İstanbul Adalar İlçe Sağlık Müdürlüğü çalışanlarının tavsiyesine uyarak, İpek’le ben üçüncü, Reşat ise birinci aşıyı olmak üzere pazar sabahı Büyükada’daki Toplum Sağlığı Merkezi’ne gittik. 50 kişilik bir topluluk, çam ağaçlarının gölgesinde, iskemlelere oturmuş sıra bekliyordu.
Sohbetlerin ana konusu, Avrupa’da aşının paralı, hatta 150 Euro olduğuna ilişkin haberlerdi. Avrupa’da Amerika’da bir yakını olanlar bu iddiayı duyunca şaşırıp telefona sarılmışlar. Gerçek, bu ülkelerde aşının paralı olmadığı. Türkiye’de olduğu gibi Batı’da da aşıdan para alınmıyor. Hangi aşıyı istediğimize yazmamız için bir form verdiler. Doldurduk, tercihimiz BioNTech’ti. İpek’le önceki iki aşımız Çin aşısı Sinovac’tı.
Şimdi bir dördüncü aşıyı olup olmayacağımızı anlamaya çalışıyoruz. Reşat’ın bazı tereddütleri vardı. Gitsem mi, gitmesem mi diye epeyce bir düşündü. Doktor arkadaşlarımızı arayıp sorduk. Görüşleri sorun olmadığı yönündeydi. İsimlerimiz okununca içeri girdik. Hemşirelerin eli çok hafifti, Reşat aşı yapıldığını hissetmemişti bile. Hemşireyi bekliyordu.
Ulaşım
Aşının ardından, Büyükada’nın çarşısına doğru yürüdük. Her zamanki kadar olmasa da çarşı kalabalıktı. Faytonların kaldırılmasıyla ada içi ulaşımı üstlenen küçük akülü minibüs ve taksiler, yazlıkçıların gelmesi, günübirlikçilerin artan ilgisi nedeniyle ihtiyaçlara cevap veremiyor. 15 Temmuz’da bireysel akülü araçların denetim altına alınacağı, ulaşım konusuna yeni bir düzen verileceği söyleniyor.
Temel sıkıntılardan biri, gelmesi geciken akülü taksi ve minibüsler. At meydanında toplanan yolcular çok beklemekten şikayetçi. Bir an önce bu araçların hizmete girmesini umuyorlar. Adalar, geçmişten farklı olarak, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin büyük ilgi ve desteğini görüyor. İBB, Adalıların taleplerini öğrenmek ve yakından görmek amacıyla, Büyükada merkezinde temsilcilik açtı.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.