Bir gideriz, o kalır.
Bilin bakalım, ne kalır?
Teptiğimiz yol kalır,
Yolun tozu toprağı…
Biz gideriz, ne kalır?
Pabuçlarımız kalır,
Çoraplarımız kalır,
Gömleklerimiz kalır!
Biz gideriz, o kalır:
Meydandaki heykel,
Kuledeki saat
Ve iğde ağacı!
Biz gideriz, o kalır:
Gardıropta kokumuz,
Koltukta başımızın izi,
Ve duvardaki çivi!
Biz gideriz, onlar kalır:
Benzerlerimiz,
İkizlerimiz,
Dublörlerimiz!
Biz gideriz, onlar kalır:
Hamlet, Cyrano, Kişot,
Mişkin, Bloom,
Gılgamış!
Biz gideriz, onlar kalır:
Yarım bırakılan çığlıklar,
Yarım bırakılan şiirler
Tamamlasın diye diriler!
Biz gideriz, onlar kalır:
Kurduğumuz düzenler,
Bulduğumuz kavramlar,
Beyinlere çektiğimiz çizikler!
Biz gideriz onlar kalır:
Ördüğümüz duvarlar,
Açtığımız çukurlar,
Diktiğimiz kuleler!
Biz gideriz, onlar kalır:
Aşılacak tepeler,
Geçilecek engeller,
Varılacak bahçeler!
Biz gideriz, arkamızdan
Yollara ektiğimiz
O kadar çok şey kalır,
O kadar çok iz kalır ki,
Onları örtme işi
Ömür alır, ömürler alır,
Bazen bir kuşağın ömrünü,
Bazen on kuşağın ömrünü…
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.