ÇEVİRİ | Çekya bir popülisti yenilgiye uğrattı; bu hikâye, diğerlerini indirmek için de yol haritası olabilir

Son on yılda Orta ve Doğu Avrupa'da iktidara yükselen ve demokratik normları küçümseyen Çekya Başbakanı Babis gibi popülistler siyasi olarak yenilmez görünüyorlardı. Ancak muhalefet partileri ideolojik farklılıkları bir kenara koyup, ülkenin demokrasisini alaşağı etmesinden korktukları bir lideri defetmek için birleşti ve zahirde yenilmez görünen Babis’i alaşağı etti.

Güney Moravya’da düzenli ve müreffeh bir köyde yaşayan Çekyalı emekli Marie Malenova, kırk yılı aşkın komünist yönetimden sonra ülkesinin ilk serbest seçimlerini düzenlediği yıl olan 1989’dan beri oy kullanmamıştı.

Ancak geçen Cuma günü oy kullanmaya karar verdi. Bu o kadar olağandışı bir olaydı ki, fikrini değiştirdiğine inanmayan ailesi, oy pusulasını köy salonundaki büyük beyaz bir kutuya koyarken fotoğraflarını çekti.

“Bir değişiklik istedim” dedi Bayan Malenova, “Babis’in yenilmesini istedim.”

Son on yılda Babis gibi popülistler, küresel eğilime paralel olarak Orta ve Doğu Avrupa’da iktidara yükselen, demokratik normları küçümseyen güçlü liderler, siyasi olarak yenilmez görünüyorlardı.

Ancak zahirde yenilmez görünen Babis, muhalefet partilerinin ideolojik farklılıkları bir kenara koyup, ülkenin demokrasisini alaşağı etmesinden korktukları bir lideri defetmek için birleşmesiyle yenildi.

Çekya’nın popülist başbakanı Babis.

Bu başarının bölgede, hatta ötesinde büyük yankıları olabilir. Milliyetçi liderlerin demokratik kurumlara zarar verdiği ve Avrupa Birliği’ni baltalamaya çalıştığı Macaristan ve Polonya’da, muhalefet liderleri harekete geçerek birleşik cepheler oluşturmaya ve yaklaşan seçimlerde popülist liderleri devirmeye çalışıyor.

Güney Moravya’nın başkenti Brno’daki Masaryk Üniversitesi siyaset bilimi bölümü başkanı Otto Eibl, “popülizm yenilebilir” diyor:

“Popülist bir lideri yenmenin ilk adımı, kişisel egoları bir kenara bırakmak ve bir değişiklik uğruna taviz vermektir.”

En büyük hesaplaşmanın, Başbakan Viktor Orban’ın kendisini Avrupa’nın “liberal olmayan demokrasi”lerinin öncüsü olarak tanıttığı ve partisi Fidesz’in demokratik denetimi sürekli olarak yok saydığı, bağımsız medyayı ve yargıyı köşeye sıkıştırdığı Macaristan’da yaşanma ihtimali yüksek.

Son yıllarda, liberal demokrasinin savunucuları, korkuyu körükleme ve kendilerini kurtarıcı olarak sunma konusunda maharetli milliyetçi liderlere karşı iktidara geri dönüş çabalarında hezimete uğradılar.

Orban’ın Fidesz partisi ya da Babis’in partisi Ano gibi iyi “yağlanmış” ve iyi finanse edilmiş siyasi mekanizmalarla karşı karşıya kalan muhalefet güçleri şimdiye kadar bölünmüş bir haldeydi.

Ama bu hafta sonu, altı Macar partisi, her seçim bölgesinde Orban’ın adaylarına karşı yarışacak ortak adaylar için haftalarca sürecek bir ön seçim düzenledi. Koalisyon, milliyetçi muhafazakârlardan solculara kadar, pek çok konuda aynı fikirde olmayan ancak Orban’ı koltuğundan etmek için ateşli bir arzuyu paylaşan grupları içeriyor.

Donald Tusk.

Polonya’da, eski başbakan ve Avrupa Konseyi başkanı Donald Tusk, ana muhalefet partisini, genellikle oy kullanmayan insanları ve diğer muhalefet gruplarını bir araya getirip desteklerini almak için bu yaz Polonya’ya döndü.

Muhalefet ittifakına yönelik çağrılar, geçen ay yapılan parlamento seçimlerinin ne özgür ne de adil olduğu Rusya’da da kendini gösterdi. Hapisteki muhalefet lideri Aleksei Navalny’nin müttefikleri, her seçim bölgesinde tek bir muhalefet adayını desteklemeleri için seçmenleri teşvik etmeye çalıştı. Adayı sevseler de sevmeseler de o tek kişiye oy atmalarını istiyorlardı. Tek bir sandalye bile kârdı ve Putin’in mutlak gücünü kırmaya bir adım daha yaklaşmak anlamına geliyordu.

Rus muhalif Navalny (sağda).

Ne var ki… Kısmen gerçek muhalefet adaylarının çoğunun oy pusulasından uzak tutulması ve Putin’in, muhalefetin kampanyasını koordine etmek için kullandığı “akıllı oylama” uygulamasını kaldırmaları için şirketlere baskı yapması yüzünden muhalefetin taktiği sonuç vermedi.

Putin gibi, Avrupa’nın popülist liderleri de çökmekte olan liberallere karşı geleneksel Hıristiyan değerlerini savunduklarını iddia ediyorlar, ancak Putin’in aksine daha “gerçek seçimler”de yarışmak zorundalar.

Yakın zamana kadar, muhalefet partilerinin oylarının bölünmesi popülist liderlerin en büyük yardımcı faktörlerinden biriydi. Yüksek düzeyde örgütlenmiş iktidar partilerinin yenilme ihtimali pek yüksek değildi.

Bu iktidar partileri, ülkelerindeki medya üzerinde de önemli bir kontrol sahibi oldular. Çekya’da, Babis’in gazetelere, internet portallarına ve haber kanallarına sahip bir medya holding şirketi var. Macaristan’da Orban, devlet televizyonunu ve özel medyanın çoğunu sadık müttefiklerinin veya iş ahbaplarının kontrolüne verdi.

Budapeşte’de bir araştırma grubu olan “Politik Sermaye”nin direktörü Peter Kreko, Macaristan’ı Avrupa’da “en merkezi medya ortamına sahip devlet” olarak nitelendiriyor. Yine de Macaristan’daki muhalefet partilerinin yeni seferberliğinin oradaki siyasi dinamiği değiştirebileceğini söylüyor.

Kreko, “Muhalefetin iyi bir mesajı var: Popülistlere karşı savaşırsanız birçok şey değişebilir” diyor.

Çek seçimlerinde de ana tema buydu. Babis, Orban’dan daha ılımlı görülse de, Çek Cumhuriyeti’ndeki birçok insanı yabancılaştırdı. İnsanlar onu, serveti ve kurumsal bağlarıyla güç zehirlenmesine uğramış bir zorba olarak görüyor.

Güney Moravya’da başbakana karşı bir araya gelen iki parti koalisyonunun adayı Marie Jilkova, Babis’e ve onun partisine karşı koymak için bir araya gelmenin “kendileri için tek çözüm olduğunu” söyledi. “Hayatta kalmanın yolu buydu. Başka bir alternatif yoktu.”

Jilkova’nın partisi Hıristiyan Demokratlar, kürtaj ve eşcinsel evlilik gibi konularda koalisyonundaki daha merkezci partilerden ayrılıyor. Bu yüzden kadın siyasetçi, “kampanya sırasında bu konuları konuşmayacağımız konusunda anlaştık” diyor.

Birleşik bir merkez sağ muhalif blok ile karşı karşıya kalan Babis ve Ano partisi, göçmenlere ve Avrupa Birliği’ne sırtını döndü, sağa yöneldi. Orban’ı kendisiyle birlikte kampanya yürütmeye davet etti.

Babis, yaklaşık on yıl önce siyasete ilk girdiğinden beri ilişkileri ve holdingi Agrofert’in mali işleri hakkında soru yağmuruna tutuluyordu.

Seçimden bir hafta önce, Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu’nun Pandora Belgeleri projesi kapsamında Babis’in 2009’da Fransa’da mülk satın almak için denizaşırı paravan şirketler aracılığıyla 20 milyon dolardan fazla parayı nasıl yönettiğini gösteren belgeler ortaya çıktı.

Uzmanlar, açıklamanın seçim süreci üzerinde önemli bir etkisi olup olmadığı konusunda hemfikir değil, ancak ifşaat Babis’i açıkça sarstı.

Seçimlerde muhalefet ittifakı, parlamentodaki 200 sandalyenin 108’ini alarak net bir çoğunluk sağladı.

Bayan Malenova’nın 1989’dan bu yana ilk oyunu kullandığı Rozdrojovice’de, Marie Jilkova’nın koalisyonu yüksek katılımdan yararlandı ve oyların yüzde 37,3’ünü aldı. Bu oran, aynı bölgede dört yıl önce ayrı ayrı yarışan partilerin toplamda elde ettikleri sayıdan çok daha fazla.

Kasabanın belediye başkanı Daniel Strasky, Babis’in gitmesini istemekle birlikte, belediye başkanlarını ve diğer yerel ileri gelenleri temsil eden kendi partisi ile genç seçmenler arasında popüler olan “Korsanlar grubu” arasında yapılan ittifaka karşı çıktığı için oy kullanmamış.

Ancak başkan sonucun “mantık evliliği” olarak nitelediği ittifaka girmeye değdiğini de ekledi. Çünkü bu evlilik emekliler ve gençler için tren bilet fiyatları gibi kalemlerde bütçeyi bozan düzenlemeleriyle belediye başkanının mali disipline olan inancını sarsan Babis’in yenilgisine yardımcı oldu.

Bay Strasky, özellikle kasabanın tek yiyecek dükkânını Vietnam’dan bir aile işlettiği için, başbakanın göçmen karşıtı tiradlarından da rahatsız oluyordu.

Belediye başkanı, “Ben ve köydeki herkes burada oldukları için çok mutluyuz” dedi. “O dükkânı başka kimse işletemezdi.”

Czechs Defeat a Populist, Offering a Road Map for Toppling Strongmen, Andrew Higgins, Oct. 13, 2021https://www.nytimes.com/2021/10/13/world/europe/czech-populism-strongmen.html

Önceki İçerikDoğalgaz fiyatları bir yılda 8 kat arttı; bu kış çok zor geçecek
Sonraki İçerikN. B. Karaca Diyarbakır’daki ‘asıl enstalasyon’u yazdı