Ana SayfaGÜNÜN YAZILARIOyuna nihayet aklın eli değdi

Oyuna nihayet aklın eli değdi

İtiraf etmem gerekirse, tam da Servet Çetin’den umut kesmişken, beni şaşırtarak, Iğdırspor maçında, bambaşka bir kimlikle sahne aldı. Akla ziyan "orta kesme"’ terk edilmişti, takım serinkanlılığını koruyarak, kenara taşıdığı bütün toplar için , orta yerine ‘’farklı alternatifler’’ arayışı içindeydi. Ancak Çetin, yetmişinci dakikadan sonra da oyuna akıl yerine kaosa davetiye çıkardı. Maç öncesinde soğukkanlı olmak gerekir, bu maçın panzehiri buz gibi soğuk bir oyun oynamaktır demiştim. Galiba ilk soğukkanlılığı kaybeden Servet Çetin oldu. Maç 0-0 bitti.

İtiraf etmem gerekirse, tam da Servet Çetin’den umut kesmişken, beni şaşırtarak, Iğdırspor maçında, bambaşka bir kimlikle sahne aldı. Akla ziyan “orta kesme” terk edilmişti, takım serinkanlılığını koruyarak, kenara taşıdığı bütün toplar için , orta yerine ‘’farklı alternatifler’’ arayışı içindeydi.

Takımın boyu kısalmış, nispetten orta sahaya yakın konum alan savunmacılar, rakibin kapattığı köşeden, topun göbeğe oradan da öteki kenara taşınmasında önemli roller aldı. Bunlar güzel hareketler, bunlar topa değer biçen ‘’düşünceli zarif ‘’davranışlar. Top, oyunun kaderini değiştiren tek nesnedir ve o nesneye hakim olmak demek, kaderini başka ellere teslim etmemek demektir.

Kenardan orta kesmeyince ve geriden Adem Uğur dışında uzun vuran olmayınca alanın değeri de ortaya çıktı. Iğdırspor teknik direktörü Çağdaş Çavuş geride risk almayı reddedince, Iğdırspor oyununda özellikle de birinci bölge ve ikinci bölge arasında Haran ovası büyüklüğünde geniş ve verimli ovalar çıktı ortaya.

Maçın ilk yarısında Amedspor top dolaştırırken bu alanları çok kullandı. Demek ki, isteyince özgün plan yapmak mümkünmüş. İlk yarım saatte Iğdırspor, Amedspor’un kalesine bile gelemedi. Bunun nedeni, sözünü ettiğim bölgede Amedspor’un elverişli bir tarla bulmasıydı.

İki blok arasında Iğdırspor geniş alan bırakınca, Özellikle Çekdar Orhan ve Traore çok iyi şekilde bloklar arasına sızdılar. Böylece Amedspor bloklar arası bağlantı sorununu da çözmüş oldu.

Yılmaz, Traore ve Murat sağ kanatta rakibi ciddi biçimde meşgul etti. Özellikle Yılmaz’ın ‘’ dar alanda patlayıcı gücü’’ ilerisi için büyük şeyler vaat etti. Bir de Traore’den rakip ile top arasında bedenini koyma işini öğrenirse, bence ilk on birin vazgeçilmez oyuncusu olur.

Amedspor’un pas kalitesi hala vasat düzeyde, koşu yollarına doğru dürüst paslar atılırsa hem oyunun temposu mühtiş artar hem de rakip üstüne çok ciddi baskı inşa etme imkanı doğar. Bir maçta tempoyu arttıran şey baskı filan değil, o bildiğimiz mücadeledir. Tempoyu artıran şey, ayağa ya da gerisine değil, oyuncunun ritim almışken koşu yoluna atılan pastır.
Amedspor ikinci yarıya vites arttırarak başladı.

Bence bu doğru bir oyun planlaması değildi. Üstelik rakipte, doğru okunmamıştı. Çünkü Çağdaş Çavuş’ da, 70. Dakikadan sonra bir şeyler yapmayı tasarlamıştı. Amedspor’un erken baskısı, Çağdaş Çavuşun planını ertelemesine neden oldu, çünkü erken baskı onun için beraberlik garantisiydi. Nitekim dakikalar 70’i gösterince, Amedspor’un kaliteli ayakları yoruldu ve oyundan alındılar.

Servet Çetin bu dakikadan sonra bildik Servet Çetin kimliğine geri döndü. Keita’yı oyuna alarak, orta yapma ve uzun vurma versiyonuna geri döndü. Oysa Keita, bu stratejik niteliklere sahip bir oyuncu değil. Boyu uzun ama pozisyon almayı bilmiyor, özellikle de final vuruş pozisyonlarında tam bir amatör.

Ne gol sezgileri gelişmiş ne de gelen topun nereye düşeceğini tahmin edebiliyor. Üstelik çok kötü bir kafacı, Ömer bayramın kullandığı bir duran topta, top muz gibi onun kafasına doğru düşmeye devam ederken o sanırım gözlerini kapattı! Ve topu ıskaladı. Oysa önünde ne rakip ne de müdahale eden kaleci vardı.

Servet Çetin yetmişinci dakikadan sonra oyuna akıl yerine kaosa davetiye çıkardı. Maç öncesinde soğukkanlı olmak gerekir, bu maçın panzehiri buz gibi soğuk bir oyun oynamaktır demiştim. Galiba ilk soğukkanlılığı kaybeden Servet Çetin oldu. Maç 0-0 bitti.

- Advertisment -