BAE’de İngilizce yayınlanan The National: ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM),SDG Komutanı Mazlum Abdi’ye Halep’in Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde direnmemeleri yönünde mesaj gönderdi. SDG liderliğiyle temasta olan bir kaynak, ABD’nin tutumunu özetledi:
“ABD’nin daha geniş jeopolitik hedefleri var ve SDG içinde artık ‘tüketilmiş bir güç’ haline geldikleri düşüncesi giderek yerleşiyor. Korkarım ki CENTCOM’dan daha fazla şehri terk etmeleri yönünde başka çağrılar da gelecek. Sıradaki nokta Deyrizor olabilir.”
Trump, İran’a saldırıyla ilgili bir gün içinde çelişkili açıklamalar yaptı. “Yardım yolda, kurumları ele geçirin” diye protestoculara seslendi, güvenlik kabineyle toplandı. Başkan Yardımcısı Vance, müdahalenin Ortadoğu’daki sorunları artıracağını düşünüyor. CNN’den Stephen Collinson’ın analizi:, İran’a bombalayarak demokrasi getiremezsiniz. Hatta protestocuları koruyacak kadar bile zarar veremeyebilirsiniz. Füze ya da drone saldırılarıyla rejimin başı kesilebilir. Ama bu, sadece başka bir sert otoriter liderin önünü açabilir.
ABD medyasına göre, Suudi Arabistan, Umman ve Katar, ABD’yi İran’a askeri müdahaleden kaçınmaya çağırdı. Hakan Fidan, Tom Barrack ve İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile görüşmeler yaptı. WSJ: “ABD Başkan Yardımcısı Vance, Trump’a ‘İran’la önce diplomasi’ çağrısı yapıyor.”
BBC Dış Haberler Editörü Jeremy Bowen:
Otoriter bir rejim yavaş yavaş çürür, sonra birden çöker. Esad’ın Suriye’si çöktüğünde, bu çok hızlı oldu. Mısır’da ordu, kendi konumunu korumak için Mübarek’in gitmesi gerektiğine karar vermeseydi, belki de o da devasa gösterilere rağmen ayakta kalabilirdi. Bu İran’da olabilir mi? Belki. Ama henüz değil.