Danışmanlar iktidarın iradesini yansıtıyorsa…

 

Uzunca süredir başdanışmanlık rütbesiyle konuşup yazan isimler var. Danışmanlığın “karar vericilik” olmadığını biliyoruz. Fakat istikrarlı biçimde oturdukları koltuklar, onların, Cumhurbaşkanı’nın düşünce dünyasına ilişkin bize fikir verebilecek temsilciler olduğunu düşündürtüyor. Israrla savundukları temel düşüncelerin, strateji analizlerinin Erdoğan gözünde değeri olmasa, sert tartışmaların öznesi olmuş bu isimlerin hala o koltuklarda oturmaları ve bu kadar görünür olmaları herhalde mümkün olmazdı.

 

Eğer bu akıl yürütme yanlış değilse, durum hakikaten ürkütücü demektir.

 

Bu danışmanlara bakarsanız yaşadığımız ağır terör dalgası Türkiye’nin doğru yolda olduğunu gösteriyor. Türkiye Ak Parti iktidarlarıyla, ilk kez kendi çıkarlarını temel alan bağımsız dış politika üretebilir konuma geldi ve bunun kaçınılmaz bedelleri var.  Küresel ölçekte büyük bir güç kayması yaşanıyor ve yükselen bir ülke olarak bölge kaynaklarının yeniden paylaşımında emperyalist güçlerin hedefindeyiz. DAEŞ, PKK taşeron örgütler olarak bu güçlere hizmet ediyorlar.

 

Söylenen özetle bu.

 

Bu açıklama şeması, bazı doğrulara dayanarak ve politikanın son derece karmaşık, sayısız yaşamsal detaylarla dolu dinamiklerini görünmez kılarak, başımıza gelenleri “haklı ve doğru” yolda olmanın sonucu olarak gösteren bir basite indirgemeciliği ifade ediyor. Düz mantığa seslenmenin; hazır düşünce kalıplarına yaslanmanın; “haklı ve kişilikli” olma gururunun cazibesini taşıyor.

 

Bu tür propagandalara alışığız. Fakat iş siyaset stratejisi iddiası taşımaya yöneldiğinde hamaset deyip geçemeyiz.

 

YAZININ DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

Önceki İçerikYüksekova’daki havalimanına 11 ay sonra uçak indi
Sonraki İçerikIŞİD ya da DEAŞ meselesi…