Akşener: "Sayın Başsavcı, bu dilekçesinde hepimizin az çok tahmin ettiği gerçeklerin dehşet verici boyutlarını dile getirdi”, “HSK Teftiş Kurulu da bir müfettiş görevlendirmiş. Bakalım sonucu hep beraber göreceğiz”, “Sayın Erdoğan 'Daha adil bir dünya mümkün' diye kitap yazdırmayı biliyor. Ama daha kendi yönettiği ülkede adaleti sağlayamıyor.”
Eski HSK Üyesi ve Gelecek Partisi Adalet Politikaları Başkanı Ali Aydın, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcısı İsmail Uçar’ın HSK’ya şikayet mektubu ile ilgili ne yapılması gerektiğini anlattı: “Başta HSK olmak üzere, bütün başsavcılıkların, komisyon başkanlıklarının ve ilgili teftiş kurullarının süratle ve çok ciddi bir şekilde bu iddiaları araştırması, soruşturması ve kamuoyunu tatmin edecek bir şekilde de sonuçların açıklanması gerekmektedir. Görevini suistimal etmiş her kim olursa olsun, hangi makamda olursa olsun, -ki ilgili yargı çevresindeki Komisyon Başkanı’nın da adı geçiyor- suç işlemiş olanların, görevini kötüye kullanmış olanların hakkıyla cezalandırılması gerekiyor.”
Orta Doğu'daki gelişmeler piyasalar üzerinde baskıyı artırırken dolar/TL, altın ve petrolde artışlar yaşandı.
Gazze’de İsrail’in bir hastaneye saldırması ve saldırı sonucu yüzlerce kişinin ölmesi, bölgedeki...
2012’de Suriye’deki iç savaş sebebiyle kara yollarından yasal bir şekilde Türkiye’ye giren, 2015’te Suriye pasaportunu kaybeden, daha sonra geçici korumaya başvurmasına rağmen İstanbul'da çalıştığı için Kırşehir'e imza atmaya gidemeyen ve yabancı kimlik belgesini alamayan Sığınmacı Hakları Platformu üyesi Adem Maarastawi iş yerine düzenlenen operasyonla tutuklandı ve önce Tuzla Geri Gönderme Merkezi’ne, ardından da Urfa – Harran’daki geri gönderme merkezine götürüldü. Serbestiyet’e konuşan Sığınmacı Hakları Platformu üyesi Yıldız Önen, “Adem şu anda Urfa - Harran Geri Gönderme Merkezi’nde kötü koşullarda zorla ger gönderilmeye çalışılıyor” dedi ve bu hukuksuzluğun önüne geçilmesi çağrısında bulundu.
New York Times ve Financial Times’ın eski tecrübeli savaş muhabiri Chris Hedges yazdı: İsrail, 2000 yılından bu yana Gazze'de bin 741'i çocuk ve 572'si kadın olmak üzere yedi bin 779 Filistinliyi öldürdü. Buna tüm umutlarını yitiren ve derin bir depresyonla boğuşan Gazzeli gençlerin giderek artan sayıdaki intiharları da dahil değil. İsrail, Gazze’ye saldırısının ardından Hamas savaşçılarına ait bin 500 ceset bulduğunu açıkladı. Bu sayı bin 300 İsrailli kurbandan daha fazla. Ölen Hamas savaşçılarının neredeyse tamamının Gazze toplama kampında doğmuş ve İsrail tarafından kurulan güvenlik bariyerlerini aşana kadar açık hava hapishanesinin dışını hiç görmemiş genç erkekler olduğundan şüpheleniyorum. Hamas savaşçıları, İsrail'in teknolojik ölüm cephaneliğine sahip olsalardı, öldürme eylemlerini daha etkin bir şekilde gerçekleştirebilirlerdi. Ama sahip değiller. Taktikleri, İsrail'in onlarca yıldır kendilerine karşı kullandığı taktiklerin daha kaba saba versiyonları.