Anasayfa / Haberler / Nolan’ın “The Odyssey”sine övgü yağıyor: “Kemikleri titreten sinematik bir zafer”

Nolan’ın “The Odyssey”sine övgü yağıyor: “Kemikleri titreten sinematik bir zafer”

New York Times: “Saf sinema.” Variety: “Muzaffer, görkemli bir destan.” Rotten Tomatoes’ta film Nolan kariyerinin en yüksek puanına ulaştı.
3

Christopher Nolan’ın uzun süredir merakla beklenen filmi The Odyssey, 17 Temmuz’da (bugün) dünya çapında vizyona girdi. Homeros’un 3 bin yıllık destanının uyarlaması olan film, Matt Damon’ı Truva Savaşı’nın ardından krallığı Ithaka’ya, eşi Penelope (Anne Hathaway) ve oğlu Telemakhos’a (Tom Holland) dönmeye çalışan Kral Odysseus rolünde bir araya getiriyor. Kadroda ayrıca Zendaya, Charlize Theron, Robert Pattinson, Lupita Nyong’o, Jon Bernthal ve John Leguizamo gibi isimler yer alıyor. 250 milyon dolarlık bütçeyle çekilen ve 172 dakika süren film, tamamen IMAX 70mm formatında çekilen ilk uzun metraj olma özelliğini de taşıyor.

New York Times: “Saf sinemanın bir örneği”

Filmi ilk izleyenler arasında yer alan New York Times’ın baş film eleştirmeni Manohla Dargis, alışılmadık derecede coşkulu bir yazı kaleme aldı. Dargis’e göre “Nolan’ın sinemaya duyduğu tutku ve bağlılık — yapabileceklerine, olabileceklerine, olması gerektiğine dair inancı — tüm filmografisinde elektrik akımı gibi işliyor ve izleyiciyi de aydınlatıyor”.

Bu tutkunun “Odyssey”in her karesinde hissedildiğini belirten Dargis, filmi tematik derinliği, biçimsel oyunbazlığı, kinetik heyecanı ve pervasız gösterişiyle Nolan’ın en “Nolan’vari” işlerinden biri olarak tanımlıyor.

Eleştirmen, Nolan’ın yönetmenlik yeteneğinin bariz olduğunu, karakterler izleyiciyi duygusal olarak sarsmasa bile yönetmenliğin sarstığını yazıyor; yönetmenin “çirkin görüntü çekmeyi bilmediğini” belirterek filmi coşkulu bir görsel güzellikle dolu olarak nitelendiriyor.

Dargis ayrıca filmi, büyük stüdyo yapımı olmasına rağmen “anormal” derecede nitelikli buluyor: yıldız kadrosuyla parlatılmış, 3 bin yıllık destanı akıllı, düşündürücü ve eski Hollywood cazibesi taşıyan bir sinema deneyimine dönüştürmüş. Yazının bir başka bölümünde Dargis, bu hikayenin yalnızca Nolan’ın bu denli devasa bir Hollywood prodüksiyonuyla anlatılabileceğini ve bunu destansı biçimde başardığını söylüyor; filmi Nolan’ın izleyicilere “daha büyük düşleme” çağrısının bir yansıması, sinema sanatına adanmışlığın taşıyıcı kanıtı ve saf sinemanın bir örneği olarak tanımlıyor.

Diğer eleştirmenlerden de övgü yağmuru

New York Post’tan Johnny Oleksinski, filmi Nolan’ın “David Lean dönemi” olarak nitelendirip yönetmenin “Tenet” ve “Inception”da göze çarpan zihinsel temaları bir kenara bıraktığını, kendi “Lawrence of Arabia”sını inşa ettiğini yazdı.

Variety’den Guy Lodge, filmin duyusal düzeyde o kadar çok şey hissettirdiğini, izleyicinin adeta cehenneme gidip geldiğini ve bunun heyecan verici olduğunu belirtti.

The Guardian’dan Peter Bradshaw ise filmi “heyecan verici bir hırsa, cesarete, ciddiyete, cömertliğe ve zarafete sahip” olarak tanımlayıp diyalogdaki bazı kaba anların bile güçlü bir üslupla işlendiğini söyledi.

Rotten Tomatoes’ta 109 eleştiri üzerinden %98‘lik puana ve 8,8/10 ortalamaya ulaşan film, bu haliyle Nolan’ın “Oppenheimer”ından (%93, 8,6/10) daha yüksek, sadece “The Dark Knight”ın (%94, 8,9/10) az gerisinde kalıyor. Metacritic’te ise 88/100 ile yılın en iyi puanlanmış geniş vizyon filmi konumunda; Nolan’ın kariyerinde “Dunkirk” (94) ve “Oppenheimer”ın (90) ardından üçüncü sırada yer alıyor.

İlk gösterim tepkileri de coşkulu

Film, basın gösterimlerinin ardından sosyal medyada da hızla konuşulmaya başlamıştı. Variety’den Jazz Tangcay, filmi “şaşırtıcı bir başarı” ve “muzaffer, görkemli bir destan” olarak tanımlarken, IndieWire’dan David Ehrlich filmi Oppenheimer’ın doğal ama daha az kasvetli bir devamı olarak nitelendirip IMAX deneyiminin muazzam olduğunu, ancak S-tier Nolan sayılamayacak kadar “hantal” bulduğunu yazdı buna karşın son perdenin bu yolculuğu değerli kıldığını belirtti.

Collider’dan Perri Nemiroff, filmi “bir sinema ziyafeti” olarak tanımlayıp Homeros’un destanını bu ölçek, kapsam ve kalp derinliğiyle başka bir yönetmenin ekrana taşıyabileceğini hayal etmenin zor olduğunu söyledi. Los Angeles Times’tan Joshua Rothkopf, filmi “sarsıcı, dünyevi, hayaletimsi, ağırlıklı; mizah ve görkemle dokunmuş; saf sinema” sözleriyle övdü.

Fandango’dan Erik Davis ise özellikle Robert Pattinson’ın kötü karakter performansına dikkat çekip filmi “kesin bir zafer ve çağımızın büyük yönetmenlerinden birinin taçlandırıcı başarısı” olarak nitelendirdi.

Aksiyon sahneleri eleştiri aldı

Övgülerin yanında bazı çekinceler de var. The Hollywood Reporter’dan David Rooney, filmin tutarsız olduğunu ve Oppenheimer’ın sağlamlığına, zihinsel karmaşıklığına erişemediğini yazdı; buna karşın karizmatik oyuncu kadrosunun filmi yukarı taşıdığını, Damon’ın daha önce hiç gitmediği karanlık yerlere gittiğini, Hathaway’in ise kırılganlığını gizleyen çelik gibi bir öz-hakimiyet sergilediğini belirtti.

Aksiyon sahneleri özellikle tartışma konusu oldu. Big Gold Belt Media’dan Nagier Chambers, filmi “sevmekten çok saygı duyulacak” bir yapım olarak tanımlayıp antik intikam ve şiddet temalı bir hikaye için fiziksel aksiyonun yeterince güçlü olmadığını yazdı. Rendy Reviews’dan Rendy Jones ise daha sert bir eleştiriyle, Nolan’ın nihayet bir ikinci ünite yönetmeniyle çalışması gerektiğini, final kılıç dövüşü sahnesinin dağınık ve kötü kurgulandığını savundu.

Buna rağmen genel tablo son derece olumlu: Mike Ryan (The Hard Pass) filmi “Nolan’ın taçlandırıcı başarısı”, Hoai-Tran Bui (Inverse) ise “sinematik bir zafer” olarak tanımlıyor ve savaş sahnelerinin izleyicinin “kemiklerini titrettiğini” yazıyor.

Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?

Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.

Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.

Bu Sayfayı Paylaşın