Reşat Çalışlar

Turizm krizini trenle aşmak

Tren demek, kültür turizmi ve “güvenli/kolay planlanabilir/öngörülebilir/bireysel yolculuk hissi” demektir. Uçaktan iner inmez araba kiralayacak derecede “direksiyon ustası” olanlar ve yatla/helikopterle takılan sosyetikler dışındaki hemen hemen tüm “kültür” turistlerinin; treni önemsediğini,sevdiğini söyleyebiliriz. Trenin önemli bir özelliği de, turistlerin, özellikle de genç turistlerin, yerel halkla etkileşimine, genelde, diğer ulaşım araçlarının çoğundan daha fazla imkan vermesi.

Türkiye ve sıradışılık iddiası

Kötü olaylarda ülkeyi toptan karalamaktan hoşlanabildiğimiz gibi, bazı durumlarda da, kendimizi “dünyanın en özel zekalı toplumu” olarak düşünmekten zevk alabiliyoruz…Diğer “gelişmekte olan ülkeler”le aşağı yukarı aynı süreçleri, aynı deneyimleri yaşadığımız noktalarda, “Türkiye her şeyin en uç noktasının yaşandığı ülke” çıkarımını yapmayı sevebiliyoruz…

Baskı kavramı, laik Burcu ve 28 Şubat’taki polisler

Herkes en çok kendi benzerinden, kendi yakınından, kendi komşusundan, kendi kültür grubunda olanlardan baskı görüyor belki de bu ülkede. Baskının en etkilisi, “benzerlerinin sana baskısı” şeklinde hayatına girebiliyor…

Kore’den neden Steve Jobs çıkmaz?

Bazı Güney Kore izlenimleri...