DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı Tayyip Temel, katıldığı televizyon programında çözüm tartışmalarından yasal düzenlemelere, tecrit politikalarından Mayıs ayında atılacak yeni adımlara kadar kritik açıklamalarda bulundu.
“Sözle Değil, Yasayla Çözüm”
Konuşmasına çözüm sürecinin niteliğini eleştirerek başlayan Temel, meselenin ciddiyetine uygun bir hukuki zemin talep etti:
“Bir sürecin adını koymak için henüz erken olabilir, şu an niyetlerin tartışıldığı bir aşamadayız. Ancak şunu net söyleyelim: Kürt meselesi gibi tarihsel bir sorun, kişilerin iki dudağı arasından çıkacak sözlere ya da geçici fiili durumlara emanet edilemez. Geçmişteki tecrübelerimiz bize gösterdi ki; yasal zemini olmayan her süreç sabote edilmeye mahkumdur. Bu işin kalbi TBMM olmalı ve atılan her adım yasal bir statüye kavuşturulmalıdır.”
“TMK, Siyasetin Tepesinde Bir Kılıçtır”
Demokratik siyasetin önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini belirten Temel, TMK’da değişiklik istedi:
“Bugün Türkiye’de Terörle Mücadele Yasası (TMK), demokratik siyaset yapmak isteyen herkesin tepesinde bir kılıç gibi sallanıyor. Binlerce arkadaşımız bu antidemokratik yasalar bahane edilerek cezaevlerinde tutuluyor. Eğer yeni bir sayfadan bahsedeceksek, önce bu yasaların değişmesi ve demokratik bir siyaset zemininin inşa edilmesi şarttır.”
Kritik Eşik: Mayıs Ayı ve Gemlik Yürüyüşü
Tayyip Temel, Mayıs ayına işaret ederek tüm Türkiye’yi kapsayan bir eylem planı duyurdu:
“Önümüzde çok kritik bir eşik var. Biz sadece konuşmuyoruz, halkın iradesini de örgütlüyoruz. Mayıs ayında büyük bir hamle başlatacağız. Bu hamle, Gemlik’e yapılacak olan büyük bir yürüyüşle taçlanacak. Mayıs ayının ortalarından itibaren Türkiye’nin dört bir yanından ve bölge şehirlerinden yola çıkacak halkımız, tecridin kırılması ve demokratik çözümün önünün açılması için iradesini beyan edecek.”
Muhataplık ve Tecrit” Vurgusu
Barışın anahtarının İmralı’da olduğunu savunan Temel, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“İmralı’nın kapıları açılmalıdır. Sayın Öcalan üzerindeki tecrit, çözümün önündeki en büyük engeldir. Barışı inşa edecek iradenin sesini duymadan, muhataplık tartışmaları sonuçsuz kalır. Bu yürüyüşümüz, ‘Çözümün yolu İmralı’dan geçer’ demenin en somut halidir. Hükümetin oyalama politikalarına karşı en güçlü cevabı sokakta, demokratik haklarımızı kullanarak vereceğiz.”
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.