her allahın günü benden öç alır gibi, niye,a ruhum, a kuzum, a beyaz fare,dönüp dönüp yaramı ısırıyorsun böyle?hem de dişlerini her gün hep aynı yerdenyaranın gözüne, gözüne geçirerek,bir tür sanatla yapıyorsun bunu…sonra yalıyorsun yarayı günlerce.kanımla mı besleniyorsun, söyle?kendi kanınla yani, kendi canınla, kendi acınla…ne olur merhamet biraz, bana da, kendine de!sen Rahmân Olan’ın soluğusun çünkü,Rahîm Olan’ın soluğu…DEPRESİF SALYANGOZbana ağlatan hikâyeler anlatın, oturup ağlayayım,bana ağlatan düşler bulun, uyanıp, uyanıp ağlayayım,ağlatan yağmurlar yağdırın, ağlatan acılar ve yıkımlaryağdırın ki, yer de, gök de benimle ağlıyor sanayım.ve böyle böyle belki ağlamaya kanayım,böyle böyle belki kendime de, Tanrıya da doyayım.gözyaşı alıyor sizi – dağ bayır, dere tepe aşırıpkendinize götürüyor çünkü,kendinize varınca da, o-oh, hepsi birkaç adım,bazen birkaç konak kalıyor Yaradan’a.5 Mart 2014‘Çiçek, Böcek Kitabı’
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.