FinCEN belgelerinde de ismi öne çıkan Reza Zarrab’ı, kuryesi ABD basınına anlattı

Küresel bankacılık devlerinin karıştığı yolsuzluk, kara para aklama gibi suçları ortaya çıkaran ABD Hazinesi'ne bağlı Mali Suçları Araştırma Ağı (FinCEN) belgelerinde, ABD’de tutuklanan Reza Zarrab’ın da adı geçiyor. Zarrab’ın illegal altın ticaretine üç büyük bankanın da dahil olduğu ortaya çıktı. 2008’den beri Zarrab’ın kuryeliğini yapan Adem Karahan da New York merkezli Courthousenews’e konuştu. Karahan, Zarrab’ın kendisine, “Korkacak hiçbir şey yok, Türk hükümeti de bu işin içinde" dediğini iddia etti.

88 ülkeden 400’den fazla gazetecinin 16 aylık çalışması sonucu ortaya çıkan FinCEN Dosyaları, 2 bin 500’ün üzerinde dokümanı kapsıyor. (FinCEN: ABD Hazinesi’ne bağlı Mali Suçları Araştırma Ağı).

New York merkezli BuzzFeed News tarafından elde edilen, Deutsche Welle ve BBC’de de yayımlanan dosyanın önemli bir bölümünü bankaların 2000-2017 yılları arasında ABD’li yetkililere gönderdiği belgeler oluşturuyor.

BBC İngiltere’nin, Deusche Welle Almanya’nın en büyük bankalarının işlemlerini ifşa etti

FinCEN belgeleri ile birlikte Reza Zarrab’ın, küresel para akışını gerçekleştirmek için kurduğu ağda Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Merkez Bankası, İngiliz Standard Chartered ve Alman Deutsche Bank’ın da rol aldığı ortaya çıktı.

Almanya’nın en büyük bankası Deutsche Bank, Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu tarafından incelenen gizli belgelerde adı en fazla geçen banka olarak öne çıktı.

Deutsche Bank’ın ABD’de faaliyet gösteren iştiraki Deutsche Bank TCA’nın (Trust Company Americas) Mart 2017’de FinCEN’e yaptığı bildirime göre banka, 2013’te Reza Zarrab ile ilişkili olduğu kamuoyuna yansıyan Nadir Döviz ve Kıymetli Maden Ticareti Yetkili Müessese AŞ’ye 29 milyon Dolara yakın para aktardı. Transferler Mart 2016 ve Şubat 2017 arasında gerçekleşti.

SC, Zarrab tutuklandıktan sonra da para transferine devam etmiş

Deutsche Welle Türkçe’den Pelin Ünker’in haberine göre İngiliz Standard Chartered Bank, 2013 yılında Türkiye’deki soruşturmaların başlaması ve ilk iddiaların kamuoyuna yansımasından sonra da Zarrab’la ilişkisi kamuoyunda ifşa olmuş şirketlere ve kişilere para akışını durdurmadı.

BBC’nin FinCEN belgelerine dayandırdığı haberine göre İngiltere merkezli Standard Chartered’ın New York şubesi, BAE Merkez Bankası’nı 2012 yılında Gunes General Trading’in gerçekleştirdiği yüzlerce şüpheli işlem hakkında uyardı. Ancak bu uyarılarda bu işlemlerin yaptırımları delmek amacıyla yapılmış olabileceği bilgisi yer almadı.

FinCEN kayıtlarına göre, bankanın Ocak-Eylül 2016 arasındaki şüpheli para transferleri arasında Reza Zarrab’ın kuryesi olmakla suçlanan Halil Akkaya, Murat Yılmaz, eski ekonomi bakanı Zafer Çağlayan’ın özel kalemi Onur Kaya ve eski içişleri bakanı Muammer Güler’le ilgili işlemler de yer alıyor.

Zarrab’ın eski kuryesinden iddialar: “Korkacak hiçbir şey yok, Türk hükümeti de bu işin içinde”

Courthousenews.com’dan Adam Klasfeld’in haberine göre, 2006 yılında Zarrab’ın korumalığını, 2008 yılında ise kuryeliğini yapmaya başladığını söyleyen Adem Karahan, İran’a dönük yaptırımların delinmesiyle ilişkili işlemlerde, altın ve nakit para dolu valizlerle ödemelere aracılık etti. Karahan, daha sonra, Zarrab’ın şirketlerinin vekili olarak banka havalelerine imza attı.

Organized Crime and Corruption Reporting Project (Organize Suç ve Yolsuzluk Raporlama Projesi) bünyesindeki gazetecilere konuşan Karahan, Zarrab’ın kendisine “Türk yetkililerle ilgili korkacak hiçbir şey yok, Hükümet de bu işin içinde” dediğini ileri sürdü.

Karahan, bu söze inanmadığını belirttiğini, bunun üzerine Zarrab’ın “Yakında görürsün” dediğini söyledi.

Basına sızdırılan FinCEN belgelerine göre, Karahan, Türk yetkililere Zarrab’ın yüzde 8 komisyonla çalıştığını söylemişti. Daha önce Türk basınında çıkan açıklamasında Karahan, Zarrab’ın, yüzde 8’lik komisyonun yarısını kendine ayırdığını, yarısını da siyasetçilere verdiğini söylemişti.

Karahan, Zarrab’ın itiraflarının gerçeğin sadece bir bölümünü yansıttığını, yaptırımları delen işlemlerin davada söylenenden daha erken tarihte başladığını ve daha ileri tarihe kadar sürdüğünü iddia etti; 2008-2013 yılları arasında İran, Rusya ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin de dahil olduğu ülkelere altın ve nakit para taşıdığını, Zarrab’ın talimatı doğrultusunda para aklamak için paravan şirketler kurduğunu söyledi. Karahan, bu iddialarına ilişkin banka kayıtları, seyahat belgeleri, fotoğraflar ve başka kanıtlar sundu.

Ahmedinejad- Zarrab buluşması

Karahan, 2011 yılında İran’ın başkenti Tahran’da bir otelde Zarrab ile İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad’ın bir araya geldiğini, görüşmenin 20 dakika sürdüğünü, kendisinin de görüşme sırasında otel dışında beklediğini, bu görüşmede Zarrab’ın Ahmedinejad’a rüşvet verdiği izlenimini edindiğini söyledi.

Önceki İçerikTTB: ‘Eğitimi başlatmak zorundayız’
Sonraki İçerik“Samimi demokrasi” buysa…