Bomonti Bira Fabrikası yıkılıyor mu: İddialar, sorular, tartışmalar

Feriköy’de yıkımı devam eden tarihi bira fabrikası binalarıyla ilgili sosyal medya birçok iddia dolaşıyor. Serbestiyet, iddiaları araştırdı, konuyu yakından takip eden İTÜ Mimarlık Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Yıldız Salman’ın arşivine başvurdu, Diyanet projesini destekleyen ve karşı çıkanların görüşünü aldı.

İDDİALAR

İddia #1: “Bomonti Bira Fabrikası yıkılıyor”

Gerçek: Sosyal medyada ve haberlerde yıkıldığı iddia edilen sarı binaların yıkım planıyla bir ilgisi bulunmuyor. 1893’te inşa edilen fabrikanın orijinal kısmında yer alan ve restore edilerek 2015te Bomontiada olarak hizmete açılan eğlence ve kültür merkezi ile yıkılan yapıları artık günümüzde bir sokak ayırıyor.

Bomontiada’nın (solda) bulunduğu bölge ile yıkımı yapılan eski fabrika alanı arasından bugün Birahane sokağı geçiyor.

İddia #2: “Yıkılan binalar II.Abdülhamit döneminde inşa edildi”

Sonuç: Yıkımı planlanan yapılar arasında 2. Abdülhamit döneminde inşa edilmiş olanlar bulunmuyor. Fabrikanın ilk halini gösteren arşiv fotoğraflarında bugün Bomontiada’nın bulunduğu alan, Silahşör Caddesi ve Birahane sokağının birleştiği cepheden görünüyor. 1910 yılından olduğu tahmin edilen bu fotoğrafta, bu hafta yıkılan binalardan hiçbiri henüz inşa edilmemiş.

İddia #3:Yıkım yapılan alanın bir bölümünde cami inşası da planlanıyor

Gerçek: Diyanet yetkilisinin paylaştığı proje animasyonunda herhangi bir cami formu gözükmüyor. Bununla birlikte kompleksin içinde bir mescit olacağı bilgisi mevcut.

Diyanet yetkililerinin aktardığına göre, yeni proje sergi ve toplantı salonu, kütüphane, öğrenci yurdu, mescit ve yeraltı otoparkından oluşan bir kompleks.

SORULAR

Soru: 1-Yıkılan binalar eskiden ne amaçla kullanılıyordu?

Tartışmanın başından beri yapılan haberlerin tamamında, “Eski Malt Binası”, “Eski Silo”, “Eski Arpa Temizleme Binası” ve “Eski Kazan Dairesi” taşınmazları yıkılan binalar arasında gösterildi.

Sayılan isimlerden bir kısmının doğru olduğu görülüyor.

  • Fakat “eski malt ninası” yıkım bölgesinde değil, 1890’larda inşa edilmiş ve hala ayakta olan binalar arasında yer alıyor.
  • Yıkılanlar arasında bir “arpa silosu” var fakat “eski” olan arpa silosu başka bir parselde yer alıyor ve yıkım içinde değil.

Komplekse ilişkin önceki yıllarda yapılan çalışmalar sırasında ulaşılan bir yerleşim şeması ve dökümü, bugün yıkılan yapıların işlevleri hakkında bilgi veriyor:

Yıkılan binalar plan dökümünde böyle isimlendirilmiş:

Soru: 2- Bu binalar komplekse ne zaman eklendi?

Burada sözü İTÜ Mimarlık Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Yıldız Salman’a bırakalım:

“Yıkımı söz konusu binalar Bomonti Bira Fabrikası kompleksinin en geç yapıları arasında. İlk kuruluş ve yapım dönem sonrasında, bira üretim teknolojisindeki yeniliklere ve kapasite artırımına bağlı olarak fabrika sürekli ek yapılar ile büyüyor.”

Salman’ın paylaştığı görsellerin ilki 1924 tarihli Pertivitich haritası. Binaların henüz hiçbiri burada gözükmüyor*:

1945 yılında üretim tesisinin TEKEL idaresine geçmesi ile Birahane Sokak üzerindeki diğer adada yeni yapılar inşa ediliyor. Bugün yıkılan yapılar da bu adaya dahil.

1946-1950 arasında durum

Dr. Yıldız Salman, 1946 yılına ait bir hava fotoğrafında (solda), bugün yıkılan binalar yapılmadan önce burada başka bir yapının bulunduğunu tespit etmiş. Pervititch haritasında da yer alan bu önceki binanın çok önceden yıkıldığı tahmin ediliyor. Bugün yıkılan binalardan ilki ise ilk kez 1950’ye ait bir hava fotoğrafında (sağda), 1946 fotosunda tespit edilen eski binanın yanında görülüyor.

Ve 1993’deki durum

1993’teki uydu fotoğraflarında yıkıma uğrayan yapıların hepsi görülebiliyor.

Kesin tarihler tespit edilemese de, Yıldız Salman bu taşınmazların 1945-1965 arasında inşa edildiğini tahmin ediyor.

Bölüm 3: Tartışmalar

1-Yıkılan binalar tarihi bir nitelik taşıyor mu, korunmaya değer özellikleri var mı?

Serbestiyet’in araştırmasına katkıda bulunan Mimar Yıldız Salman, bu yapıların Osmanlı sanayileşme sürecinin önemli bir temsiline dahil olduğunu belirtiyor. “Endüstri mirasının korunmasında temel ilke, yapıları bir kabuk olarak değil, barındırdıkları üretim işlevlerinin teknolojileri ile birlikte korumaktır” diyen Salman,  kompleksin tamamının “Bomonti Bira Fabrikası ve çevresi” adıyla 1998 yılında korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edildiğini hatırlatıyor.

İTÜ Mimarlık Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Yıldız Salman

Ulaştığımız adını vermeyen bir Diyanet yetkilisi, binaların tarihi önemini “kabul etti”, yeni projede eski yapının mimarisinin esas alınarak inşa edileceğini ve dokunun korunacağını ileri sürdü.

Fakat Yıldız Salman, bu yapıların başka işlevlerle yeniden “yıkılanın aynısı” olarak yapılacak olmasının “koruma” ile alakasız bir uygulama olduğunu söylüyor:

“Burada temel yaklaşım bu yapıların öz değerlerini anlamak ve korumak olmalı, yapı alanlarından faydalanmak değil. Bu yaklaşımlar ne yazık ki toplumsal kabulde korumanın değerini de düşürüyor ve kavramın içini boşaltıyor.”

Mimarlar Odası’nın yaptığı yazılı açıklamada da yurtdışındaki örneklere atıfta bulunuluyor:

“Dünya genelinde silo binaları gibi erken sanayi dönemine ait tüm yapılar korunarak dönemin izleri kültür mirası olarak kamuya kazandırılmaktadır.”

2-Öğrenci yurdu, ibadethane ya da eğitim kurumu olan yerlerin çevresindeki 100 metre mesafeli içki satışı yasağı, bölgedeki içkili mekanları etkileyecek mi?

Aslında tartışılan alanın hemen dibinde bir mescid yer alıyor.

Bomonti Bizim İnisiyatifi ve Şişli Kent Konseyi sözcüsü Süleyman Karan

Bomontiada’nın sol çaprazında, Birahane Sokak üzerinde yer alan ve 5 senedir Feriköy Bomonti Mescidi olarak faaliyet gösteren bu geçici yapı, eğlence merkezinin şimdiki faaliyetlerine bir engel teşkil etmiyor. Kompleks yapıldıktan sonra durumun ne olacağını mescit imamı Hüseyin Yıldız’a sorduk. Yıldız bu muhtemel problemin, Diyanet kompleksinin kapılarının Birahane sokağına değil, arka sokağa kurulmasıyla çözüleceğini iddia ediyor.

Bomonti Hepimizin İnisiyatifi sözcüsü Süleyman Karan da Bomontiada’nın ana kapısını arkaya taşıyacağı duyumunu almış. 

“Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkilerin satışına ve Sunumuna İlişkin Usul ve Esaslar” düzenlemesinde mesafe ölçümü kapıdan kapıya yapılıyor.

Mescit imamı, projelendirilen yeni komplekste dışarıdan ezan okunup okunmayacağı sorumuza henüz netleşmediği yanıtını verdi. Süleyman Karan ise, Şişli Kent Konseyi’nin eyleminde Serbesiyet’e konuştu; mescit, yurt ve konferans salonu planlarının asıl rantı maskelemek için “uydurulmuş projeler” olduğunu iddia etti.

Son: Yıkımın hukuki bir zemini var mı?

İ

İstanbul 1 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 25.02.1998 gün ve 9294 sayılı kararı ile “korunması gereken kültür varlığı” olarak tescillenen fabrika kompleksinin bir kısmı, İstanbul 2 No’lu Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun aldığı kararla bu statüden çıkarıldı.

Bomonti Bizim İnisiyatifi sözcüsü Süleyman Karan, 2 No’lu dairenin tamamen keyfi bir kararla, ada üzerinde tescilli 8 ayrı yapıdan 3’ünün kültür varlığı sıfatının kaldırıldığını ifade ediyor.

Mimarlar Odasının 21 Temmuz tarihli açıklamasında, süren davalara rağmen Çevre Bakanlığı tarafından verilen yıkım kararının yürürlüğe girmesi “yalnızca hukuka aykırı değil, bakanlığın kendi varlık sebebinin aksi” olarak nitelendiriliyor. TMMOB’un yürütmeyi durdurma kararı talebinin reddedildiği öğrenildi.

*Bu fotoğraflar Yıldız Salman Kişisel Arşivi’ne aittir.

Önceki İçerikCHP Parti Meclisi: Tuncay Özkan dışarıda kaldı, Sevgi Kılıç seçildi
Sonraki İçerikVan Gölü mülteciler için nasıl Ege Denizi’ne döndü?