Anasayfa / Haberler / Kozinoğlu’nun ölümündeki şüpheleri araştıran soruşturmada, 2011’de ölümünü şüpheli bulan ilk haberi yapan gazeteci tutuklandı

Kozinoğlu’nun ölümündeki şüpheleri araştıran soruşturmada, 2011’de ölümünü şüpheli bulan ilk haberi yapan gazeteci tutuklandı

Kaşif Kozinoğlu’nun 2011’deki şüpheli ölümünü aydınlatmak için 15 yıl sonra yeniden açılan soruşturmanın ikinci dalgasında gazeteci Selahattin Günday ile iki sağlık çalışanı tutuklandı. Günday, Kozinoğlu’nun ölümünden sonra şüpheleri ve “kayıp mektubunu” 2011’de haberleştiren ilk gazeteciydi.

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun Silivri Cezaevi’nde 2011 yılında gerçekleşen ölümünün üzerindeki şüpheleri araştırmak amacıyla 15 yıl sonra yeniden açılan soruşturma, beklenmedik bir şekilde Kozinoğlu’nun ölümündeki şüpheleri o tarihte haberleştiren gazetecilerden Selahattin Günday’ın tutuklanmasına uzandı.

Soruşturmanın ikinci dalgasında 10 Eylül’de gözaltına alınan dokuz kişiden gazeteci Selahattin Günday ile acil tıp teknisyenleri Özlem Uslu ve Emre Atmaca tutuklandı.

Doktor Turgay Tamer, kameraman İdris Tiftikçi, ambulans şoförleri Ahmet Göksel Erdoğan ve Mahmut Arslan ile ATT personeli Tuba Koç ve Nesrin Kaya ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Ancak Günday’ın tutuklanma gerekçesi, Kozinoğlu’nun cezaevindeki ölümüyle doğrudan ilgili değil.

“Kasten öldürme” ile sevk edildi, 2011’deki haberi nedeniyle tutuklandı

Savcılığın sevk yazısında dokuz şüpheli hakkında “örgüte üye olma ve kasten öldürme” suçlamaları yer aldı. Günday’a ayrıca MİT Kanunu’na muhalefet suçlaması yöneltildi.

Sulh Ceza Hakimliği ise Günday’ı “kasten öldürme” suçundan tutuklamadı.

Tutuklama gerekçesi “istihbarat faaliyetiyle ilgili bilgi ve belgeleri ifşa etmek” ve “kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek veya yaymak” oldu.

Bu suçlamaların dayanağında ise Kozinoğlu’nun 12 Kasım 2011’de cezaevindeki ölümünden yaklaşık sekiz ay önce yaşanan bir olay var:

Kozinoğlu’nun Mart 2011’de ifade vermek için Beşiktaş Adliyesi’ne gelişi ve bunun haber yapılması.

Günday görüntüyü çekmemiş

Dosyanın daha dikkat çekici tarafı, Günday’ın tutuklanmasına gerekçe yapılan görüntüleri kendisinin çekmediğine ilişkin bilgiler.

Günday ifadesinde, Kozinoğlu’nun ifade vermeye geleceğini medyadaki haberlerden öğrendiğini ve 30-40 gazeteciyle birlikte Beşiktaş Adliyesi’nin önünde beklediğini anlattı.

Ancak Kozinoğlu gazetecilerin beklediği yerden değil başka bir kapıdan içeri girdi.

Kozinoğlu’nun görüntüsünü o kapıda bulunan ajans kameramanları çekti ve görüntüler abonelere servis edildi. Günday ise ajans görüntülerinin kullanıldığı haberin metnini yazdı.

Savcılığın sorgu sırasında Günday’a gösterilen fotoğrafın üzerinde İhlas Haber Ajansı’nın logosu bulunuyor. Görüntünün karesinde ise dönemin Cihan Haber Ajansı muhabiri görülüyor.

Aynı Cihan Haber Ajansı muhabiri, Anadolu Ajansı’nın 29 Nisan 2012’de yayımladığı Beşiktaş Adliyesi Ek Binası’nın kapanmasıyla ilgili haberde Kozinoğlu’nu ilk görüntüleyen kişinin kendisi olduğunu anlatıyor.

Buna rağmen görüntüyü çekmediğini, çekimin yapıldığı kapıda bulunmadığını söyleyen ve ajans tarafından servis edilen görüntüler üzerine haber metnini yazan Günday tutuklandı.

Avukatı: 2011’de olmayan kanun hükmü uygulandı

Günday’ın avukatı Hüseyin Ersöz kararı eleştirdi:

“Gazeteci Selahattin Günday, 2011 senesinde Kaşif Kozinoğlu’nun Beşiktaş Adliyesi’ne girerkenki görüntülerini haberleştirdiği iddiasıyla, ‘2011 senesinde yürürlükte olmayan’ MİT Kanunu’nun 27. maddesi kapsamında tutuklandı.”

“2011 senesinde işlendiği iddia olunan bir suçtan, 2014 senesinde yapılan düzenleme dayanak gösterilerek tutuklama kararı verilmiş oldu.”

“Bir başka garabet ise tutuklama kararının ‘zamanaşımına uğramış’ sözde bir eylemden verilmesiydi.”

Tutuklama kararına itiraz edilecek.

Aynı hukuki tartışma İdris Tiftikçi için de geçerli

Operasyonda gözaltına alınan kameraman İdris Tiftikçi tutuklanmadı ancak hakkında adli kontrol kararı verildi.

Ersöz’e göre Tiftikçi hakkında uygulanan tedbirin dayanağında da aynı sorun var:

“Onun hakkında uygulanan adli kontrol tedbirine dayanak suç da yine ‘2011 senesinde yürürlükte olmayan’ bir kanun maddesinden kaynaklanıyor.”

Kozinoğlu’nun ölümündeki şüpheleri haberleştirmişti

Günday, Kozinoğlu’nun ölümünün ardından dosyayı takip eden gazetecilerden biriydi.

Kozinoğlu’nun cezaevinde yazdığı ve daha sonra savcılık tarafından el konulduğu belirtilen “kayıp mektubu” ilk kez Günday haberleştirdi.

Kozinoğlu’nun ölümünün “kalp krizi” olarak açıklandığı günlerde ölümden şüphe duyan avukatının iddialarına da haberlerinde yer verdi.

Gazeteci Alişer Delek de bu çelişkiye dikkat çekti:

“Bugün mezarı açılan, ölümü yeniden soruşturulan adam için ‘bu ölüm şüpheli’ diyen ilk gazeteciydi.”

Kaşif Kozinoğlu, Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklu bulunduğu Silivri 1 No’lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan 12 Kasım 2011’de Silivri Devlet Hastanesi’ne sevk edilmiş ve burada hayatını kaybetmişti.

Ölümle ilgili 10 Nisan 2012’de “kovuşturmaya yer olmadığı” kararı verildi.

15 yıl sonra Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı dosyayı yeniden inceledi. Silivri Sulh Ceza Hakimliği 26 Ağustos 2026’da takipsizlik kararını kaldırdı ve soruşturma yeniden başladı.

Kozinoğlu’nun kesin ölüm nedeninin ve üçüncü kişilerin müdahalesi bulunup bulunmadığının belirlenmesi için mezarı 12 Eylül’de açıldı.

İlk operasyonda Kozinoğlu’nun öldüğü dönemde cezaevinde görev yapan 10 kişi gözaltına alınmış, o dönem jandarma er olarak görev yapan bir kişi tutuklanmıştı.

İkinci operasyon ise sağlık personelinin yanı sıra gazetecilere uzandı.

Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?

Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.

Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.

Bu Sayfayı Paylaşın