İktidarın, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Selahattin Demirtaş kararı karşısındaki ‘şahin’ ataklığı ile Merkez Bankası’nın faiz kararı karşısındaki ‘güvercin’ uysallığı aynı günlere denk geldi. Aradaki ilişkiyi Etyen Mahçupyan’a sorduk.
“Birçok riski göze alarak paylaşımlar yapan mağdur kadınlarımızın, toplumsal vicdanda çok önemli bir iç görü meydana getireceğine inanıyorum. Şimdilik, sosyal medya kullanan, çalışan, eğitimli, kentli kadın hareketi olarak başlamış olsa da çok uzun olmayan bir süreçte köylü, kentli, kasabalı farklı kesimlerden kadınların gündelik yaşamına yansımalarını göreceğiz sanırım.”
Türkiye Cumhuriyeti devletinin hiçbir yetkilisi “AİHM’nin kararı bizim için bağlayıcı değildir” diyemez. Böyle bir iddianın dile getirilmesi Anayasa’yı açıkça ihlal etmek ve hukuk devleti ilkesinden de tamamen vazgeçmek anlamına gelir.
TBMM’deki grup toplantısında yaptığı konuşmada Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Selahattin Demirtaş için verdiği “Serbest bırakılmalı” hükmüne şiddetle çatan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın geçmişte AİHM'le kendi ilişkisi çok farklı olmuştu.
ABD’nin Türkiye’ye yönelik yaptırım kararı ‘hafif’ mi? Prof. Dr. Mustafa Aydın bu soruya, ilk bakışta ‘evet’, daha derinlemesine yaklaşıldığında ‘hayır’ cevabını veriyor. Aydın, Çin’e yönelik yaptırımların da aynen böyle başladığını özellikle vurguluyor.