Sosyal medyada artık sıradan bir vakaya dönüşen “dindar çevre içindeki engizisyonlar” vesilesiyle bir iktidar aksiyonu olarak aşırı kutsal hassasiyetlerini genel geçer norma dönüştürme üzerinde durulması gerekiyor. Bu “burası bizim!” demenin bir başka yoludur. Din adına konuşma tekelini ele geçirmeye dönük bir iktidar mücadelesidir. Ve bu mücadeleyi kutsal üzerinden gerçekleştirmek en kolay yoldur. Kimseyi ikna etmek için entelektüel uğraş vermeye gerek yok. Kutsallar tartışma dışıdır, iktidar mücadelesini de kutsal üzerinden yürüterek büyük oranda tartışma dışında tutabilirler.
"Türkiye'nin tarih boyunca problemi; devlet güçlü olsa bile toplum güçsüz kalıyor. Toplum güçsüz olduğu için devlet kurumları iyileşmiyor. Bunun için demokrasi, ifade özgürlüğü, sivil toplum Türkiye için çok önemli."
Hayat böyle. Bilen bilir; ben küfretmem. Küfürlü konuşmam. Sırf akademik terbiye değil. Aile, alışkanlık, sokakta büyümemişlik; hepsi. Fakat bazen avazım çıktığı kadar bağırmak geliyor içimden. O kadar korkunç şeyler oluyor, yapılıyor, söyleniyor ki. Öfke ve çaresizlik tavana vuruyor.
Demokrat Parti yönetimi, dün (3 Aralık) yaptığı oylamada başkan adaylığı önseçiminde Iowa’nın ilk oy veren eyalet olmaktan çıkarılmasına karar verdi. Yeni seçim takvimine göre, ilk önseçim South Carolina’da, ikincisi bir hafta sonra Nevada ve New Hampshire’da, üçüncüsü Georgia’da, dördüncüsü ise Michigan’da olacak. Bu yeni seçim takvimine göre, ilk önseçimde siyahların ve Hispaniklerin önemi artacak. Yeni seçim takvimine göre, Kamala Harris’in 2024 şansı artmış olabilir.
HDP yeni bir barış süreci başlatarak Türkiye siyasetini içinde bulunduğu kıskaçtan çıkarabilir. Bir önceki süreci AK Parti başlattı; bu kez HDP ilk adımı atmalı ve barışta ısrar etmelidir. Biraz sağduyu, azıcık feraset ve uzlaşmacı bir dil, diyalog kanallarını açabilir. Siyaset, sorunların diyalog yoluyla çözüme kavuşturulması sanatıdır.