Van’da mermer ocağına karşı çıkan köylülere mermili, gaz bombalı müdahale

Van’ın Gürpınar ilçesine bağlı Yurtbaşı (Şêxan) köyünde mermer ocağı açmak isteyen Dimer Mermer adlı firmanın çağrısı üzerine ocak alanına gelen asker ve korucular köyü savaş alanına çevirdi. 25 ahırın yıkıldığı köyde yurttaşlar hayvanlarını barındıracak ahır bulamıyor.

Yurtbaşı köyünde, resmi kayıtlarda köy merası olarak geçen ancak 10 yıl önce hazine arazisine çevrilen alanda mermer ocağı açılmak istenmesine köylüler itiraz edince jandarma ve korucuların müdahalesi sonucu olaylar çıktı.

Dört köylüye ters kelepçe

26 Mayıs’ta köye gelen yaklaşık 200 jandarma ile çevre köylerden toplanan güvenlik korucuları, TOMA ve panzer desteğiyle köylülere ait 25 ahırı yıktı. İş makinaları ile ahırlarının yıkılmasına itiraz eden köylüler jandarma ve korucuların sert müdahalesi ile karşılaştı. Köylülere karşı gaz bombası kullanan jandarma güçleri 4 köylüyü ters kelepçe takarak gözaltına aldı.

Darp edilip gözaltına alınan köylüler bir gün jandarma karakolunda bekletildikten sonra serbest bırakıldı. Meydana gelen olaylar sonucunda ahırları yıkılan köylüler hayvanlarını barındıracak ahır bulamıyor. Bazı köylüler ise hayvanlarını ekmek pişirmekte kullandıkları tandır evlerine yerleştirdiler.

Köyün tek giriş yoluna mermer ocağı

Dağlık bir alanda bulunan ve tek geçim kaynağı hayvancılık olan Yurtbaşı (Şêxan) köyünde ahırlarının yıkılmasına isyan eden köylüler, yetkililerden yıkılan ahırların yapılması için yardım talep etti. Köy sakinleri, mermer ocağı açılmak istenen alanın köyün tek giriş yolu oluğunu belirterek, ocağın açılması halinde köyün açlık ve sefaletle yüz yüze kalacağını kaydettiler.

“Bu, hakarettir, zulümdür!”

Köy sakinlerinden 70 yaşındaki Sadık Bilek yaşamının tamamını Yurtbaşı köyünde geçirmiş. İlk kez başlarına böyle bir şey geldiğini dile getiren Bilek, “Bizim tek yaşam alanımız, maden ocağının olduğu yerdir. Köy dar olduğu için köyün bütün ahırları burada yapılmış. Köyde ev yapılacak yer dahi yoktur. Buradan çıkma imkânımız da yoktur. Devlet gelip burada ahırlarımızı yıktı. Biz de bu ülkenin vatandaşıyız. Bize niye bunu yapıyorlar? Her şeyimizi yok ettiler. Bu ahırları tekrar yapacak imkânımız da yoktur. Bu hakarettir, zulümdür!” diye konuştu.

Bir yaşındaki çocuk yaralandı

Köyde askerlerin gelişi sırasında yaşananları anlatan Songül Bilek ise, askerlerin kadın çocuk ayrımı yapmadan kendilerine saldırdığını söyledi. Köyün içine atılan gaz bombaları yüzünden çocukların baygınlık geçirdiğini sözlerine ekleyen Bilek yaşananları şöyle anlattı: “Bir anda gelip ahırlarımızı yıktılar. Bir yaşındaki yeğenimin bedenine gaz bombası değdiği için yaralandı. Abimi görüntü çektiği için tehdit ettiler. Hatta bir askeri yetkili, ‘Eğer çocuklarınızı çekmezseniz, onları alıp bir daha görmeyeceğiniz şekilde yok ederiz’ diyerek tehdit ettiler. Çok korktuk. Binlerce mermi patlattılar.”

Jandarma ve korucuların çekilmesinin ardından köyde yıkılan ahırlar, atılan mermi ve gaz bombalarının kovanları ile sokakta kalan hayvanlar göze çarpıyor. Köylüler ise yetkililiklerden bir çözüm bekliyor.

Önceki İçerikANALİZ – Korkut Eken kısa bir söyleşide devletin uzun tarihini özetleyiverdi
Sonraki İçerikBeşşar Esed yok olmuş bir ülkede 7 yıl daha iktidarda kalmak istiyor