Sonuçta derdimiz alfalık müessesesiyle…

Aslında dişi maymunların arasında nispeten gevşek bir sosyal hiyerarşi varmış. Erkeklerde öyle mi oysa? Kurallar belli. Mesela, en yaşlı erkek alfa olur. Dolayısıyla Yakei sadece “alfamız erkek olmalı” kuralını değil, aynı zamanda “alfamız yaşlı olmalı” kuralını da yerle yeksan etmiş, kendisinden yaşça çok büyük erkeklere de liderlik ediyormuş.

Japonya’da üç büyük adada yaklaşık yüz bin yabani makak maymunu yaşıyormuş. Bunların bin beş yüz kadarı Kyushu adasında 1952 yılında maymunları korumak ve doğal bir yaşam alanı oluşturmak için kurulmuş olan Takasakiyama doğal parkında iki farklı grup halinde hayatlarını sürdürüyormuş. Ve, yetmiş yıldan beri gözlemlenen bu maymun gruplarının birinde iki hafta kadar önce olağanüstü bir “lider değişimi” yaşanmış. 9 yaşındaki dişi makak Yakei, 5 yıldır grubun lideri olan 31 yaşındaki erkek makak Sanchu’yu devirmiş ve yerine geçmiş. Hayırlı olsun!

Bir ay kadar önce Yakei’nin 2 yaşındaki kızı bir arkadaşıyla kavga ederken, “alfa erkeği” Sanchu kavgayı görmüş ve böyle bir durumdaki bir alfa ne yaparsa onu yapmış, olaya ağırlığını koymak için müdahale etmeye kalkmış. Ama…

İşte orada beklemediği yerden, kız çocuğunun annesi olan Yakei’den aldığı darbelerle (doğal parkın kanunlarına aykırı olarak ve Japonya’da bu gözlem altında tutulan maymunlarda ilk ya da ikinci kez) alaşağı edilmiş: Ne karışıyorsun çocukların kavgasına! Bence Yakei çok haklı.

Haklı olduğu kadar öz güvenli ve öfkeli bir maymun olan Yakei bu olayın sonucunda grubun lideri haline gelmiş. Yani artık grupta onun sözü geçiyor, artık o dehşet saçıyor. Onu gören yavru maymunlar korku ve belki biraz da hürmetten, kaçışıyorlarmış. Onu gören erkek maymunlar suspus olup yolundan çekiliyorlarmış. Artık raconu Yakei kesiyormuş anlayacağınız.

Dile kolay en az 70 yıldır ilk defa!

İşin uzmanları Yakei’nin bu baskın (belki de agresif demeliyiz) karakterinin kaynağının 20 yaşındaki annesi Bikei olduğunu iddia ediyorlarmış. Bikei, grubun dişi maymunlarının lideriymiş. Ancak Bikei gibi bir annenin kızının bu doğa kanununu yerle bir edip grubun alfası olabileceğini söylüyorlarmış.

Aslında dişi maymunların arasında nispeten gevşek bir sosyal hiyerarşi varmış. Erkeklerde öyle mi oysa? Kurallar belli. Mesela, en yaşlı erkek alfa olur. Dolayısıyla Yakei sadece “alfamız erkek olmalı” kuralını değil, aynı zamanda “alfamız yaşlı olmalı” kuralını da yerle yeksan etmiş, kendisinden yaşça çok büyük erkeklere de liderlik ediyormuş.

İşler şimdilik gayet iyi gidiyormuş. Grupta fevkalade bir durum yokmuş. Üstelik Yakei diğer 677 maymuna liderlik ettiği için mutlu ve gururluymuş. Kim olmaz ki? Sosyal normları yıkmış, kendi yolunu açmış, daha fazla söz hakkı, daha fazla yemek… Daha ne olsun?

Beklenebileceği gibi, Yakei alfa olunca, dişilerde görülmeyen davranışlar sergilemeye başlamış: Ortalıkta dolaşırken, kuyruğunu havaya kaldırıyormuş, dişi maymunlar bunu hiç yapmazlarmış normalde, her türlü kavgaya teşne bir tavır sergiliyormuş, yani kelimenin tam manasıyla aranıyormuş, amiyane tabirle ona buna bulaşmaya çalışıyormuş. Ama erkek dişi hiçbir maymun bu aranmalara/bulaşmalara cevap verecek kadar cesur değilmiş.

Yakei’nin halihazırda üç çocuğu varmış. Havalar soğuyunca Kasım’dan Mart’a kadar süren çiftleşme döneminden sonra yeni çocuklarının olması da bekleniyormuş. Çocuk da yaparım, alfa da olurum!

Makak maymunu kız kardeşimizin bu başarısı ilk planda beni şöyle bir gururlandırdı. İstersek olur. Bizden korkun. Benim kuralım, benim hayatım.

Ama sonra insanlar arasındaki alfa erkekleri ve alfalaşmak zorunda kalan ya da öyle hisseden hemcinslerim geldi aklıma.

“Ben bilirim, ne konuşulacağına, kimin konuşacağına ben karar veririm, bir “yanlış” olursa en iyi ihtimalle utandırırım ya da kısaca grubun dışına iterim, yok sayarak. Grubun kadınları ve hatta erkekleri bana hayran olacak derecede zeki olmalıdır, her zaman. Zeka mühim tabii. Zeki sayılma kurallarını ben belirlerim. Tüm kuralları ben belirlerim aslında. Ama bir sorun neden? Grubun mutluluğu ve huzuru için. Herkesi düşünürüm, onların kendilerini düşünmelerine gerek yoktur. Hatta düşünmemeleri daha iyi olur. Çünkü her an uyumsuz hale gelebilirler ki bunu tolere etmem mümkün değil.

Bir alfa erkeğinin dilinden dökülmese bile aklından geçen bir düşünce akışı olabilir bunlar.

Alfa erkekleri içimizdeki korunmak kollanmak hissine hitap ettiklerinden olsa gerek, ilk planda cazip görünebilir ama hemen sonrasında çok sıkıcıdırlar. En önemli ortak yanları alfa olduklarının farkına varamayacak ölçüde alfa olmalarıdır. Durum o denli “fıtrat meselesi”dir yani. Adeta tabiat kanunu… Kimisi kavrama yabancıdır belki, ayrıca tabii ki, kendini, ne olduğunu düşünme gereği duymaz, alfaymış betaymış fark etmez. Kavrama aşina olanlar da, sosyal rolleri gereği ya da siyaseten doğru olmak için ya da öylesi “şık” olduğu için profeminist olanlar dahil, kendilerini değil, kendileri dışındaki rakip alfaları teşhis edebilirler. Her şey sadece o alfanın hakkıdır. Herkese tek tek puan verirler, puan verme isabetinin takdir edilmesini isterler, itirazları yok sayarak yok ederler. Uyum çok önemlidir! Çorap söküğü tehlikesi büyüktür. Alfa uyumlu kadınlar ve erkekler bizi tehlikelerden korur!

Alfa erkeklerinin olduğu bir grup aşağı yukarı bu minvalde yürüyüp giden, muhtemelen gruptaki her bireyin ama daha çok da, grubun kadınlarının kuralları içselleştirmediği durumlarda barınamadığı, aslında barınamayarak çok da iyi yaptığı gruplardır. En azından bazı kadınların gözüyle bakıldığında böyle görünebilir. Sıkılıyorsak bir nedeni vardır, düşmanlık yapmaktansa uzaklaşmak ferahlatıcı olabilir.

Bu durumda Yakei’ye bir çağrım olacak: Gel Yakei, bu alfalık işini bir düşün. Zor da olsa, bu kadar kuralı yıkmış biri olarak bunu başarabilirsin. Alfalık iddiasındakilerle değil, erkek olmanın doğal ayrıcalıklarını sıkıcı bulabilecek sorumluluk sahibi bir maymun olma iddiasındaki erkeklerle, hayata bağlı dişilerin birlikte yaşayabileceği bir gruba dönüşsün grubunuz. Buna layık erkekler yoksa, diğerleri senden korkmaya devam etsinler. Sen, birbirini kollayan dişilerin huzurlu hayatının tadını çıkar. Alfa olup da sıkılmaya ve sıkmaya hiç gerek yok. Dişi liderlik de böyle bir şey olmalı ama di mi? Sonuçta derdimiz alfanın dişi ya da erkek olmasıyla değil, alfalık müessesesiyle.

Not: Yakei hakkındaki bilgileri birkaç farklı kaynaktan ama en çok şu linktekinden aldım; https://www.vice.com/en/article/akga5j/japan-female-monkey-yakei-zoo

Önceki İçerikBaşkasının yalancısı
Sonraki İçerikBir Alman’ın Hikâyesi (1)