Her yıl olduğu gibi 2025 yılında da 23 Nisan’da yüksek makamlara çocuklar oturtuldu. Bu yüksek makamlardaki kısa sürelerinde çocukların azıcık uç alanlarda da olsa, ülkeyle ilgili müsamere tadında tuhaf talimatlar vermeleri yüzlerde mütebessim ifadelerle takip edildi. Bir 23 Nisan geleneği. Bu törenlerde genellikle çocuklar çok akıllı uslu, çok olgun, büyümüş de küçülmüş olarak boy gösterirken, büyükler, büyük makamların sahipleri illaki bir “fırlamalık” yaparlar, bilirsiniz. Çocukların büyükler, büyüklerin çocuklar gibi davranması törenlerin özüdür. Ben de 2025 23 Nisan makam değişimini her zamanki gibi hevesle ve merakla izledim. Başta Cumhurbaşkanlığı makamında olanları…
Önce Cumhurbaşkanı Erdoğan çocukların bayramını tebrik etti. Sözü Cumhurbaşkanlığı makamında bir yarım saat kadar oturacak olan 10 yaşlarındaki İpek Vera’ya bıraktı.
İpek Vera, “Sayın Cumhurbaşkanımızı temsil etmenin gurur ve sevincini” yaşamaktaydı. Ayrıca tane tane seslettiği konuşması ile üstlendiği rolü gayet güzel yerine getirmekteydi. “Bu kutlu günde makamınıza bizleri kabul ettiğiniz için Sayın Cumhurbaşkanım, size teşekkür ediyoruz.” Atatürk ve silah arkadaşlarına da teşekkür etti ve rahmet diledi. Çok uygun. 2025 yılının aile yılı ilan edilmesinin geleceğimiz için çok anlamlı olduğuna da değindi. “Çünkü aile bizim ilk okulumuz, ilk rehberimizdir.” Eğitimin öneminden de söz edip konuşmasını sürdürdü. “Ama en önemlisi, kültürümüzü, tarihimizi ve milli değerlerimizi öğrenerek, erdemli insanlar olarak büyüyoruz.”
Sadece büyümüş de küçülmüş diyemeyiz bu duruma herhalde, büyümüş de büyümüş, büyümekte az zamanda çok yol almış bir çocuğumuz resmi ideoloji konumlanışında büyüklerini hiç aratmadı. Hatta büyüklerden önemli bir fazlası vardı: Diğer çocuklar gibi ne olursa olsun çok sevimliydi. Resmi ideolojiyi sevebilirdik bile. Zaten, çalışkan çocuklara, aferin meraklılarına ayrı bir şefkat duyabiliriz bazen.
Daha sonra, genç Cumhurbaşkanı bakanlar kurulunda yarım saatliğine görev alan arkadaşlarının bir bölümüne söz vermeye başladı. Heyecanlı ve tatlı bakanlar Erdoğan’a kendilerine izin verdiği için teşekkür edip sırasıyla “Fikrimin ince gülü”nü ve “Çanakkale türküsü”nü söylediler. Sonra bir erkek çocuğu “Felak Nas” okudu. Başka bir erkek çocuğun seslendirdiği 23 Nisan şiiri ile bu fasıl tam bitip, gazetecilerin ve küçük bakanların her yıl sordukları parklar, bahçeler ve uzaya çıkma gibi teknoloji sorularına ve önceden hazırlanmış cevaplara sıra gelecekken, bir kız çocuğu sözü aldı ve gerçek eğlence başladı:
“Bu daha çok kızların bildiği bir şarkı aslında. O yüzden söylemek istedim…
Kara kedi gireceğine aramıza
Seni şöyle alalım, otur yakınımıza
Tüm gereksiz arızalar gitti gideli
Günün en güzeli sen, güzeliz iki deli
Olsun varsın seveni çok
Önüme geçme yanarsın, ateşi çok
Sana bir arıza lazım bu gecelik
Yüz yüze bakışalım, hangimiz fotojenik
Bu kadarını biliyorum ve bu şarkıyı da size armağan ediyorum Sayın Cumhurbaşkanım.”
Bu armağana karşılık Sayın Cumhurbaşkanından şarkı sözlerini düşünmeye üşenen ama bir tuhaflık olduğunu da sezen ürkek bir ses çıktı: “Sağol.”
Araya giren bu güzel kara kedi, o makam değişim töreninde 23 Nisan çocuklarının söylemi yırttığı tek kısım oldu, tahmin edilebileceği gibi. Ama ne güzel yırttı!
Daha çok kızların bildiği bir şarkı olmasının nedeni 2023 yılında Melis Fis’in orijinal Serdar Ortaç şarkısını cover’layıp doğasını değiştirmesi. Öyle tatlı tatlı söylüyor ki, küçük kızlar sahip çıkıyorlar şarkıya. “Kara Kedi” Serdar Ortaç’ın 2010 yılındaki aynı adlı albümündeki çıkış şarkısı. Bestesi Rus İgor Matvienko’nun, sözleri Serdar Ortaç’ın. Yani, aslında 2010 yılında ünlü olmuş, yabancı bir şarkıya Serdar Ortaç kendi içinde belli bir ses ve söyleyiş örüntüsü olan sözler yazmış, her şarkısındaki gibi… Başlayınca kendinizi durduramayacakmışsınız gibi hissettiriyor. Anlamı açık: Belli ki iyi gitmeyen bir ilişkiyi kurtarmaya çalışıyor birisi. Gayet popüler bir jargon kullanılıyor: “Tüm gereksiz arızalar gitti gideli”, “Güzeliz iki deli”, “Sana bir arıza lazım bu gecelik”, “Yüzyüze bakışalım, hangimiz fotojenik?”. Dahası da var da, küçük kızımız bu kadarını biliyor… Böylece, devlet ciddiyetini sürdüren ve hatta katlayan çocukların arasından bir küçük kendiliğindenlik fırlıyor. Bakanlık makamını kabul ediyor küçük kızımız ama bilinçsizce de olsa söylemi püskürtüyor. Yani anlayacağınız, kara kedi gerçekten araya giriyor ve bu sefer ferahlık getiriyor.
Bu yıl da izleyebildiğim kadar izledim makam değiştirme törenlerini. Gerçek Cumhurbaşkanımızın tabiriyle “Civan gibi sarışın” bir erkek çocuğu Cumhurbaşkanı oldu. Hitabeti ve uzun cümleleri akıcı kullanışı takdire şayandı. Cumhurbaşkanımızın o törendeki kağıttan okuma hitabetini gölgede bırakıyordu, o derece. Heyecandan ağlayan ve hatta ağlamaktan helak olan başka bir erkek çocuğumuzu yüksek hisler içinde izlememizden hemen önce bir kız çocuğumuzun R.E.C.E.P T.A.Y.Y.İ.P E.R.D.O.Ğ.A.N. (Ğ yerine G kullandı) akrostiş şiiri de olsa olsa “muhteşem”di. Bir de üstüne Erdoğan’ın hapislere düşmesine neden olan “Minareler süngü, kubbeler miğfer, camiler kışlamız, müminler asker.” haykırışı geldi. Ki burada “bayram gibi bayram” diye geçti hepimizin aklından.
Milli Eğitim Bakanımız da, tören boyunca bayramın hakkıyla kutlanabilmesi için olağanüstü bir çaba sarfetti gibi geldi çoğumuza. Öyle ki, bir sınıf başkanı ciddiyetindeki Bakanımızın gülümsemesini görüp de düzeni bozabilecek çocuklar olabileceği endişesiyle, sert bakışlar atarak gerekli önlemlerin alınmasını sağladığını düşündük hep beraber.
Bir de tabii, gazetecilerin muhteşem soruları vardı. TGRT’den bir muhabir “Öncelikle Türkiye’nin savunma sanayiindeki başarılarına değinmek istiyorum” diyerek söze başladı. “Bu noktada Türkiye’nin İHA’ları, SİHA’ları, kendi füzeleri ve aynı zamanda kendi ürettiği gemileri var. Bu noktada Türkiye’de birçok proje hayata geçti. Sizin savunma sanayiindeki tutumunuz ne olurdu? Ve bu başarıya imza atan Türk mühendislerine vereceğiniz bir mesaj var mıdır? Teşekkür ediyorum.” Nereden baksak, bu muhabirimizin sorusu da anlam yüklüydü. Makamdaki çocuk cumhurbaşkanımız bu soru üzerine tüm mühendislerimize teşekkür etme fırsatı bulmuş oldu ve savunma sanayimizde yeni projeleri hayata geçireceğini müjdeledi. Sona gelindiğinde Milli Eğitim Bakanı genel olarak çocuklar hakkındaki talimatları için gerçek Cumhurbaşkanımıza teşekkürlerini ifade ederek bu töreni bitiren konuşmayı yapmış oldu.
Şimdi yeni maceralar için 2027’yi bekleyeceğiz. Resmiyetin gri rengine bürünmüş ama yine de yapısı itibarıyla neşeli olan akrostişlerin geleneksel hale gelmesini isteriz tabii.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.