Geçen haftanın en önemli haberlerinden biriydi: “Cumhuriyet tarihinde bir ilk: Türkiye Ermeni toplumundan Berk Acar kaymakam olarak atandı.”
Peki bir Ermeni kaymakam atamak neden Cumhuriyet’in ancak 99. yılında mümkün olabildi?
Programın konuğun gittiği ve kritiğinin yapıldığı kısmında izleyicilerden biri “Ben buraya onun yalanlarını dinlemeye gelmedim ki. Ona sorularımız sorup orada kıvranmasını izlemeye geldim” dedi. İşte bu motivasyon tartışma zeminini sağlıksız bir hale getiriyor. Böylesi bir durumda insanların karşı karşıya gelmeleri toplumsal kutuplaşmayı azaltan bir etki yaratmıyor. İnsanların birbirlerini dinlemesi, anlama çabası içerisinde olması ve adım atması gerekirken kutuplaşma yeniden üretiliyor.
Anayasa değişikliği Tunus’a ne laiklik ne de teokrasi getiriyor. Aksine cumhuriyetin kuruluşundan beri var olan bir mirası daha da ayyuka çıkarıyor. Said’in yukarıda bahsi geçen miras eşitliği mevzunda olduğu gibi birçok mevzuya belki hukukçu kimliğinin de etkisiyle bir müçtehid gibi yaklaşması birçok açıdan Burgiba’yı hatırlatıyor.
Yeni bir çözüm süreci için muhalefetten adım atması bekleniyor. Lakin muhalefet, bilhassa da beklentilerin odağındaki CHP, kendi çözüm stratejisini ortaya koymuyor. Geniş kesimleri bir araya getirecek bir süreci nasıl tanzim edeceğini açıklamak, yöntem ve içeriğini somutlaştırmak, hakikatle yüzleşmek ve bunun gereklerini yerine getirmek ise muhalefete ivme kazandırabilir.
Radyodaki standart akış nedeniyle milletin Batılı dansları mecburen türkülerle yapması, Anadolu Pop’u, Rock’ı da intihalen etkiliyor. Zira miladındaki Pop, Rock türkülerin hepsi oynak, “Halk Oyunu”na değil dansa davet. 1960’lardan başlayarak “Asmam Çardaktan”lar, “Kundurama Kum Doldu”lar artık türkü değil hızlı dans müziği. Kum dolan kunduranı çıkarıp “Abidik gubidik twist”ini çorapla yapıyorsun. “Titrek Shake” için horonu, kalabalığa karışacaksan “Lokomotif Dansı”nı bekliyorsun.