İnfaz Kanunu ayrımcılık yapmasın

 

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, cezaevi personelinin hafta sonu eve gitmeyeceğini açıkladı. Belli ki aşırı dolu cezaevleri bir sağlık riski oluşturuyor. Hükümet ve muhalefet, cezaevlerinin yükünün azaltılması konusunda hemfikir. En az 100 bin tutuklu ve hükümlünün tahliyesini kapsayan bir kanun değişikliğinden söz ediliyor. Ancak “Kimleri kapsamalı?” sorusuna, farklı partilerin yaklaşımı farklı. Millet İttifakı’nın üzerinde konuştuğu taslak, muhalif siyasileri kapsamıyor. CHP ise siyasileri de içine alan bir infaz indirimden yana.

 

Adli tutuklulara açılan kapılar, siyasilere kapatılırsa yanlış bir iş yapılmış olacak. İç barışa, dayanışmaya özellikle bu günlerde ihtiyacımız var. Önümüzdeki haftalarda cezaevlerinden gelebilecek kötü haberleri beklemek yerine, Meclis’in bir an evvel eşitlik, adalet ve toplumsal fayda esasına dayalı bir infaz indirimi sağlamasından yana olalım.

 

İlaç ve aşı ne zaman?

 

İlaç ve aşıda durum nedir? Corona virüs, Sars-Cov-2 virüsünden kaynaklanan COVID-19 salgınıyla ilgili tartışma, test kiti, maske ve aşı üzerinden yürüyor. İspanyol Başbakanı Pedro Sanchez, bir aşı geliştirilene kadar toplumun kurallara uyması gerektiğine vurgu yaptı.

 

Aşının geliştirilmesi için (8 ay gibi bazı çok iyimser tahminleri bir kenara bırakırsak) 12 ay, 18 ay gibi sürelerden söz ediliyor. Peki aşıdan önce ilaç geliştirilebilir mi? “Rusya ilacı buldu”, “Fransa’da bir ilaç geliştirildi”, “ABD’de MIT’de ilaç geliştiriliyor”, “Japon Remdesivir ilacı corona virüse iyi geliyormuş”, “Sıtma için kullanılan ilaç COVID-19’u tedavi edebilir” gibi başlıklar görüyoruz. 2-3 ay içinde etkili bir ilacın geliştirilebileceğini düşünen uzmanlar da var, beklentileri daha kötümser olanlar da.

 

Almanya’nın corona virüs ile mücadelesini yönlendiren virolog Christian Drosten, kötümser. Virüse karşı etkili bir ilaç veya aşı bulunmasını kısa vadede kolay görmeyen Drosten, normal hayata dönüşümüzün de uzun süreceğini tahmin ediyor. Aşı ve ilaç araştırmacılarının üzerinde çalıştıkları noktalardan biri, virüsün yüzeyindeki, hücrenin içine girişi sağlayan protein. Bu proteinin bloke edilmesi yoluyla, virüsün etkisinin kırılması için, Boston’daki MIT kuruluşu, bir peptid geliştirmeye çalışıyor.

 

Virüsün hücreye girmek için kullandığı spike proteininin fotoğrafı atom mikroskobuyla çekildi. Virüsün genetik haritasına dair epey bilgimiz var. Ama bütün bunlar, etkili bir ilaç geliştirmek için tek başına yeterli değil. İlaç tedavisinin yanısıra, antikor tedavisi de bir seçenek. Büyük felaketlerin, büyük çözümlerin de başlangıcı olduğunu tarihi tecrübelerle biliyoruz. Belki de o günlerdeyiz…

 

 

Önceki İçerikSalgının tırmanışı (endişeli düşünceler)
Sonraki İçerikUzaktan..