Papa Francis Katolik dünyasını sarsıyor…

Hiçbir papanın yapamadığını yaptı, Katolik Kilisesi’ni yumuşattı daha sevimli bir hale getirdi. Küresel bir hayranlık kazandı. Vatikan Sarayı yerine iki odalı basit bir apartman dairesinde yaşamayı seçti. Geceleri korumasız olarak yoksul mahallelere giderek insanlarla ekmeklerini paylaştı.

013’te göreve başladığında “aykırı papa” olduğu biliniyordu. Bu aykırılığını, şimdi reformlarla kayıt altına almaya ve Katolik dünyasının tutucu geleneklerini sarsmaya girişmiş bulunuyor.

Gazetelere haber şöyle yansıdı: Katoliklerin ruhani lideri Papa Francis, Vatikan’da, kilisenin gelecekteki yönü konusunda Katolik cemaatine danışmak için iki yıllık bir süreç başlattı. Bazı Katolikler, bunun kadın cemaati, evli rahipler ve eşcinsel ilişkiler gibi konularda değişikliğe yol açacağını umuyor. Bir kısım Katolik de bu çalışmanın kilisenin ilkelerini baltalayacağından korkuyor. Papa Francis, İtalya’dan Arjantin’e göçmüş bir işçi çocuğu. Entelektüel bir din insanı. 8 dil bildiği söyleniyor. Esprili, şakacı, mütevazı ve aynı zamanda ezber bozucu…

Ezber bozan bazı çıkışlarını şöyle sıralayabiliriz:

1. Tecavüze uğramış 44 yaşındaki bir kadını arayarak teselli etti. Tecavüz mağdurları eskiden kiliseye kabul edilmezdi.

2. Sade kıyafetler giyiyor, ayakkabısını eskiyene kadar değiştirmiyor. Gerektiğinde toplu taşımayı kullanıyor. Kilise üyelerinin yaşadığı aşırı lüks hayatı hep eleştiriyor.

3. Hiçbir papanın yapamadığını yaptı, Katolik Kilisesi’ni yumuşattı daha sevimli bir hale getirdi. Küresel bir hayranlık kazandı.

4. Vatikan Sarayı yerine iki odalı basit bir apartman dairesinde yaşamayı seçti. Geceleri korumasız olarak yoksul mahallelere giderek insanlarla ekmeklerini paylaştı.

5. Dünyanın en zengin kurumu olan Katolik Kilisesi’nin bankası Vatikan Bankası’na yönelik soruşturmalar başlattı. İşten çıkarmalar ve cezai suçlamalarla Vatikan’ı yolsuzluklardan temizlemeye devam ediyor.

6. Alman piskopos Franz-Peter Tebartz-Van Elst’in 41 milyon dolar harcadığı şatosu yüzünden piskoposluk unvanını geri aldı. Ceza olarak bir manastıra gönderdi, her gün yoksullara yemek servisi yapmaya mahkum etti.

7. Katoliklerce asla kabul edilmeyen ve aforozla sonuçlanan boşanmış ailelere, kilisesinin kapılarını açtı ve şunları söyledi: “Geçmişte kilise ahlaksız ya da günahkâr olanlara karşı çok sert davrandı. Artık yargılamıyoruz. Kilisemiz heteroseksüeller, homoseksüeller, kürtaj karşıtları ve kürtaj yanlıları için yeterince büyük. Muhafazakârlara, liberallere hatta komünistlere bile kapımız açık.’’

8. Kilisenin gey ve lezbiyenlere karışmaması gerektiğine inandığını belirtti. Bu konuda “İnançlı ve iyi niyetli ama gey, ben kimim ki onu yargılayayım?” yorumunu yaptı. Kilisenin kürtaj yaptırmak isteyen kadınların yanında olması gerektiğini savundu.

9. “Ateistler de iyi insan oldukları için cennete gidebilir” dedi. Son çarpıcı yorumu da şu: “Adem ile Havva bir masaldır ve cehennem yoktur.”

10. Kiliselerde çocuk tacizinin önüne geçmek için komite kurdu ve bu fiillerin suç kabul edilmesi yönünde kanunu değiştirdi. Çocuk istismarcısı rahipleri adalete teslim etti ve onları koruyanları tehdit etti. 

YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN

Önceki İçerikBabacan’dan Erdoğan’a cevap: “Ekonomik kurtuluş savaşı falan yok”
Sonraki İçerikFutbol âleminin aykırı sesi: Altınordu