Rojava tehlike değil mi?

Hendek çatışmalarında inanılmaz bir cephane ve silâh stoku ortaya çıktı. PKK’nin çok kısa bir sürede başka bir yerden bu kadar silâh ve cephane bulması ve ülkeyi sokması mümkün değildi. Ele geçen silâh ve mühimmat, Rojava’da kullanılan silâh ve mühimmat ile yakınlık gösteriyordu.

05.10.2019 11:13
Cengiz-Kapmaz



 

Türkiye-Rojava güvenlik etkileşiminin birbirinden farklı iki boyutu var. Birinci boyut görünen kısım. Bu boyuta bakarsak, evet, Rojava’dan Türkiye’ye doğrudan yöneltilen bir tehdit olmadı. Dolayısıyla “Rojava Türkiye için bir tehlike değil.” Ancak meselenin bir de görünmeyen boyutu var. O boyuta bakarsak ilk boyutta gördüklerimizden daha farklı şeylerle karşılaşırız.

 

Rojava, bugüne kadar Türkiye’nin ulusal güvenliğini dört kez önemli şekilde etkiledi. İlki çözüm sürecini bitirmesiydi. Çok konuşulduğu, tartışıldığı, artık genel kabul haline geldiği için, bu faslı ayrıntılara girmeden geçiyorum.

 

İkincisi Kürt sokağını karıştırmasıydı. 2014 yılında Türkiye’nin 16 ilinde IŞİD’in Kobani saldırıları gerekçe yapılarak protesto gösterileri oldu. Kamu düzenini ciddi şekilde alt üst eden gösterilerde 46 kişi öldü, 682 kişi yaralandı.

 

Üçüncüsü Türkiye’de hendek siyasetine “esin” ve zemin yaratmasıydı. PKK’nin 2015 Eylül-2016 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirdiği hendek atraksiyonu Rojava’daki deneyimi Türkiye’ye uyarlama çabasıydı.

 

Dördüncüsü Rojava silahlarının Türkiye’deki eylemlerde kullanılması, bunun sonucu can kaybı yaşanması oldu. Rojava silahları ilk kez hendek siyasetinde kullanıldı. Bunu şu üç karineye dayanarak söyleyebiliyoruz:

 

(a) Hendek çatışmalarında inanılmaz bir cephane ve silâh stoku ortaya çıktı. Sadece operasyonların beşinci ayında 2313 bomba düzeneği imha edildi; 830 silah, 47 roketatar, 645 roketatar mermisi, 431 el bombası, 98 bin mühimmat ele geçirildi. (b)  PKK’nin çok kısa bir sürede başka bir yerden bu kadar silâh ve cephane bulması ve ülkeyi sokması mümkün değildi. (c) Ele geçen silâh ve mühimmat, Rojava’da kullanılan silâh ve mühimmat ile yakınlık gösteriyordu. Bütün bunlar için, o dönemde kısmen basına da yansıyan güvenlik raporlarına bakılabilir.

 

Rojava silâhları sadece hendeklerde kullanılmadı. Rojava üzerinden temin edilen silâhlar bir şekilde dağ ortamına, oradan da sınır hattına ve Türkiye içlerine gönderildi, gönderiliyor. Güvenlik makamları özellikle drone’lara ve güdümlü füzelere dikkat çekiyor. Bu konuda değişik çevrelerden edindiğim değerlendirmelere göre, hendek operasyonu hariç, eylemlerde kullanılan silâhlar sonucu (güdümlü füze, havan, havan mermileri, bomba düzenekli drone’lar) yaşamını yitiren güvenlik görevlisi sayısı 85. Devletin elinde bu konuda yapılmış spesifik bir çalışma olup olmadığını bilmiyorum. Ancak özellikle ABD ile yürütülen temaslarda bu konunun belge ve bulgularıyla masaya getirildiğini tahmin ediyorum.

 

Görüldüğü üzere, “TC ne yaparsa hatâlı, Kürt siyasi aktörleri ne der ve yaparsa zamanın ruhuna uygun ve doğru” önermesiyle hareket eden bazı kesimlerin öne sürdüğü “Rojava Türkiye için güvenlik riski oluşturmuyor” tezi, saha verileriyle doğrulanmıyor. Bir yazım daha olacak. O yazıda, Türkiye’nin Rojava’yı tehlike olmaktan çıkarmaya yönelik uygulamalarını tartışacağım.

 

 

Yazarın Tüm Yazıları

Bu yazıya ilk siz yorum yapın.

Yorumlar(0)

Yorumlarınızı kendi özgün iradenizle yayınlamakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üslenmektesiniz. Yorum yaparak Toplum Kuralları ve Kullanım Koşulları'nı kabul etmiş sayılırsınız.