Eski MB Başkan Yardımcısı İbrahim Turhan: “11 Kasım’da 230,9 milyar TL olan Merkez Bankası iç varlıkları 21 Aralık’ta 480,4 milyara yükseldi. Bu kalem artıyor ise Merkez Bankası cayır cayır para basıyor demektir. Hiç mi düşünmediniz yaptığınız işi?”
Rusya’nın Suriye Özel Temsilcisi Aleksandr Lavrentyev, “Türk ortaklarımız sürekli olarak Suriye'nin toprak bütünlüğünden, Suriye'nin birliğinden, bağımsızlığından yana olduklarını, orada geçici olarak bulunduklarını ve imkanlar el verdiğinde oradan ayrılacaklarını beyan ediyor, vurguluyor” dedi.
Yeni Şafak’ın internet sitesinde “BDDK'nın sessizliğinin arkasında FETÖ izleri mi var?” başlığıyla yer alan haberde; BDDK’nın “yatırımcıları cezalandıran” bankalarla ilgili işlem yapmaması eleştirildi. Haberde, bazı bankaların kredi notu düşük işletme sahiplerine kredi kullandırmayarak, üretim ve istihdam artışını engellediği öne sürüldü. Yeni Şafak haberi sosyal medya hesabında “Kripto FETÖ’cüler hala aktif mi” yazılı bir görselle duyurdu.
2016 rejimi Erdoğan iktidarını irrasyonaliteden, rasyonel bir yeni anlatıya doğru taşırken, bugün gelmiş olduğumuz nokta, bu bakımından yeni sorular getiriyor. Erdoğan ekonomik bir sahada, globalleşmiş ekonomi düzeni içinde attığı yeni irrasyonel adımlarla ülkesini ve kendisini tehlikeli bir yere sürüklüyorsa şunu söyleyebiliriz: Karşımızda yeni bir irrasyonel dalga bulunuyor. Erdoğan bunu milliyetçi yerli-milli hikâyesinin içine yerleştiriyor.
İktidardan ve iktidar basınından gelen sesler, ‘Türkiye Ekonomik Modeli’, ‘Kur Korumalı Vadeli Mevduat’ ve benzeri konularda eleştiride bulunmanın kolay olmayacağını gösteriyor. İktidar basınında, başta eski Merkez Bankası başkanı Durmuş Yılmaz olmak üzere isim zikrederek ‘teşhir’ ve ‘hesap sorma’ kampanyası yürütülüyor.