GÜNÜN YAZILARI

“Makul merkez” kimin için makul?

Post-Erdoğan restorasyonun mevcut koalisyonun iki büyük aktörüyle gerçekleşebileceğini iddia eden bazı kamusal entelektüeller, devletin Weberyan tahayyülle salt tüzel-bürokratik bir zemine oturması ve kimliklere kör bir “makul merkez” kurulması gerektiğini savunuyorlar. (…) “Merkez” siyaset açısından özellikle muhafazakâr temsiliyet bağlamında DEVA ve Gelecek partilerinin rolünü gözardı eden; yurttaşlığın ve demokratik restorasyonun sınırlarını salt seküler sınırlar içerisinde tanımlayan bir yaklaşım Türkiye’nin mevcut gerçeklerine ters olduğu gibi kendi içinde demokratik açıdan da şaibelidir.

Boşluk yönetme sanatları: Mimarlık ve tarihçilik

Nasıl ki mimar bina üzerinde çalışarak mekânı dolayısıyla insanı inşa eder, tarihçi de geçmiş üzerinde çalışarak istese de istemese de insanın içinde yaşadığı günü ve yeni insanı inşa eder. Cümlemi abartılı ve iddialı sanmayın. Gerçekten böyledir. Bakın hafızanıza! Sizin, ailenizin ve çevrenizin yaşamadıklarının tamamı tarihçilerin metninde söylenenlerden ibarettir.

‘Analiz Beyler’

Altı liderin bir araya gelmesi, beklenti içindeki toplumda bir umut ışığı etkisi yaparken; 'Analiz Beyler', “Daha dur bakalım karşı taraf hangi oyunları oynayacak” havasında. “Güçlendirilmiş Parlamenter Rejim'e geçiş” konusunda toplantılara başlandığında, “Olmaz be kardeşim!” yorumu öne çıkıyor. Şimdi de “Başkanı belirleyemezler, orada ip kopar” analizleri dikkat çekiyor.

Demokrasi sınavında muhalefet bloku için samimiyet kriterleri

Muhalefet bloku, bir tür koalisyon protokolü gibi düşünülen yol haritasını açıklarken güzel fakat soyut vaatlerden kaçınmalı, diyeceklerini madde madde, net bir üslupla ifade etmeli. Bu ülke, “muhalefette doğru söyler iktidarda şaşar”ı ezber etti artık. Soyut vaatler, “fazla köşeli sözler vermeyelim, iktidarda bize de lazım olabilir, sonra sözümüzden cayamayız’ duygusu yaratır ve sözün inandırıcılığını zedeler.
- Advertisement -

Görmek isteyene…

Türkiye tarihinde hiç olmamış çoğullukta bir demokrasi ortaklığı arayışı ve bunun kamuoyu önünde verilen ilk fotoğrafından umut değil öfke üretmek (sol tedrisattan bir kavram seçersek) tam bir “çocukluk hastalığı.”

En Son Çıkanlar