Bunlar, bana dedemin bayramda aldığı
Oyuncak tanklara benzemiyorlar,
Geçerken ağaçları titretiyor, bunlar,
Parktaki çiçekleri, otları,
Gökteki bulutları,
Yağmur beklentisini,
Minareyi
Ve ikindi ezanını…
Bunlar, insanın göğsünde,
Kalbin vurduğu yere
Ve oradan ta
Tanrının yanına kadar
Uzanıp giden yolları
Titretiyorlar.
Kara tahtayı
Ve uçuşan tebeşir tozunu,
Sonra resim defterimi,
Deftere çizdiğim resimdeki
Dağları, bayırları,
Derenin çağıltısını;
Bahçede kuşlar için,
Kediler için koyduğum suyu,
Sokakta komşu çocuklarla
Oyun oynama arzumu…
Dedemin dediğine göre,
Kötülüğün henüz ulaşmadığı
Geleceği de titretiyorlarmış
Bu cuntacı tankları.
18 Temmuz 2016
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.