Fuar gibisi var mı…Canlı canlı capcanlı…Bütün kitaplar ‘ fırından yeni çıktı, dumanı üstünde, sıcak sıcak…Hepsinin müşterisi, okuru çok, yolu açık olsun…
Ülkemize gelen mültecilerle birlikte bir zamanlar ‘neşe içinde bayramını’ kutlayan dünün çocukları, bugünün ırkçıları oldu. Savaştan kaçıp çoluk çocuk Avrupa kapılarına dayanan mültecileri ‘İstemezük’ diyerek geri göndermeye çalışıyor ileri medeniyet!
Böhmermann’ın şiirindeki “Recep Fritzl Priklopil” dizesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı bir değil iki ünlü cinsel sapıkla birden özdeşleştiriyor: Wolfgang Priklopil ve Josef Fritzl. Her iki olay da 2006-2008’de Avusturya’da patlak vermişti. Dolayısıyla sırf son iki sözcüğün (soyadının) Avrupa kamuoyu açısından çağrışımları çok açık. Peki, Erdoğan’ın şikâyetine karşı “basın özgürlüğü” savunucuları, bu tek dizeyi olsun neden aktarmıyor ve açıklamıyor okuyucularına?
PKK özellikle Suriye müdahalesinden sonra ortaya çıkan tablonun kendisini güçlendirdiğini, halkta da güçlü bir sahiplenme iradesi oluşturduğunu, eğitimlerle “manevra ve vuruş gücü yüksek yeni bir gerilla yapısı” yarattığını düşünerek çözüm sürecini bozdu. Amacı askeri açıdan devleti perişan etmekti. İktidarı da özerkliğe mecbur bırakmaktı. Ama bu testten galip çıkan devlet oldu.