Bu ülkede hiçbir zaman basın özgür olmadı. Her dönemde düşünce ve ifade özgürlüğü bir sorun olarak görüldü. Yaşadığım bir tarihi anıyı bu vesileyle paylaşmak istiyorum. 2001 Kasım seçimleri öncesi. Trabzon’da dönemin belediye başkanı Asım Aykan’la sahilde sohbet ediyorduk. Asım Bey’in telefonu çaldı. AK Parti Genel Başkanı Tayyip Erdoğan telefondaydı. Ne var ne yok derken sohbete ben de dahil oldum. Söz benim Öcalan röportajı nedeniyle hüküm giymeme geldi. O sırada cezası kesinleşen Tayyip Erdoğan, serzenişte bulundu: “Düşünce özgürlüğünü savunan partiler sizin için bir kanun çıkardılar, bizleri de kasıtlı olarak bu kanunun dışında bıraktılar.”
Yeni asgari ücret belli oldu: 22 bin 104 TL. Erdoğan: "Ülkemize ve milletimize hayırlı olsun." Özel: “En az 7 bin lira eriyen asgari ücrete 5 bin lira zam yaptılar." Bakırhan: "AKP iktidarı bir kez daha emekçi düşmanlığını ve yaşamla-toplumla arasında tek bir bağ kalmadığını göstermiştir." İmamoğlu: "Cumhurbaşkanı’na önerim: Çok sık kullandığınız ‘kararname’ kozunu hemen yarın kullanın ve asgari ücrette ek artış sağlayın." Yavaş: "22.104 TL asgari ücret, milyonların alın terini yok sayıyor."
Azerbaijan Airlines'a ait bir yolcu uçağı, Kazakistan'ın Aktau kentinde irtifa kaybederek düştü. Kazakistan Acil Durumlar Bakanlığı: Aktau'da düşen uçakta bulunan 72 kişiden 25'i sağ kurtuldu, bunların 22'si hastaneye kaldırıldı.
Filistinli protestan rahip Munther Isaac, Beytüllahim'deki kilisesinde Noel vaazı verdi: "Acı çekiyoruz ve haykırıyoruz: Ne kadar sürecek, ey Tanrı? Neden buna izin veriyorsun? Ve neden sessiz kalıyorsun? Gazze ne kadar daha ağlayacak? Bu soruyu sormaya devam ettik, ta ki bu Tanrı'nın bedene bürünmüş haliyle, bizim kaderimizi paylaştığını fark edene kadar."