Manşet

İtalyan arşivinden çıktı. Yunus Nadi o manşeti İtalyanlardan para almak için atmış: “Yunus Nadi Bey’e 600 bin lira?”

Başbakan İsmet İnönü’nün 1932’deki İtalya ziyareti için Cumhuriyet’in attığı ünlü “Kemalist Türkiye’den Faşist İtalya’ya Selam” manşetinin arka planı İtalyan devlet arşivlerinden çıktı. Belgelere göre Yunus Nadi, önce yeni bir gazete açmak için, ardından matbaa alımı için İtalyanlardan önce para sonra kredi almaya çalıştı. Türkiye’deki İtalya Büyükelçiliği’nin sıcak baktığı yardım için İtalyan makamları arasında “Yunus Nadi Bey’e ne kadar yardım yapmalıyız” yazışmaları yapıldı. 1932’deki attığı manşetten sonra doğrudan Mussolini ve çevresine “yüce dost” (grand ami) diye başlayan mektuplar yazdı. Ama istediği desteği alamadı.

Sürecin yapısına Demirtaş’tan itiraz

Devlet, yaraları açmadan PKK’yi silahsızlandırmak isterken; PKK kanadı ise yaraları açmadan ‘Öcalan’ın özgürlüğü’ söylemini öne çıkarıyor. Demirtaş’ın önerisi ise tam burada ayrışıyor: yaralar açılmadan, dil devreye girmeden ve toplumsal yüzleşme gerçekleşmeden kalıcı bir çözümün mümkün olmayacağını savunuyor. Yani süreci toplumsallaştırıyor; oysa devlet şimdilik bu toplumsallaşmadan bilinçli biçimde uzak duruyor.

Herkesi özgür bırak, ama kimsenin de düşmesine izin verme

Bu hafta Hollanda sandık başına gitti ve tüm ezberleri bozdu. Seçimleri Filistin’i destekleyen sosyal liberal parti D66 kazandı. %17 oyla birinci olan D66’nin 38 yaşındaki lideri Rob Jetten, hem ülkenin en genç hem de ilk eşcinsel başbakanı olabilir. İsrail’e karşı en sert yaptırımları savunan Rob Jetten’in sırrı ise Trumpların dünyasında duruşundan taviz vermemek ve somut vaatlerini eğlenceli, net ve sahici bir şekilde anlatmak. Ve tabii ki çok iyi bir TikTok kullanıcısı olması.

Akademi hakikatin peşinde midir?

Akademi büyük bir israftır desem haksızlık olur. Ancak acı gerçek şudur: Normalde akademik üretimin yüzde doksanı zayiattır. Kimine göre dolgu malzemesidir, diğer kısım kırılmasın veya taşınabilsin diye. İyimser bir nazarla katlanılması gereken bir ekosistem unsuru olduğu söylenebilir. Birkaç yerde çiçek açsın diye geniş bir bahçede yeşillik lazımdır. Keşke sorun sadece vasatlık olsaydı. Akademideki amaca yabancılaşma düzeyi aslında korkunç boyutlardadır. Ama ağlayanı yoktur.
- Advertisement -

Bakışı anlatır…

“Hamaset Edebiyatı” sazlı sözlü sanatların popüler dalı. Açık öğretim fakültesinden ilk sağa dön, tarihi kapısına çakılı plastik tabelası karşında. Oksimoron misali eğreti dursa da “diktatör edebiyatı” diye alt dalı bile var. Kahramanlık, yiğitlik deyince hem ufukta, hem burnunun dibinde düşman(lar) da gerek tabii. Bitevi bir asabiyet, öfke, hınç, intikam, alaycılık, küçümseme de 32 kısım tekmili birden sızıyor o söyleme. Fotoğraflarına bile…

En Son Çıkanlar