Barzani Şengal’de karizmasını çizdirir mi?

 

2 Mart 2017 Kürtler için tarihte iz bırakan bir gün olarak kayıtlara geçti. 1997’de 40 bin peşmerge ile PKK’nin üzerine yürüyen KDP, aradan 20 yıl geçtikten sonra yeniden PKK ile karşı karşıya geldi. KDP ve Peşmerge Roj’a bağlı birlikler, PKK’nin himayesine almak istediği Şengal’e bağlı Xanesor ve Sinune’ye girmek isteyince çatışmalar çıktı. KCK, YBŞ (Şengal Direniş Birlikleri) ve YJŞ’ye (Şengal Kadın Birlikleri) bağlı 7 militanın hayatını kaybettiğini, 20 militanın da yaralandığını duyurdu. YNK ise, Şengal’e yönelik KDP operasyonunu kınadı, saldırının Ankara ve İstanbul’da planlandığını öne sürdü, amacın da Kürtler arasında savaş çıkarmak olduğunu bildirdi.  Bölgedeki gerginlik devam ediyor. Peşmerge Roj, bölgeye bin peşmerge daha sevk ederken KDP de çok sayıda birliği bölgeye aktarmaya başladı. Aynı şekilde PKK de bölgeye çok sayıda savaşçı sevk ediyor.

 

Görüş ayrılığını IŞİD tetikledi

 

PKK ile KDP’yi karşı karşıya getiren uzlaşmazlığı olgunlaştıran süreç, 2014 yılı Ağustos ayında IŞİD’in Şengal’i ele geçirmesiyle başladı. IŞİD’in çoluk çocuk demeden çok sayıda Ezidi’yi katletmesi, genç kızları köle alarak cariye yapması PKK ile KDP arasında propaganda savaşlarına neden oldu. PKK, KDP’yi Şengal’i kaderine terk etmekle; KDP de PKK’yi bölgede nüfuz elde etmek için dezenformasyon yapmakla suçladı. KCK üst düzey yöneticisi Duran Kalkan’ın 2015 yılı Nisan ayında “Güney Kürdistan artık Erbil’den yönetilemez. Şengal de artık kendisini yönetmelidir” şeklinde verdiği demeç, gerginliği daha da tırmandırdı. Açıklamaya çok sert tepki gösteren Mesut Barzani, Kalkan’ı Kürtlere ihanet etmekle suçladı. Ancak gerginlik ABD’nin araya girmesiyle yatıştı. 7 ay sonra da yerini IŞİD’e karşı ortak mücadeleye bıraktı.  Şengal, 2015 yılı Kasım ayında Peşmerge ve PKK’nin de dahil olduğu bir operasyonla IŞİD’den kurtarıldı. Kent kurtarıldıktan sonra Peşmerge ve PKK Şengal Dağı’nda konumlandı. PKK ayrıca şehir merkezine takviye birlikler kaydırdı.

 

PKK ile KDP arasında güç mücadelesi

 

PKK, Şengal’in kurtarılmasından sonra iki girişimde bulundu. Bu da nüfuz kavgasını yeniden tetikledi. İlk girişim Şengal’i kantonlaştıracağını ilan etmesiydi. Bu karar, KDP ve Barzani tarafından “Irak Kürdistan’ının toprak bütünlüğünün parçalanması” olarak tanımlandı.

 

PKK’nin ikinci girişimi Şengal’i İran’ın çıkarları doğrultusunda şekillendirmeye kalkması oldu.  PKK, İran’a bağlı Haşdi Şabi birliklerini YBŞ adı altında Şengal Dağı’nda konumlandırdı. Bu karar da Barzani’nin ve KDP’nin tepkisine yol açtı. Barzani ve KDP, İran’ın Irak Kürtlerinin bağımsızlığını engellemek  için ellinden geleni yaptığını; Haşdi Şabi’nin Kürdistan toprakları içinde konumlandırılmasının ileride bağımsız Kürdistan projesinin boğulması amacının bir aracı olarak kullanılacağını dile getirdi. PKK’ye bu doğrultuda sert eleştiriler yöneltti.

 

PKK ise KDP’nin İran politikalarından rahatsız olmuştu. KDP-İ’nin (KDP-İran) İran’da yeniden silahlı mücadele kararı aldığını açıklaması, bunun için de Irak-İran sınırında PKK’nin Medya Savunma Alanı olarak ilan ettiği bölgeye savaşçı yerleştirmesi, PKK’nin tepkisine neden oldu. Bu yüzden KDP-İ ile PKK arasında zaman zaman ölümlerle biten çatışmalar çıktı. 2015 Mayıs ayında sınır hattında bulunan Keleşin bölgesinde yaşanan çatışmada iki peşmerge hayatını kaybetti.

 

PKK-KDP çatışma tarihi

 

PKK ile KDP ilk kez 2 Mart 2017 günü karşı karşıya gelmedi. Geçmişte de, özellikle 1990’lı yıllarda da sık sık karşı karşıya geldikleri oldu. 1982 yılında PKK, Barzani’nin onayı ile Kuzey Irak’ta bulunan Lolan bölgesine yerleşti. Bir yıl sonra iki güç arasında dayanışma ilkeleri adı altında bir uzlaşma metni imzalandı. Ancak anlaşma 1987’de bozuldu. Bozulmasının en önemli nedeni KDP’nin PKK’yi Türkiye’yi kendisine karşı kışkırtacak eylemler yapmakla suçlamasıydı. Gerginlik, 1988 yılında iki tarafça imzalanan bir protokol ile sona erdi.

 

PKK ile KDP arasındaki uzlaşma, karşılıklı propaganda savaşının da etkisiyle 1992 yılı Temmuz ayında yeniden bozuldu. KDP’den ayrılarak PKK’nin Kuzey Irak’ta kurduğu yan kuruluş olan PAK’a (Kürdistan Özgürlük Partisi) katılan Sadık Ömer’in Dohuk’ta suikasta uğraması, PKK’nin de misilleme yaparak 4 KDP’liyi öldürmesi çatışmalara yol açtı. KDP Haziran ve Temmuz aylarında PKK’nin Irak’taki kamplarını bombaladı, ayrıca PAK üst düzey yöneticilerini de tutukladı. Aynı yılın Kasım ayında ise YNK ile birlikte PKK kamplarına yönelik, Türkiye’nin de dahil olduğu kapsamlı bir saldırı başlattı. Çatışmalar 40 gün sürdü. Çatışmalar “bırakuji” (kardeşler arası çatışma) olarak tanımlandı.

 

1995 yılı Ağustos-Aralık ayları arasında PKK ile KDP arasında çıkan çatışmalar ise 5 ay sürdü. Çatışmalarda PKK’nin bin kadar kayıp verdiği iddia edildi.1996 yılında ise KDP ile PKK arasında anlaşma imzalandı. Anlaşma ile PKK’ye Kuzey Irak’ta serbestçe hareket etme hakkı tanındı. 1997 yılında PKK-KDP ilişkileri yeniden gerildi. PKK’nin Habur sınır kapısı gelirlerinden hak iddia etmesi üzerine Türkiye’nin Mayıs-Temmuz ayları arasında icra ettiği sınır ötesi Çekiç operasyonuna Barzani 40 bin peşmerge ile katıldı, PKK ile çatışmalara girdi.

 

Bundan sonra ne olacak?

 

KDP, yirmi yıl sonra PKK ile yeniden karşı karşıya geldiği Şengal’de çözüm için üç temel şart öne sürüyor. Bu şartların neler olduğunu KDP Sözcüsü Mahmud Mihemed 6 Mart günü düzenlediği toplantıda açıkladı. Mihemed’e göre, (1) Şengal Kürdistan yönetimine bağlı bir bölge olarak kalmalı.  (2) Şengal Kürdistan yönetimi yasaları çerçevesinde yönetilmeli. (3) PKK buna saygı göstermeli ve Şengal’den çekilmeli.

 

1990’lı yıllarda olduğu gibi bugün de KDP’nin Türkiye’nin buyruklarıyla hareket ettiğini iddia eden PKK ise, Şengal’in kaderine Şengal halkının karar vermesi gerektiğini söylüyor. 7 Mart’ta News Channel TV’ye konuşan KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Bese Hozat, Barzani’nin tutumunu “işbirlikçilik, hainlik, ihanet” olarak değerlendirdi. PKK ayrıca Şengal’de saldırıya geçenlerin Peşmerge Roj olduğunu, bu güçlerin Türkiye tarafından Suriyeli Kürt mültecilere kurdurulduğunu ve eğitildiğini ileri sürüyor.

 

Çatışmaları doğuran dinamiklere baktığımızda, uzlaştırılması imkânsız görünen üç faktör ön plana çıkıyor. Birinci faktör, İran Kürtleri konusunda rekabet yaşanması. İran yönetimine karşı askeri mücadele başlatma kararı alan KDP-İ’nin Kuzey Irak’taki Xınere ve Xakurk alanlarında üslenmesi, bu alanları Medya Savunma Alanları ilan eden PKK’de rahatsızlık yarattı. PKK İran Kürtleri üzerindeki siyasi nüfuzunun KDP-İ tarafından kırılmasını istemiyor.

 

İkinci faktör, Şengal üzerinde kimin etkili olacağı konusunun KDP ile PKK’yi aşan boyutları içermesi. Şengal üç ülke (İran, Türkiye, Suriye) arasında yer alan, stratejik önemi olan bir bölge. Bu konumu dolayısıyla Türkiye Şengal’de KDP’nin; İran, Suriye ve Irak da PKK’nin güçlü ve etkili olmasını istiyor.

 

Üçüncü faktör ise, iki hareketin Kürt milliyetçiliğinde farklı perspektifler taşıması. KDP daha realist bir milliyetçi tasavvur geliştirirken PKK daha idealist bir perspektiften hareket ediyor. KDP Irak Kürdistanı ile sınırlı bir Kürt ulusu projesinin savunuculuğu yaparken, PKK dört parçayı esas alan konfederal bir ulus projesi için mücadele veriyor.

 

İki farklı milliyetçilik tasavvurunun arkalarına farklı bölgesel güçleri alması da işleri içinden çıkılmaz bir hale getiriyor. Eğer PKK Şengal’den çekilme yönünde bir karar almaz, KDP’nin Şengal’e ilişkin amaçlarına engel çıkarmaya devam ederse, taraflar yirmi yıl sonra yeniden bir bırakuji (kardeşler arası çatışma) deneyimi yaşayabilir.

 

Şengal’in Kürt milliyetçiliği için çok simgesel bir önemi var. Şengal, Kürt topraklarının en uç sınırında, hudut bölgesinde yer alıyor. Bu bölge hangi siyasi güç tarafından ele geçirilirse o güç Kürt topraklarını koruyan ve himaye eden bir stratejik önderlik konumuna yerleşmiş olacak. Eğer KDP Şengal’i PKK’ye bırakırsa, Barzani kendi karizmasını çizdirmekle kalmaz; kendi kitlesi üzerinde de PKK lehine psikolojik bir kırılma yaratmış olur. O yüzden yakın bir gelecekte KDP ve PKK’nin kanlı bir şekilde karşı karşıya gelmeleri şaşırtıcı bir gelişme olmayacak.

 

Ancak perde arkasında Amerika’nın PKK ile KDP’nin savaşmasından rahatsızlık duyduğu, iki tarafı barıştırmak için devrede olduğu konuşuluyor.