Manşet

Doğu ile Batı arasında Türkiye: Batı “Hayır”, Doğu “Evet” dedi, Türkiye çekimser kaldı

1970’lerden bu yana BM Genel Kurulu’na gelen ve gelişmiş ülkelerle gelişmekte olan ülkeler arasındaki eşitsizliklerin eleştirildiği “Yeni bir Dünya Ekonomi Düzeni’ne adlı tasarı 14 Aralık’ta Birleşmiş Millet Genel Kurulu’nda oylandı. Oylamada 123 ülke “Evet” ve Batı blokundaki 50 ülke “Hayır” dedi. Türkiye, iki dünya arasında çekimser kaldı

RÖPORTAJ | “Sıcak Kafa’daki salgın, komplo teorisi salgınına çok benziyor”

Sıcak Kafa kitabının yazarı Afşin Kum ile kitabını ve kitabından uyarlanarak aynı isimle çekilen Netflix dizisini konuştuk: “2014'te yazmaya başladım, 2016'da yayınlandı. Dünyayı böyle bir pandeminin vuracağı aklımın ucundan geçmezdi”, “Sıcak Kafa'daki salgın komplo teorisi salgınına çok benziyor. Çünkü o sözlerle, anlamla bulaşan bir şey ve komplo teorileri de benzer bir şekilde yayılıyorlar”, “Sıcak Kafa'da çok açıkça değil ama alttan alta işlenen temalardan bir tanesi aslında bazı şeylerin kolayca çözülemeyecek kadar karmaşık olması. Dünyanın düzeni bir sayfada açıklanabilecek kadar basit değil”, “Dizi çok başarılı bir iş. Ama ben hastalığa biraz daha girilmesi gerektiğini düşünüyorum. Mesela daha fazla abuklama duymayı isterdim.”

ÇEVİRİ | Financial Times başyazı: Erdoğan’ın otokratik virajı

Bu yaşananlar, Erdoğan'ı makul bir şekilde yenebilecek bir adayı saf dışı bırakmak için kurgulanan Putinvari bir pratik gibi görünüyor. Muhalefet partileri bu seçimi, Erdoğan'ın Putin gibi görevden alınması imkansız hale gelen bir figure dönüşmesinden önceki en önemli şans olarak görüyor. Parçalı ve heterojen muhalefet, Erdoğan'ı devirme amacına bağlı kalarak gevşek bir ittifak kurmayı başardı. İşin ilginç ve hayli ironik olanı ise, İmamoğlu'nun olası adaylar arasındaki en çekici figür olmasına rağmen, muhalefet ittifakının cumhurbaşkanı adayı olarak onu desteklemiyor oluşu. Muhalefet, Erdoğan'ı yenme şansını sürdürmek istiyorsa, siyaseten “yıllanmış” bir figür olan Kemal Kılıçdaroğlu'ndan derhal uzaklaşmalı.

İmamoğlu dâvâsı: sağda ve solda, ince hesap, plan ve komplo teorileri

Her yerde geyik muhabbeti. Bazı muhalif aydınlar, bir Sharon Stone sendromuna kapılmış gibi. Hatırlayacaksınız; Temel İçgüdü (1992) filminde, Sharon Stone’un oynadığı Catherine Tramell karakteri sadece katil değil, aynı zamanda olağanüstü zeki bir psikologdur. Zaten üniversitede psikoloji okumuştur ve bilhassa erkekler üzerinde şeytanî bir manipülasyon kabiliyeti vardır. Davranışlarını yüzde yüz öngörebilmekte; kâh şu sözü, kâh bu tavrı, kâh bedeninin orası burasını açıp sergilemesiyle, onlara tamı tamına istediğini yaptırabilmekte; bu sayede hakkındaki soruşturmayı da sürekli rayından çıkarabilmekte, yanlış pistlere sevkedebilmektedir.
- Advertisement -

Devletin iradesi karşısındaki çaresizlik

Harold J. Laski’nin 2020 yılında Fol Yayınları’ndan çıkan, Teoride ve Pratikte Devlet kitabı tam olarak okumak istediğim türden, harika bir kitap. Neredeyse her satırdan sonra durup düşünmeden, bir süreliğine duraksamadan bir sonrakine geçmenin zor olduğu, bütün derinlikli kitaplarda olduğu gibi yazdıklarının çok ötesinde düşüncelere kapılar aralayan vazgeçilmez bir kaynak.

En Son Çıkanlar