Anasayfa / Dünya / Trump ile MAGA’nın arasına İsrail girdi

Trump ile MAGA’nın arasına İsrail girdi

İran’a savaş, Trump taraftarlarını böldü. Tucker Carlson ve Megyn Kelly ABD’yi İsrail savaşına girmekle suçladı. Trump, kızdı: “MAGA benim”

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı ve İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in öldürülmesiyle sonuçlanan operasyon, Başkan Donald Trump’ın kendi tabanında ciddi bir kırılma yarattı. Çatışmalarda şu ana kadar altı ABD askeri hayatını kaybetti.

Trump seçim kampanyasında “yeni savaş yok” sözü vermişti. Ancak İran operasyonu, özellikle “America First” çizgisini dış müdahalelere karşı bir doktrin olarak gören MAGA çevrelerinde sert tepkiyle karşılandı.

Eleştirilerin merkezinde ise şu soru var: Bu savaş gerçekten “Amerika için mi”, yoksa “İsrail için mi”?

Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun, İsrail’in İran’a yönelik planlanan saldırısının ABD’nin operasyona katılımında etkili olduğunu söylemesi tartışmayı büyüttü. Rubio, “İsrail’in harekete geçeceğini biliyorduk. Bunun Amerikan güçlerine saldırıyı tetikleyeceğini de biliyorduk. Eğer ön alıcı bir saldırı yapmasaydık daha fazla kayıp verirdik” dedi.

Bu sözler, zaten huzursuz olan MAGA çevrelerinde tepkileri artırdı.

Eski Temsilciler Meclisi üyesi Marjorie Taylor Greene, Trump’ın “America First” ilkesinden uzaklaştığını savunarak, “Amerikan askerleri yabancı ülkeler için ölüyor” dedi. Greene, “‘Make America Great Again’ Amerika önce demekti; İsrail önce değil, başka herhangi bir ülke önce değil” ifadelerini kullandı.

Tucker Carlson ise podcast yayınında daha sert konuştu: “Bu İsrail’in savaşı. Amerika’nın savaşı değil. Bu savaş Amerikan ulusal güvenliği için yapılmıyor.”

Muhafazakâr yorumcu Matt Walsh da Beyaz Saray’ın operasyonu gerekçelendirme biçimini “kafası karışık” olarak nitelendirdi ve Rubio’nun açıklamasını “söylenebilecek en kötü şey” diye tanımladı.

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt ise X üzerinden yaptığı açıklamada, Trump’ın “Epic Fury” operasyonuyla “Amerikalıların ölümünden sorumlu olanları hesap vermeye zorladığını” ve “on yıllardır süren korkaklığı düzelttiğini” savundu.

Ancak erken kamuoyu yoklamaları, İran’a yönelik saldırılara desteğin sınırlı olduğunu gösteriyor. Üstelik bu durum, normalde Trump’a geniş bir hareket alanı tanıyan Cumhuriyetçi seçmenler için de geçerli.

Trump seçim kampanyasında “yeni savaş yok” sözü vermişti. Gazze için bir ateşkes planı oluşturmak üzere “Barış Kurulu” kurmuş, hatta barışı teşvik ettiği gerekçesiyle yeni oluşturulan bir FIFA Barış Ödülü almıştı.

Buna karşın ikinci döneminin ikinci yılında; İran savaşı, Venezuela lideri Nicolás Maduro’yu yakalamaya yönelik operasyon, Suriye, Nijerya ve Somali’deki saldırılar ve Panama Kanalı’nı “geri alma” tehdidi gibi adımlar, tabanda dış politika konusunda ciddi soru işaretleri doğurmuş durumda.

Greene’in sözleri, bu kırılmayı özetliyor:
“Artık Amerika’nın bu ülkeye ne olduğunu, bu kararların kimin için ve kim tarafından alınduğunu ciddi şekilde konuşma zamanı geldi.”

Kelly: “O askerler Amerika için ölmedi”

Eski Fox News sunucusu Megyn Kelly de İran’la savaşta hayatını kaybeden ABD askerlerinin “Amerika için ölmediğini” düşündüğünü söyledi.

“Hiç kimse yabancı bir ülke için ölmek zorunda kalmamalı. Bence o dört asker Amerika Birleşik Devletleri için ölmedi” diyen Kelly, şöyle devam etti:

“Sanırım İran ya da İsrail için öldüler.”

Kelly ayrıca, “Hükümetimizin görevi İran’ı ya da İsrail’i korumak değil, bizi korumaktır. Ve bana göre bu açıkça İsrail’in savaşı gibi görünüyor” ifadelerini kullandı.

Kelly’nin sözleri, MAGA tabanında giderek güçlenen “Bu savaş kimin savaşı?” tartışmasını daha da alevlendirdi.

Trump’tan yanıt: “MAGA benim”

Eleştiriler üzerine Trump, gazeteci Rachael Bade’ye yaptığı açıklamada doğrudan Kelly ve Carlson’a yanıt verdi.

“MAGA Trump’tır — MAGA o iki kişi değil” diyen Trump, şunları söyledi:

“MAGA ülkemizin gelişmesini ve güvende olmasını ister. Ve MAGA yaptığım her şeyi seviyor… Bu, ülkemizi güvende tutmak için almak zorunda olduğumuz bir sapma.”

Kelly için “Biraz tarih kitabı çalışmalı” diyen Trump, İran’ın nükleer silah elde etmesini engellemek zorunda olduğunu savundu.

Carlson’a ilişkin olarak ise, “İstediğini söyleyebilir; bunun benim üzerimde hiçbir etkisi yok” dedi.

Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?

Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.

Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.

Bu Sayfayı Paylaşın