Reform Enstitüsü, Türkiye’deki muhalefetin Macaristan seçiminden çıkartması gereken dersleri tartıştı: Benzerlik ‘altı’ rakamından ibaret değil

Macaristan siyasi hayatı üzerine çalışmaları olan siyaset bilimciler Seda Demiralp, İlteriş Ergün, Edgar Şar ve Macaristan Sosyalist Partisi Eski Genel Başkanı Attila Mesterházy 6 muhalefet partisinin mevcut başbakan Viktor Orban’a karşı mağlubiyeti ile sonuçlanan Macaristan seçimini Türkiye’deki muhalefetin çıkartması gereken dersler perspektifinden tartıştı. Tartışmacılara göre Macaristan’da muhalefetin seçim kaybetmesine yol açan en önemli etkenler yanlış aday seçimi, kötü bir seçim propagandası ve partilerin ekonomik sorunlardan çok rejim değişikliğine odaklanması.

Macaristan’da mevcut başbakan Viktor Orban’a karşı 6 partinin oluşturduğu muhalefet bloğunun seçimde alacağı sonuç tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de merakla takip edildi.

Türkiye’de sürecin merakla takip edilmesinin en önemli sebeplerinden biri de tıpkı Macaristan’da olduğu gibi 6 partiden oluşan bir muhalefet ittifakının seçimlere giderken çalışma yürütmesiydi.

Macaristan’da da muhalefet yerel seçimlerden zaferle çıkmıştı

Macaristan’da muhalefet Türkiye’ye benzer şekilde 2019 yerel seçimlerindeki ortak aday zaferleriyle cesaret kazanarak bir araya geldi. Bir önceki seçimde muhalefet partilerinin toplam oyunun Orbán’ın partisi Fidesz’inkinden yüksek olması da muhalefeti cesaretlendiren bir diğer etken oldu. 6 parti bir araya gelerek, ortak başbakan adayını belirledi ve tek sandalyeli ‘dar’ bölgelerde ortak listelerle seçime girdi.

Reform Enstitüsü, Macaristan’da birleşik muhalefetin yaşadığı ağır yenilgiyi düzenlediği yuvarlak masa toplantısı ile mercek altına aldı ve bunu bir rapor olarak yayımladı.

Toplantıya Macaristan siyasi hayatı üzerine çalışmaları olan siyaset bilimciler Seda Demiralp, İlteriş Ergün, Edgar Şar ve Macaristan Sosyalist Partisi Eski Genel Başkanı Attila Mesterházy katıldı.

Mağlubiyetin temel sebebi yanlış odak

Tartışmacılara göre Macaristan’da muhalefet ekonomi ve istikrardan çok rejim değişikliğine odaklandı ve bu da Orbán’ın etkili seçim ekonomisi karşısında stratejik başarısızlığa uğradı.

Macaristan muhalefetinin başarısızlığının bir nedeni de aday belirleme sürecinde yaşanan sıkıntılardı. Muhalefet siyasi kapasite ve vizyona sahip Orbán ile rekabet edebilecek, kampanya becerisi yüksek, daha karizmatik ve seçmende karşılığı olan bir aday yerine, taşralı bir belediye başkanı olan Márki-Zay’i aday gösterdi. Aday belirleme süreci muhalefetin enerjisini iç rekabete harcamasına yol açtı ve koordinasyon gücünü düşürdü, muhalefet içi uyumu zayıflattı.

Rusya-Ukrayna savaşı seçimi etkiledi

Tartışmacılara göre seçimin atmosferini değiştiren ve Orban’ın farkı açmasına yol açan en önemli faktör ise Rusya’nın Ukrayna’ya saldırması ile başlayan süreç oldu. Güvenlik endişesinin öne çıktığı Macaristan’da Rusya ile diyaloğu kopartmayan ve hiçbir askeri güce toprağından geçiş izni vermeyeceğini açıklayan Orban’ın popülaritesi arttı.

Türkiye muhalefetine dersler

Toplantıdan çıkan bir başka sonuca göre Türkiye ve Macaristan’ın otoriterleşme eğilimleriyle muhalefet bloklarındaki benzerlikler göz önünde bulundurulduğunda Türkiye’deki muhalefetin bu mağlubiyetten alması gereken dersler bulunuyor.

Türkiye’de muhalefetin Macaristan’daki seçimden çıkartması gereken derslerin başında ‘ortak bir strateji ve uyum’ sağlamanın önemi yer alıyor.

Tartışmacılar, Macaristan örneğinde görüldüğü gibi seçimlerde ittifak kurmanın ve sembolik bir adayla yarışmanın yeterli olmayabileceğinin altını çiziyor. Toplumun ittifaka güvenini tesis etmek ve bunun için de rekabet gücü yüksek, popüler bir aday çıkarmak gerekiyor. Ayrıca seçim sürecinde muhalefet ittifakının aday tespitinden önce ülkeyi yönetebileceğini ve temel sorunlarını çözebileceğini kanıtlayan bir siyasi uyum ve yönetim mekanizması oluşturmasının altı çiziliyor. 

Tartışmacılar, ekonomik krizi muhalefet için hem fırsat hem de risk olarak değerlendiriyor. Macaristan’da iktidarın seçim ekonomisi uygulamalarının kaygıları azalttığı ve Orbán’ın daha büyük farkla kazanmasını sağladığı dile getiriliyor. Çok daha derin ekonomik sorunlar yaşayan Türkiye’de, seçmen soyut demokrasi programları yerine, ekonomik krizin nasıl ortadan kaldırılabileceğine dair somut çözüm önerileri bekliyor.

Bu bağlamda muhalefetin demokrasi-ekonomi ilişkisine odaklanması; mesajlarının basit, net, anlaşılır ve seçmen gündemiyle uyumlu olması tavsiye ediliyor.