Leşker-i Rumi

Biz kışın Torosların öte yakasından, Orta Anadolu’dan çalışmaya gelen insanlara “Urumlu” derdik. “Urumlular geldi, Urumlular gitti.” Ben bu tanımın Rumlukla ilişkisi olduğunu yıllar sonra anlayacaktım. Şimdi Trakya tarafına ve ötesine Rumeli diyoruz. Halbuki Anadolu yüzlerce yıl doğusundaki topluluklar için 'Rumeli', 'Rum diyarı' olmuştu.

Yıllar önceydi. Dönemin Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Feridun Çelik’le bir kahvede sohbet ediyoruz. O sırada yöre türkücülerinden olduğu anlaşılan bir sanatçı da masamıza dahil oldu. Kürtçe eski bir türküyü Diyarbakır’daki radyolardan birisinde okuduğu için radyo, 1 yıllığına kapatılmıştı.

“Haydi burada da oku” dediğimde, ilginç bir karşılık vermişti. “Bir kere okudum radyoyu kapattılar, bir daha okursam benim ağzımı kapatıp içeri atarlar” demişti. Türküyü merak ettim. Şimdi ayrıntıları aklımda kalmamış. Hatırladığım, sorun türkünün içinde “Leşker-i Rumi” sözcüklerinin geçmesiydi.

Türkü, Osmanlı ordusunun o bölgeye yaptığı bir operasyonu ve baskıyı anlatıyordu. Leşker-i Rumi bölgede Osmanlı ordusunun adıydı. Diyarbakır’daki devlet, Osmanlı ordusunu hedef alan bu Kürtçe türküyü, Türk ordusuna hakaret kabul etmiş ve yayınlayan radyoyu tam bir yıl kapatmıştı.

Gerçekten Leşker-i Rumi sözcükleri Osmanlı ordusu anlamına mı geliyordu? İnternete baktım şu tarifi buldum: “Dersimliler tarafından ‘Türk askerleri’ yerine kullanılan ifade.” Müslümanlar da tarihte Anadolu’yu Diyar-ı Rum diye tanımlamış. Doğu İslam dünyası da Selçuklulara, Rum Sultanlığı demiş.

Sonra biraz karıştırdım. Erzurum’un orijinal ismi Arz-ı Rum. Konyalı Mevlana’nın tam isminin, Mevlânâ Celâleddin-i Rumi olması da durumu anlamamıza yardımcı oluyor. Doğup büyüdüğüm memleketim Tarsus’a büyük çoğunluğu Sivaslı olan aileler gelirdi. Kadınlar ev işleri yaparken, erkekler odun kırma gibi işlerde çalışırlar, kışı ılık yörelerde geçirirlerdi.

Biz kışın Torosların öte yakasından, Orta Anadolu’dan çalışmaya gelen insanlara “Urumlu” derdik. “Urumlular geldi, Urumlular gitti.” Ben bu tanımın Rumlukla ilişkisi olduğunu yıllar sonra anlayacaktım. Şimdi Trakya tarafına ve ötesine Rumeli diyoruz. Halbuki Anadolu yüzlerce yıl doğusundaki topluluklar için ‘Rumeli’, ‘Rum diyarı’ olmuştu.

Bu hikayeyi neden hatırladım? Dünyanın dört bir yanında milliyetçiliğin temel sıkıntısı ‘öteki’dir. Bu öteki, kimi zaman kadındır, kimi zaman çocuk, kimi zaman eşcinsel, kimi zaman Alevi, kimi zaman Kürt. Kimi zaman da Yahudi ya da Hıristiyan. Bir önce gelen, bir sonra geleni kendi hayatı için tehlikeli sayar.

YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN