İnsanın kendisine sürekli “Sen” diyen bir “Siz”i uyarması sadece bir nezaket kuralı değil en olağan iletişim hakkı. Ama bu hakkı, bir yönüyle bu kadar “basit” bir şeyi anla(t)mak bile kolay değil bu ülkede. Hele bu hakkı savunmak başlı başına yaman mesele. “Damdan düşenin hâlini damdan düşen anlar” atasözü, “Dama düşenin hâlini…”ye dönüştüyse iyice zor. Bedeli de büyük.
Suç örgütü liderliğinden yargılanırken MHP lideri Bahçeli'nin açıklamaları sonrası tahliye edilen Kürşad Yılmaz evlendi. Yılmaz'ın nikah şahitliğini eski bakanlardan Cavit Çağlar yaptı.
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Altılı Masa ve güncel konulara ilişkin soruları yanıtladı: “CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, tv100’de Uğur Dündar’ın sorularını yanıtladı: “Sayın Davutoğlu'na soruyorlar; ‘Ya birisi çıkıp size dese ki, ‘Sizin oyunuz kaç? Dolayısıyla siz konuşmayın’ gibi. O zaman kriz çıkar diyor. Ee doğru. Yanlış mı?”, “Cumhurbaşkanı Yardımcısı olunacaksa imza atacaklar tabii”.
Yeni İttihatçılık ülkeyi ve insanlarını hastalıklı bir psikolojiye, ilkel bir zihinsel tıkanmaya mahkûm ediyor. ‘Türkleri’ insanlığın birikiminden nasibini almamış, hatta onu ‘bilinçli’ olarak reddeden, kıymeti kendinden menkul bir devletçiliğin peşinde sürüklenen bir güruha dönüştürme hayali güdüyor. Bu fazlasıyla arkaik yaklaşım nasıl oldu da adım adım inşa edilebildi ve halen ülkenin yarısının oyunu alabilecek bir noktada?
“Kürtlere borçlanılacak şey Kürtleri de gözeten bir demokrasi durumu olduğundan, yapılacak tercih bir açıdan hiç zor görünmüyor. Ancak, Kürtleri gözeten bir demokrasi durumundansa hiçbirimizi gözetmeyen bir demokrasiyi tercih edecekler de var muhalefet saflarında ve bu ikinci tercihi yapacaklar ilk tercihi yapmak isteyenler karşısında galebe çalabilir…” Mesut Yeğen’in bugün (14 Ocak) Perspektif’te yayımlanan “Muhalefet ve HDP” başlıklı yazısı…