Barcelona’nın simgesi haline gelen ve her yıl milyonlarca ziyaretçiyi ağırlayan Sagrada Familia Bazilikası, kuruluşundan 144 yıl sonra tarihi bir eşiği geride bıraktı.
Papa Leo XIV, mimar Antoni Gaudi’nin ölümünün tam 100. yılında düzenlenen törende bazilikanın merkezindeki İsa Mesih Kulesi’ni kutsadı ve resmen hizmete açtı. Kuleye yerleştirilen dev haçla birlikte yapı 172,5 metreye (566 feet) ulaşarak dünyanın en yüksek kilisesi unvanını kazandı.
Törene İspanya Kralı Felipe VI ve Kraliçe Letizia da katıldı. Papa, bazilikaya gelişinde doğrudan kriptaya inerek Gaudi’nin mezarını ziyaret etti.
Ayinde konuşan Papa Leo XIV, tamamlanmamış olmasının Sagrada Familia’nın eksikliği değil, anlamının bir parçası olduğunu söyledi:
“Bu bazilikanın tamamlanmamış olması bir kusur değil, bir arzunun ve yerine getirilmek istenen bir vaadin işaretidir.”
Papa ayrıca savaşlara da gönderme yaparak şu mesajı verdi:
“İsa’ya inanıp savaşı savunamayız. İsa’ya inanıp masumları öldüremeyiz. İsa’ya inanıp acı çekenleri ve yoksulluktan kaçanları terk edemeyiz.”
Bir tramvayın altında sona eren hayat
Sagrada Familia’nın mimarı Antoni Gaudí, 10 Haziran 1926’da Barcelona’da bir tramvayın çarpması sonucu ağır yaralandı.
Yıpranmış kıyafetleri nedeniyle çevredeki insanlar onu evsiz bir dilenci sandı ve uzun süre yardım edilmedi. Hastaneye kaldırıldığında kimliği anlaşıldı ancak üç gün sonra hayatını kaybetti.
73 yaşındaki Gaudi, son kırk yılını neredeyse tamamen Sagrada Familia’ya adamıştı. Hayatının son döneminde bazilikada yaşıyor, son derece sade koşullarda yaşamını sürdürüyordu.
Öldüğünde dev projenin yalnızca yaklaşık dörtte biri tamamlanmıştı.
Doğadan ilham alan deha
Gaudi’nin mimarlık anlayışı doğayı taklit etmek yerine onun mantığını anlamaya dayanıyordu.
Sagrada Familia’nın sütunlarını ve kemerlerini tasarlarken tavandan iplerle ağırlıklar sarkıttı; yerçekiminin oluşturduğu doğal eğrileri inceleyerek taşıyıcı sistemleri belirledi. Daha sonra modeli ters çevirerek yapının nasıl inşa edileceğini hesapladı.
“Doğada düz çizgi ve keskin köşe yoktur” sözüyle tanınan mimar, yapının kulelerini ormanlardan, mağaralardan ve Katalonya’nın geleneksel insan kuleleri olan “castells”lerden ilham alarak tasarladı.

İç savaş, yangın ve kaybolan planlar
Projenin tamamlanması onlarca yıl gecikti.
1936’da başlayan İspanya İç Savaşı sırasında anarşist gruplar bazilikaya saldırarak Gaudi’nin atölyesini ateşe verdi. Mimarın çok sayıda çizimi ve modeli yok oldu.
Daha sonraki kuşak mimarlar, Gaudi’nin öğrencilerinin kurtardığı parçalar ve notlardan yararlanarak projeyi yeniden oluşturdu.
Son yıllarda ise dijital modelleme, üç boyutlu yazıcılar ve robotik taş işleme teknolojileri sayesinde inşaat büyük hız kazandı.
“İnsan yapısı Tanrı’nın eserini aşmamalı”
İsa Mesih Kulesi’nin tepesindeki yaklaşık 100 ton ağırlığındaki dev haç Almanya’da üretildi ve 14 parçaya bölünerek Barcelona’ya taşındı.
Gaudi yapının yüksekliğini bilinçli olarak sınırlamıştı. Çünkü ona göre “insanın yarattığı hiçbir şey Tanrı’nın eserini geçmemeliydi.”
Bu nedenle Sagrada Familia’nın yüksekliği, Barcelona’daki Montjuïc Tepesi’nin hemen altında tutuldu.
Gökyüzünde Gaudi
Papa’nın kutsama töreninin ardından bazilika ışıklarla aydınlatıldı. Havai fişek gösterileri düzenlendi, yüzlerce drone gece gökyüzünde Gaudi’nin portresini oluşturdu.
Böylece “Tanrı’nın Mimarı” olarak anılan Antoni Gaudi’nin ölümünün 100. yılı, onun en büyük eserinin tamamlanmasına doğru atılan tarihi bir adımla anılmış oldu. Sagrada Familia’da ince işçilik ve dekorasyon çalışmaları birkaç yıl daha sürecek olsa da, bazilikanın son ve en önemli kulesi artık Barcelona semalarında yükseliyor.

Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.