Karar yazarlarına tehdide siyasetten tepki

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Karar yazarlarını hedef alan mesajlarına siyaset dünyasından tepki geldi. Kılıçdaroğlu: “Tweet atmak terör suçu, sopayla adam dövmek adi suç.” Davutoğlu: ”Gazetecilerle ne alıp veremediğiniz var.” Babacan: “Tehditlerinizle basını susturamazsınız", HDP: “Utanç verici açıklama”, Gelecek Partisi Sözcüsü: “İktidarının küçük ortağı açık bir şekilde şiddet ve kaos istiyor.”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Gelecek Partisi’nin İstanbul İl Başkanlığı’na giderek Genel Başkan Ahmet Davutoğlu’na geçmiş olsun ziyareti yaptı. Ziyaret sırasında düzenlenen basın toplantısında iki lider saldırılar ve gazetecilere tehdit hakkında konuştu. Kılıçdaroğlu “Tweet atmak terör suçu, sopayla adam dövmek adi suç. Ankara’daki saldırıya polisin hangi birimi bakmalıydı? Organize suçlar. Kim bakıyor, adi suçlar. 70’lerdeki o kaotik ortamın bir benzerini Türkiye yaşamamalı. İktidardan gitmemek için her şeyi yaparlar” dedi.

Bahçeli’nin Karar yazarlarına yönelik tehdidine siyasi parti liderlerinden gün boyu tepkiler geldi. 

Ahmet Davutoğlu: Bahçeli’nin bu konuda taraf olmayan gazetecileri hedef göstermesinden derin bir üzüntü duydum. Gazetecilerle ne alıp veremediğiniz var. Şurada zaten hakkı hukuku yazan bir avuç gazeteci kaldı.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan: “Daha geçen hafta iki gazetecinin saldırıya uğramasının ardından iktidar ortağı yine üç gazeteciye yakışıksız ifadelerle saldırmıştır. Siyasetçinin görevi öfkeyi teşvik etmek değildir. Tehditlerinizle basını susturamazsınız.”

HDP Genel Başkan Yardımcısı Tayyip Temel: 

“Cumhur İttifakı ortağı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada gazeteciler Yıldıray Oğur, Elif Çakır ve Taha Akyol’u açıkça tehdit etmiş ve hedef göstermiştir. Faşizm, tarihi boyunca hakikati karartmak için bütün söylemini yalan ve çarpıtma üzerine kurmuştur. Bu zihniyetin öncelikle aydınları ve basın özgürlüğünü hedef alması tesadüf değildir. Basın özgürlüğünü tehdit eden bu utanç verici açıklamaları kabul etmiyor ve açıklamanın sahibini en sert biçimde kınıyoruz.”

DEVA Partisi İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu: 

“Gazetecileri açıkça hedef gösteren ve suç işleyen MHP Genel Başkanı’nı şiddetle kınıyorum. Basın özgürlüğüne ve demokrasimize yönelik bu saldırıya karşı tüm demokratların tutum alması zorunludur. Ak Parti de şiddete mesafe koymayan ortağı ile ilişkisini sonlandırması gerekir. Tehdit edilen gazeteci arkadaşlarımız Elif Çakır, Yıldıray Oğur ve Taha Akyol yalnız değiller. Kendilerine acilen koruma tahsis edilmesi gerekir. Devamlı anayasal haklara saldıran ve şiddete mesafe koymayan parti yöneticilerinin suçları artık yargının gündemine girmesi gerekir.”

HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu:

“El yükseltmiş!!! Bu ülkeyi tehditlere, köşeye sıkıştırmalara boyun eğdirmeyeceğiz. Bu ne ya?  Düşüncelerini ifade edene bu yapılırsa, yapılacaksa hangi birimizin can güvenliğinden, düşünce özgürlüğünden bahsedilebilir? Tehdit, hakaret, iftira… Bu ülkede hepimiz insanca yaşamalı.” 

Kültür ve Turizm eski Bakanı Ertuğrul Günay:

“Politikacı ve gazetecilerin saldırıya uğradığı günlerde, iktidar ortağı bir parti başkanının bu saldırıyı şiddetle kınayıp, faillerin cezalandırılmasını istemek yerine, hem de isim vererek gazetecileri suçlaması asla kabul edilemez.“

Gelecek Partisi Sözcüsü Serkan Özcan:

“Her iktidar ülkesinde huzuru ve barışı arzular. Maalesef bu koalisyon iktidarının küçük ortağı açık bir şekilde şiddet ve kaos istiyor. AK Parti’ye kayyım atandığını düşünenler siyasi partileri, siyasetçileri ve gazetecileri tehdit ediyor. Ülkemiz geçmişte bu türden tehditlerden ve sonrasındaki şiddet ortamından çok çekmiştir. Sn. Cumhurbaşkanı acilen nasıl bir Türkiye görmek istediğine karar vermelidir. Tehditlerin, kaosun ve şiddetin kol gezdiği bir Türkiye mi yoksa milletin arzuladığı huzurlu bir Türkiye mi?”

DEVA Partisi Yerel Yönetimler ve Şehircilik Politikaları Başkanı Mehmet Emin Ekmen: 

“Sayın Bahçeli’nin Elif Çakır, Yıldıray Oğur ve Taha Akyol’u ve Karar gazetesini tehdit etmesi ülkenin geldiği noktayı göstermektedir. İçişleri Bakanlığı, bu tehditlere karşı tedbir almalıdır. Gazeteciler bu tehditlere pabuç bırakacak tıynette olsa onlar da gemide olurdu.”

Gelecek Partisi Kurucusu ekonomist İbrahim Turhan:

“Basın özgürlüğü demokrasinin vazgeçilmez unsurlarındandır. Tehdit ve zorbalıkla gazetecileri yıldırmaya, susturmaya yeltenmek siyasal meşrûiyetin dışına çıkmak anlamı taşır. Elif Çakır, Yıldıray Oğur, Taha Akyol. Demokrasiden, hukuktan ve özgürlüklerden yana olan herkes yanınızdadır.”

Gelecek Partisi Yönetim Kurulu’ndan Bahadır Kurbanoğlu:

“Madem gündem kuşkulu, o kuşkuları bertaraf etmek için bir geçmiş olsun telefonu, bir ‘çetelere geçit vermeyiz’ açıklaması yapmak gerekmez miydi? Siyasetçilere ve gazetecilere hakaret ederek, hâlâ hedef göstererek mi dağıtacaksınız kuşkulu gündemi? Gündem dışarıda değil içeride!!!”

Gelecek Partisi Politika İzleme Kurulu üyesi Hasan Kösebalaban: 

“Gazetecilere yönelik tehditler kabul edilemez. Herkes, ama öncelikle asıl sorumlu olan iktidarın büyük ortağı, aklını başına alsın. Siyaset, meşru zemin ve sınırlar içerisinde siyasettir. Bunun ötesi siyaset değil, olsa olsa vesayettir. “

@takyol96

@elifcakirr

@yildarado

 DEVA Partisi kurucularından Metin Gürcan:

“‘Sivil’ vesayete de HAYIR!

“Siyaset, meşru zemin+sınırlar içerisinde Ortak Rıza’yı üretme, Ortak Aklı bulma çabasıdır. İktidarın küçük ortağının son çıkışları siyaset değil, olsa olsa vesayettir. 

Sn. Akyol, Sn.Çakır ve Sn. Oğur’un yanındayım..”

Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sema Silkin Ün: 

“Daha önce “dava arkadaşı” A. Çakıcı tarafından tehdit edilen gazeteciler bu kez bizzat Sn. Bahçeli tarafından tehdit ediliyor. 

“Hem şiddetle işimiz olmaz deyip hem aba altından sopa göstermek milletin aklıyla dalga geçmekten başka nedir? Yanınızdayız.”

Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Nedim Yamalı:

“Devlet Bahçeli’nin bugünkü açıklamalarının siyasi iklime ve toplumsal huzura hiçbir faydası olmadığı, olmayacağı aşikardır. Kamuoyunca tepki gösterilen şiddet olaylarının, iktidar ortağı olan bir siyasi lider tarafından net bir şekilde kınanmaması endişe vericidir. 

“Kendisi veya partisi ile ilgili tespit ve eleştirilere bu kadar saldırgan bir dille, üstelik hedefler göstererek cevap vermesi ancak suçluluk psikolojisi ile izah edilebilir. 

“Dış mihrak anlayışınız ve ayrıştırıcı tutum güden söylemleriniz ile kapatmaya, değiştirmeye çalıştığınız gündeminiz nedir? 

“İktidar ortağı olduğunuz her dönemde ortaya çıkan ekonomik istikrarsızlık ve toplumsal çatışmaları çözme konusundaki beceriksizliğinizi Sayın Genel Başkanımıza saldırarak mı saklamaya çalışıyorsunuz? 

“Umarız ki Adalet ve Hukuk kelimelerini bundan sonra samimiyetle ve herkes için gerekli olduğuna inanarak kullanır, ülkemizin HUZUR ve GÜVEN ihtiyacına katkı sağlarsınız.”

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kaya:

“Eleştiri ve basın hürriyeti kapsamında gazetecilik yapan Elif Çakır, Yıldıray Oğur ve Taha Akyol’un şahsında Karar camiasının yanındayım…”

Önceki İçerikMHP’yi eleştirmenin bedeli üzerine bir arşiv çalışması
Sonraki İçerikHrant’tan 14 sene sonra