Anasayfa / GÜNÜN YAZILARI / Çeyrekten yarıma

Çeyrekten yarıma

Bu hakemler, FIFA’ın statükoculuğunun emir eri olma tutumlarını sürdürerek, Amerika’daki futbol cinayetlerine suç ortaklıklarını açık kılmışlardır.
4

Yukarıdaki satırlarda da açığa çıkan nesnel tutumumuzu sürdürelim ve Fransa’nın şimdiye kadar şampiyonada en müsbet topu oynayan takım olduğu tesbitini yapalım. Deschamps, bu turnuvada kendisini o kadar aştı ki en son Fas maçında orta sahada neredeyse sadece Rabbiot’yla oynadı (Okan Hocamız bu sezon inşallah GS orta sahasını dörde tamamlıyacak). Fransa’nın oynamaya ve hücuma yönelik korkunç bir iştahı var. Buna karşılık millî görüşün esas takımlarından sayabileceğimiz Fas, maalesef sadece gruplardaki ilk maçında Brezilya’ya karşı bir 25 dakika oynadı ve ondan sonra  durumu idare etti. Katar’da daha iştahlı ve şenlikliydiler; biraz personel problemleri var. Orta saha ve hücum hattı, Amerika’da zayıf gözüktü. Genel puanları ancak D + olabilir.

Buna karşılık Fransa, açık ara turnuvanın en verimli takımı olmasının yanısıra, hemen her mevkide dünyayın en iyi futbolcularına sahip ve bu futbolcuların hepsi de ellerinden geleni yapıyorlar. Fas maçı normal sonuç. Geçerken söylemek zorundayız: Mbappe’nin Mazraoui’nin dokunuşunda Bülent Korkmaz’dan bile daha mahir davrandığı üçlü yuvarlanmanın, artistik cimnastikte tam puana yakın bir değerlendirmeye konu olabileceğini vurgulayalım.

İspanya-Belçika maçı talihsiz bir kaleci hatasıyla belirlenmiş gibi dursa da, Belçika’nın oyunu çevirebilecek ne gücü vardı ne de kadrosu. Oraya kadar da çok zorlanabilecekleri rakipleri olmadı. Nihayetinde Türkiye’nin bile yendiği ABD’yi eleyerek buraya gelmişlerdi. İspanya da benzeri şekilde bu tempodan çalmanın cezalandırabileceği çok az takımla oynadı ve fakat yarı finalde karşılarında bu kez Fransa var. Fransa’nın sopası oldukça uzun ve büyük, dayanaklı da. Ancak İspanya’nın oyun istikrarı, Fransa için bile sinir bozucu olabilir.

Eğer Haaland, çıkmayı kendisi istememişse ve buna rağmen Stale Saalbakken tarafından oyundan alınmışsa nordik sosyal demokrasinin yapısal sınırlarını tartışmaya tekrar başlayabiliriz. Üstelik bu sosyal demokrasi, monarşiye karşı yetersiz kalmışsa. İngiltere-Norveç maçı dengede bir maçtı. Açık ara turnuvanın en kötü hakemlerinden ikincisi (birincisi elbette Arjantin-Mısır maçının hakemi François Letexier) Clement Turpin’in, bu dengeyi İngiltere lehine bozmak için elinden geleni yaptığını belirtelim. Maç boyu Haaland’a yapılan hareketlerinden birinin bu kez gol iptali için gerekçe sayılmasındaki sefalet bir yana, Turpin’in görmediği pozisyonda tereddüt etmeden İngiltere lehine penaltı çalmasında cevvaliyetin mide bulandırıcı olduğunu söylemek zorundayım. İngiltere’nin problemi hücumda değildi; kırmızı kart cezalısı Quansah ve ayakta durmakta zorlanan Deklan Rice’ın oyunu tutma ve kurma konusundaki becerisinden yoksun kaldılar. Kane’ın şampiyonanın en etkisiz maçını oynaması bu koordinasyon eksikliğinden kaynaklandı.

Futbolsever canlı varlıklar arasında en oportünist yaratıktır-nitekim, Arjantin karşısında çekinmeden ve mahcubiyet duymaksızın İngiltere’yi destekleyeceğiz. Hakem meselesi bir yana Arjantin a) yaşlı bir takım b) gerilime düştüklerinde ikinci bir planları yok. Karşılaştıkları problemleri ferdî performanslarla aşabiliyorlar. Scaloni’nin eğer sakatlığı yoksa, uzak ara Atletico Madrid’in bu sezondaki en iyi oyuncusu Simone’yi oynatmama nedenini sormak gerekir.

Obsesyonumuzu okşamaya devam edelim. Portekizli hakemin (bence adını bile anmasak olur) kırmızı karta kadar maçı Arjantinli futbolcularla beraber idare etmesini ve Arjantin’in oyun içindeki irili ufaklı kasaplıklarını görmezden gelmesini anladığımı söylemek isterim. Geçerken belirtelim: VAR, hakemlerin zaten eksik olduğu açık muhakemelerini de ellerinden aldı. Bu turnuva hakemlik standartlarının yerlerde süründüğü bir turnuva olarak anılacaktır. Bunun düzelme ihtimali olmadığına göre, bundan sonra sahadaki hakemlerin kulaklarına gelen VAR uyarılarına uygun bir şekilde düdük çalmaktan başka bir şey yapmadıkları bir düzeneğe geçmek uygun olacaktır.

Fransa’nın yıldızının parladığı ânlar hariç, heyecanlı ve fakat futbol standardı düşük çeyrek final karşılaşmaları oynandı. Umarım yarı finaller daha sahici bir futbolun oynandığı karşılaşmalar olur. Elbette Fransa’ya karşı İspanya (Fransa’nın yarı millî görüş takımı sayılması kararımızı beklemeye alıyoruz) ve Arjantin’e karşı İngiltere’yi favori sayıyoruz. Bir futbolsever olarak tek dileğim, hakemlerin oyunun esas tarafı olmadıkları maçların oynanması. Oynanabilmesi. Göreceğiz.

Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?

Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.

Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.

Bu Sayfayı Paylaşın