İsveç ve Finlandiya'nın NATO üyeliği konusunda bu hafta karar vermesi bekleniyor, fakat NATO’da kararlar oybirliğiyle alınıyor ve tek bir ülke isterse kararı bloke edebiliyor. DW Türkçe’de bugün (11 Mayıs) Değer Akal imzasıyla yayımlanan bir haberde “Türkiye, süreci bloke eder mi? Erdoğan, Putin’den çekinir mi?” sorularının cevabı aranıyor.
Partisinin Gaziantep’teki mitingi için talep ettikleri dört alanın da reddedildiğini ve çok bilinmeyen Kalealtı için izin verildiğini belirten DEVA lideri Babacan: “Bırakın Kalealtı’nı, gidin mitinginizi Fizan’da yapın deseniz bizim teşkilatımız bunu da yapar. O mitingi verdikleri en ücra köşede bile en geniş katılımla yapacağız. Meydanlarda nutuklar atıp içeride başka işler tuttuğunuzu millet görmüyor sanmayın. Sizin dışınız kalaylı, içiniz vayvaylı olabilir. Çok şükür, bizim içimiz de kalaylı, dışımız da kalaylı.”
Geçen Pazar günü düzenlenen Kuzey İrlanda seçimlerinde iki tarihi seçim zaferi yaşandı. Kuzey İrlanda tarihinde ilk kez Birleşik Krallık’tan ayrılmak isteyen Cumhuriyetçilerin partisi Sinn Fein seçimlerde birinci oldu… Ve: Katolik-Protestan, Birlikçi-Cumhuriyetçi ayrımını reddeden üçüncü yolcu merkez-liberal parti The Allience, tarihindeki en yüksek oyu alarak %13.5 sınırına ulaştı. Birlikçiler ve Cumhuriyetçiler arasındaki sorunlar nedeniyle hükümetin kurulamama ihtimali yüksek.
“Bizim AB normlarını yerine getirmemiz lazımdı. O zaman onlar bizi almazsa eğer, suçu onlar yüklenmek durumunda kalırdı. Şimdi ise Türkiye bunu becerememiş pozisyona düştü.”
İnsan hakları savunucusu avukat Gülden Sönmez ile, BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Bachelet’in Uygur Özerk Bölgesi’ni de kapsayacak Çin ziyareti üzerine konuştuk: “Heyet, Çin makamlarının kontrolü dışında bir çalışma yapabilirse başarılı bir denetim yapabilir. Bütün dünyanın gözü üzerlerinde. BM’nin en az 1 milyon insanın kamplarda tutulduğu yönünde kendi beyannamesi varken; bunu tespit etmek için giden heyetinin bir şey göremeden çıkıp gelmesi, BM’nin meşruiyetinin sorgulanması anlamına gelir.”