda etkileyici kütüphane bulunuyor; ancak birini seçmek gerekirse, bu yapı öne çıkıyor. 1676–1695 yılları arasında Christopher Wren’in tasarımlarına göre inşa edilen bina, Trinity College’ın kapalı avlusu Nevile’s Court’un bir kenarını tamamlıyor. Sütunlu bir kaide üzerine yükselen yapı, bir yandan avluya, diğer yandan River Cam’e bakan geniş kemerli pencereleriyle dikkat çekiyor.

Kitap rafları, Grinling Gibbons tarafından yapılan oyma süslemelerle zenginleştirilen yapı Trinity’de 1805–1808 yılları arasında eğitim gören Lord Byron’un bir heykelini de içeriyor. Koleksiyonun öne çıkan parçaları arasında Isaac Newton’ın 1660–1661 yıllarına ait bir not defteri ve Winnie-the-Pooh el yazması bulunuyor.

5. Trinity College Kütüphanesi, İrlanda

Bir kütüphanenin bir şehrin başlıca turistik cazibe merkezleri arasında yer alması pek sık rastlanan bir durum değil. Ancak Trinity College Kütüphanesi’nin Long Room’u ve 8. yüzyıla tarihlenen ünlü el yazması Book of Kells, her yıl bir milyondan fazla ziyaretçiyi kendine çekiyor.

Kütüphanenin orijinal binasında yer alan yaklaşık 65 metre uzunluğundaki Long Room, iki katlı ahşap raflardan oluşan 15 bölmesiyle tanımlanıyor ve normalde yaklaşık 200 bin kitabı barındırıyor. Şu anda yürütülen restorasyon çalışmaları nedeniyle rafların büyük bölümü boş durumda.

6. Real Gabinete Português de Leitura, Brezilya

Daha çok plajlarıyla tanınan Rio de Janeiro, aslında Portekiz kültürünün en önemli kurumlarından birine de ev sahipliği yapıyor. “Okuma Kabinesi” (Real Gabinete Português de Leitura) memleketlerinin kültürünü yaşatmak amacıyla bir grup Portekizli göçmen tarafından kuruldu. Kurumun merkezi olan bu kütüphane, 1880–1887 yılları arasında, I. Manuel döneminin Manuelin mimarisinin altın çağını yansıtacak şekilde inşa edildi.

Yapının dış cephesi için Lizbon’daki Jerónimos Manastırı’ndan esinlenildi ve Portekiz’den getirilen taşlarla yapıldı. Ancak asıl etkileyici bölüm, üç kat boyunca galerilerle çevrili kitap raflarına sahip okuma salonu. İnce işçilikli süslemeler ve altın varaklı oymalarla zenginleştirilen bu alan, vitray tavanından süzülen ışıkla aydınlanıyor. Kütüphane, yaklaşık 400 bin kitap ve nadir el yazmasına ev sahipliği yapıyor.

7. Sainte-Geneviève Kütüphanesi, Paris

Paris’te Sorbonne Nouvelle Üniversitesi tarafından işletilen bu kütüphane, kökenini kentin 6. yüzyıla tarihlenen Saint-Geneviève Manastırı koleksiyonuna borçlu. Ancak en az koleksiyonu kadar etkileyici olan bir diğer unsur da 19. yüzyıla ait demir iskeletli okuma salonu. Ahşap okuma masalarının sıralandığı alanın üzerinde uzanan iki paralel beşik tonoz, Viktorya dönemi demiryolu mimarisini andıran görkemiyle dikkat çekiyor.

Kütüphane, yaklaşık iki milyon cilt ve el yazmasına ev sahipliği yapıyor. Koleksiyonun öne çıkan parçaları arasında, yaklaşık 1185 yılına tarihlenen Manerius İncili ile 16. yüzyılda manastırda hazırlanmış tezhipli bir Yeni Ahit nüshası yer alıyor.

8. George Peabody Kütüphanesi, Amerika Birleşik Devletleri

Hayırsever ve bankacı George Peabody hayatının çoğunu Londra’da geçirmiş olsa da kariyerine başladığı Baltimore’da bir kütüphane kurmak istedi. Peabody, “müziğe adanmış bir enstitü ve kütüphane, danışmak isteyen herkesin ücretsiz kullanımı için” amacıyla 300 bin dolar bağışladı.

Günümüzde Johns Hopkins Üniversitesi’nin bir parçası olan kütüphane koleksiyonu geniş olsa da daha çok mimarisiyle ünlü. En etkileyici bölümü, Peabody Stack Room olarak bilinen büyük atrium. Mimar Edmund G. Lind tarafından tasarlanan bu alan, beş katlı dökme demir balkonların etrafına inşa edilmiş raflarla çevrili ve üstten kafesli bir gökyüzü penceresinden süzülen ışıkla aydınlanıyor.

9. Rampur Raza Kütüphanesi, Hindistan

Rampur Raza Kütüphanesi, bir kütüphaneden çok saray görünümü sergiliyor. Bunun nedeni aslında bir zamanlar saray olarak inşa edilmiş olması. Koleksiyonun kökeni, 18. yüzyılın sonlarında Rampur Nawabları’nın kütüphanelerine dayanıyor ve ağırlıklı olarak Hint-İslam kitapları ve el yazmalarını kapsıyor. Zaman içinde önemli ölçüde genişletilen kütüphane, 1930–1966 yılları arasında Rampur’un nawabı olan Sir Raza Ali Khan Bahadur’ın adını taşıyor.

1950’lerde koleksiyon, 1904 yılında inşa edilen ve mimar W.C. Wright tarafından tasarlanan tarihi Hamid Manzil binasına taşındı. Kütüphane, önemli el yazmalarının yanı sıra İslami hat sanatı, minyatürler, Arapça ve Farsça resimli eserler ile Sanskritçe, Hintçe, Urduca ve Peştuca basılı kitapları barındırıyor. Günümüzde kütüphane Hindistan hükümetine ait.

10. Tianjin Binhai Kütüphanesi, Çin

Hollanda merkezli mimarlık firması MVRDV tarafından Tianjin’in kültürel kompleksleri Binhai için tasarlanan bu kıvrımlı beş katlı yapı teorik olarak 1,2 milyon kitaba ev sahipliği yapabiliyor. Ancak işler göründüğü gibi değil. Günümüzde koleksiyonun büyük kısmı aslında bir illüzyon: Kütüphanede duvarların ve tavanların sinüzoidal hatlarını takip eden “teras” raflarında boyanmış kitap sırtları yer alıyor. Yine de kütüphane, yaklaşık 200 bin kitaba sahip.Kaynak: Gazete Oksijen

Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?

Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.

Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.

Bu Sayfayı Paylaşın