Ana SayfaYazarlarMenderes'i anladık, peki cellat kim?

Menderes’i anladık, peki cellat kim?

Menderes hatırlatmalarını anladık. Tehdidin muhatabı Erdoğan. Bu mesajın taşıyıcılığını ise Aydın Doğan medyası yapıyor. Peki cellat kim? Bu sorunun yanıtını bulmak için tehdidin kaynağına bakmak gerekiyor; Menderes'i hatırlatan Doğan Medya Grubu'nun oyuna sürdüğü baş kişi PKK'yı arkasına alan Demirtaş. Bu alçakça işi PKK ve HDP'ye ihale ettiler. Bu kirli seçim oyununun ardından gelecek hamle iç karışıklık, kaos ve darbedir. 

Menderes'i idam ettikleri 27 Mayıs'ı, bu ülkeye yıllarca "Demokrasi ve Hürriyet Bayramı" olarak kutlattılar. Bugün seçim yarışı adı altında yine aynı "Demokrasi ve Hürriyet" oyunu sahneleniyor.  Önüne geçilmeze ülkenin sürükleneceği nokta 27 Mayıs'tan beter olacak, iç savaş ve Türkiye'nin bölünme süreci başlayacak. 

Menderes'i hatırlatanlara gösterilen en küçük tepkiye ise doğrudan ABD'den yanıt gelmekte. New York Times, Erdoğan'ı, kendisini tehdit eden odakları eleştirmesine bile karşı çıkarak NATO'yu müdahaleye çağırabilmektedir. Doğan'a dokunanı NATO'yla tehdit ediyorlar. Merak ediyorum; NATO, Türkiye'yi mi korumakla sorumlu yoksa Aydın Doğan'ı mı? New York Times'ın uyarısı, Menderes tehdidinin kaynağını net bir şekilde göstermiyor mu?

7 Haziran seçimleri, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ı siyasi olarak zayıflatma planının ilk aşaması olarak icra ediliyor. Bunda başrolü PKK ve Demirtaş'ın HDP'si üstlendi. Eski devletin bütün bileşenleri, meşru-gayrimeşru bütün güçler Demirtaş'ı desteklemek için seferber edildi. Geniş bir koalisyon oluşturuldu. MHP bile bu darbe koalisyonunun parçası haline getirildi. Seçim sonrası gelecek hamle ise partisi ile Erdoğan'ın arasını açarak onu Menderes'in akıbetine doğru adım adım sürüklemek olacak. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı yalnızlaştırmak için onu meydanlardan uzak tutmaya ve millet ile olan bağını kesmeye çalışıyorlar. "Tarafsız Cumhurbaşkanı" dayatmalarının sebebi bu. Erdoğan'ın meydanlara çıkarak partisine zarar verdiğini ve seçim sonuçlarını olumsuz etkilediğini iddia eden yazı ve yorumların idam sehpasına giden yola taş döşemek anlamına geldiğini maalesef söylemek zorundayım.

Tarihimizin en büyük kardeşlik sürecini başlatan, akan kanı durduran Erdoğan'ı Muhammed Mursi gibi devirerek, Menderes gibi ipe yollayarak bu topraklarda yüz yıllarca sürecek bir düşmanlığın temellerini atıyorlar. Bunun cellatlığını Kürtler adına yola çıkan HDP ve PKK'ya ihale ettiler. Bu topraklarda eski devletin Kürtlere yönelik ret, inkâr ve asimilasyon politikasını bitiren, kardeş kanını dökmeye son veren adama, yani Erdoğan'a cellat olarak "kardeş" olarak görmek istediği insanları görevlendirdiler. 

Yerli ve dış güçlerin bu kirli cellatlık görevini üstelenen PKK ve HDP sadece barış sürecine değil, bin yıllık kardeşliğe de ihanet etti. PKK ve HDP, Kürtleri de bu ihanete ortak etmek için Güneydoğu'da görülmemiş derecede baskıya ve tehdide başvuruyor. 

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın A Haber'de Mehmet Barlas'a konuk olduğu programda dile getirdiği parti teşkilatlarındaki rehavetin, ölümcül sonuçlar doğuracak bir atalet olduğunun altını çizmekte fayda var. 

AK Parti, Menderes'in akıbetinde olduğu gibi millet iradesi idam sehpasında boğdurulmadan harekete geçmek zorunda. Zaman durma zamanı değil; kararsızlık, kafa karışıklığı ve atalete teslim olmak vahim sonuçlara yol açar. Süslü giysiler içinde saklanan bu darbe koalisyonunun muvaffak olmasını engellemek millet iradesinin sandıkta tecelli etmesini sağlamaktan geçiyor. Bu tarihi sorumluluk AK Parti'nin omuzlarında.

- Advertisment -