Edirne’de tarihi Peykler Medresesi’nde düzenlenen “Gençlerle Buluşma” programına katılan Adalet Bakanı Akın Gürlek, öğrencilerin sorularına yanıt verdi.
Bir soru üzerine anayasa değişikliğine değinen Gürlek, “Türkiye’de bir anayasa değişikliği yapılması gerekiyor. Biliyorsunuz 1982 Anayasamız var. Bu da bir darbe döneminin anayasası. Sürekli biz değişiklik yaptık. Bir tabir var, ‘Yamalı bohça’, yamalı bohçaya döndü. Artık Anayasa güncel konulara, güncel ihtiyaçlara fayda sağlamıyor. Anayasa değişikliğinin yapılması lazım. Burada elbette bir toplumsal uzlaşı olması gerekiyor” dedi.
Gürlek’in en dikkat çekici sözleri ise yapay zekanın adalet sistemine entegresi ile ilgili soruya verdiği cevaptı.
Gürlek, yapa zeka destekli avukatlık hizmeti projesini anlattı:
“Bir vatandaş platformu kurmayı düşünüyoruz. Vatandaş girdiği zaman; ‘benim problemim kira davası, işte nafaka davası, alacak davası’ diye yazdığı zaman, hemen kendisine örnek bir şablon çıkacak.
Yani avukat olmadan bir dava dilekçesi çıkacak. Bu konuda vatandaşın atması gereken adımlar…
Şimdi biliyorsun illa adliyeye gidip dava açmasına gerek yok. Şu an online olarak da vatandaş dava açabiliyor.
Burada tek tek, adım adım yapay zekayı da kullanarak vatandaşa ne kadar kolay bir şekilde dava açması gerektiğini, açmış olduğu davada ne tür kararlar çıkabileceğini, cevap dilekçesi ya da delilleri hangilerini sunması gerektiğini söyleyecek. Bu konulara çalışıyoruz. Bu konuda yapay zeka ile ilgili bir çalışmamız var.”
“Elbette yapay zekâ uygulamaları avukatlığın alternatifi olarak değerlendirilemez”
Gürlek, X hesabından da şu mesajı paylaştı:
“Bilindiği üzere Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, hak arama bilincinin güçlendirilmesi ve adalete erişimin yaygınlaştırılması amacıyla 2027 yılını ‘Uluslararası Hukuk Okuryazarlığı Yılı’ ilan etmiştir. Adalet Bakanlığı olarak biz de hukuk okuryazarlığına ilişkin farkındalığı toplumun her kesimine yaymayı hedefleyen kapsamlı bir Eylem Planı üzerinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Bu çerçevede, dijital teknolojilerin ulaştığı seviyeyi dikkate alarak yapay zekâdan yararlanılmasını ve vatandaşlarımızın bu alandaki üstün yararının gözetilmesini önemsiyoruz. Elbette ki yapay zekâ uygulamaları; savunma makamını temsil eden ve yargının üç sacayağından biri olan avukatlık müessesine alternatif olarak değerlendirilemez. Amacımız; vatandaşlarımızın haklarını bilen, sorumluluklarının farkında olan ve adalete etkin şekilde erişebilen bireyler olarak güçlenmesini sağlamaktır.
Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Türkiye Yüzyılı’nı adaletin yüzyılı kılma hedefiyle hukuk bilincini artırmaya yönelik adımlarımızı kararlılıkla hayata geçireceğiz.”
78 barodan yapay zeka isyanı: “Savunma hakkı yapay zekâya devredilemez”
Türkiye’deki 78 baro, Gürlek’in yargıda yapay zekâ kullanımı projesine karşı ortak bildiri yayınladı. Yayınlanan ortak bildiri şöyle:
“Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından bir söyleşide dile getirilen ‘yargıda yapay zeka kullanımı’ ve ‘vatandaşların hukuki süreçlere erişiminde yapay zekâ desteği’ başlıklı projeler, barolar tarafından dikkatle izlenmektedir. Bu yaklaşımın, yargı sisteminin temel güvenceleri üzerindeki etkilerinin dikkatle değerlendirilmesi gerekmektedir.
Adil yargılanma hakkı; bağımsız ve tarafsız yargı önünde, savunma hakkının etkin kullanımı ve hakkaniyete uygun yargılama güvenceleriyle birlikte korunması gereken temel bir ilkedir. Bu güvencelerin zayıflaması, hukuk güvenliğini ve yargıya duyulan güveni doğrudan sarsar.
Avukatlık Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca avukatlık; kamu hizmeti niteliğinde olup yargının kurucu unsurlarından bağımsız savunmayı temsil eder. Aynı Kanun’un 35. maddesi ile hukuki mütalaa verme, yargı mercileri nezdinde hakları dava ve savunma ile adli işlemleri takip etme yetkisi münhasıran avukatlara aittir.
Kanun’un 2. maddesinde belirtilen amaç; hukuki ilişkilerin düzenlenmesi, uyuşmazlıkların adalet ve hakkaniyetle çözülmesi ve “hukuk kurallarının tam olarak uygulanmasının sağlanmasıdır. Bu amaç, ancak etik ilkeler, mesleki sorumluluk ve vicdanî muhakeme ile hayata geçirilebilir.
Vatandaşların avukat yardımı olmaksızın yapay zekâ üzerinden hukuki destek almasına imkan tanıyan uygulamalar, savunma hakkının özüne doğrudan müdahale niteliğindedir. Hukukî süreçler; salt teknik veri işleme faaliyetinin ötesinde, somut olaya göre şekillenen vicdanî değerlendirme ve hak koruma faaliyetidir. Hak arama hürriyeti ve savunma dokunulmazlığı, algoritmik sınırlara indirgenemeyecek nitelikte temel ve dokunulmaz anayasal güvencelerdir.
Teknolojik dönüşüm vurgusu, avukatlık mesleğinin kısıtlayan veya ikame eden bir noktaya evrilemez. Avukatların ‘yapay zekâ hâkim’ talebi ne kadar hukuk mantığına aykırı ise, idarenin ‘yapay zekâ avukat’ yaklaşımı da eşit ölçüde sakıncalıdır.
Adalet, yalnızca veri işlemesiyle elde edilen matematiksel bir sonuç değil, vicdanî bir süzgeçten geçen insanî muhakemenin ürünüdür. Yargıda kalite, bağımsız mahkemeler önünde nitelikli savunma ile hakka en kısa sürede ve en adil şekilde ulaşılmasıyla ölçülür. Bu çerçevede dijitalleşme, amaç değil; yargısal süreçleri destekleyen bir araç olarak konumlandırılmalıdır.
Adalet Bakanlığı’nın önceliği; savunma makamının yetki alanlarını tartışmaya açmak yerine, bağımsız savunmayı güçlendirmek, hâkim ve savcı niteliğini güçlendiren liyakat esaslı reformları hayata geçirmek, yargılamayı hızlandıracak teknik altyapıyı geliştirmek ve yargının tüm unsurları bakımından fizikî ve hukukî imkânları iyileştirmek olmalıdır.
Barolar olarak; yargının kurucu unsuru olan savunma makamının teknolojik araçlar gerekçe gösterilerek zayıflatılmasına, meslekî yetkilerin daraltılmasına ve ‘yapay zekâ’ adı altında hukuk hizmetlerinin mekanik bir yapıya indirgenmesine yönelik her türlü girişime karşı hukukî ve kurumsal mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.”
Ortak bildiride imzası bulunan 78 baro şöyle:
Adana Barosu, Adıyaman Barosu, Afyonkarahisar Barosu, Ağrı Barosu, Aksaray Barosu, Amasya Barosu, Ankara Barosu, Antalya Barosu, Ardahan Barosu, Artvin Barosu, Aydın Barosu, Balıkesir Barosu, Bartın Barosu, Batman Barosu, Bayburt Barosu, Bilecik Barosu, Bingöl Barosu, Bitlis Barosu, Bolu Barosu, Burdur Barosu, Bursa Barosu, Çanakkale Barosu, Çankırı Barosu, Çorum Barosu, Denizli Barosu, Diyarbakır Barosu, Düzce Barosu, Edirne Barosu, Elazığ Barosu, Erzincan Barosu, Erzurum Barosu, Eskişehir Barosu, Gaziantep Barosu, Giresun Barosu, Gümüşhane Barosu, Hakkari Barosu, Hatay Barosu, Iğdır Barosu, Isparta Barosu, İstanbul Barosu, İzmir Barosu, Kahramanmaraş Barosu, Karabük Barosu, Kars Barosu, Kastamonu Barosu, Kayseri Barosu, Kırklareli Barosu, Kırşehir Barosu, Kilis Barosu, Kocaeli Barosu, Konya Barosu, Kütahya Barosu, Malatya Barosu, Manisa Barosu, Mersin Barosu, Muğla Barosu, Muş Barosu, Nevşehir Barosu, Niğde Barosu, Ordu Barosu, Osmaniye Barosu, Rize Barosu, Sakarya Barosu, Samsun Barosu, Siirt Barosu, Sinop Barosu, Sivas Barosu, Şanlıurfa Barosu, Şırnak Barosu, Tekirdağ Barosu, Tokat Barosu, Trabzon Barosu, Tunceli Barosu, Uşak Barosu, Van Barosu, Yalova Barosu, Yozgat Barosu ve Zonguldak Barosu.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.
