Futbolun yetenekten ibaret olmadığını artık anlamamız gerekiyor. Alanı doğru kullanmak, alan üzerindeki her eylemin zamanlamasını bilmek ve elinizdeki on bir kişilik insan kaynağını doğru örgütlemek zorundasınız. Çünkü oyun, oyuncuların toplamı değil, ilişkiler ağıdır. İlişki varsa işlev, işlev varsa düzen vardır.
Türk futbolunun alışkanlıkları bu kavramlara pek itibar etmiyor. Hâlâ “atanın ve tutanın iyiyse başarılı olursun” deniliyor. Oysa bu klişenin raf ömrü doldu. Futbol artık biraz da mühendisliktir; sonucu belirleyen şey, yeteneğin nasıl örgütlendiğidir.
Beşiktaş–Amedspor maçı bunu açık biçimde gösterdi.
Beşiktaş genişlemeyi biliyor. Amedspor daralmayı. Beşiktaş topu kullanmak, Amedspor alanı kullanmak istedi. Maçın sonucu da bu iki niyet arasındaki farktan çıktı.
Beşiktaş’ın enlemesine genişleyen yapısında boşluklar oluşacağı belliydi. Daha önemlisi, bu boşlukların aynı hızla doldurulamayacağı da belliydi. Marsilya maçında işaret ettiğimiz problem burada yeniden karşımıza çıktı. Genişlemek kolaydı; mesele küçülebilmekti.
Besnik Hasi o boşlukları bekledi. Hatta daha doğrusu, onları önceden gördü. Beşiktaş’ın genişliğinin ürettiği patikaları kendi oyununun geçiş yollarına çevirdi. Alanı kapattı, mesafeleri kısalttı, Beşiktaş’ın topa sahip olma arzusunu alan kaybına dönüştürdü.
Bu nedenle sonuç sürpriz değildi.
İki takım, iki sistem, iki ayrı oyun fikri.
İtalyano topu ve dominasyonu istedi. Hasi alanı ve mesafeyi. Biri oyunu genişleterek kontrol etmeye çalıştı, diğeri oyunu daraltarak. Birinin aradığı üstünlük toptaydı, diğerinin alanın kullanımında.
Alanı daha iyi kullanan kazandı.
Asıl çarpıcı olan ise maçın kendisinden daha büyük.
Süper Lig’in yüzyıllık kulüpleri var. Fakat yüzyıllık oyun gelenekleri yok.
Hiçbirinin tarih boyunca kesintisiz gelişen, kuşaktan kuşağa aktarılan, kendisini yenileyen bir oyun ekolü oluşmadı. Teknik direktör değiştiğinde çoğu takımın oyun hafızası da değişiyor. Sözleşmenin imzalandığı gün ile bugünkü oyun arasındaki birkaç ay, takımın bütün oyun tecrübesini oluşturuyor.
Forma eski, oyun yeni.
Kulübün yüz yılı var; oyunun iki ayı.
İşte bu köksüzlük Süper Lig’deki takımları birbirine yaklaştırıyor. Büyük kulüp ile küçük kulüp arasındaki tarihsel mesafe, oyun aklına aynı ölçüde yansımıyor. Çünkü oyun geleneği olmayan her takım, yeni teknik direktörünün elinde yeniden kuruluyor.
Bu yüzden Beşiktaş–Amedspor maçını bir skor karşılaşması olarak okumak eksik kalır.
Beşiktaş, sonuç dışında istediği oyunu oynadı.
Amedspor ise sonuç dahil istediği oyunu.
Hasi daha iyi hazırlanmıştı. Kendi sistemine daha sadık kaldı, rakibin sistemindeki açığı daha erken gördü ve oyunu o açıklığın içine taşıdı.
Futbol bazen topu kimin daha çok kullandığını değil, alanı kimin daha az israf ettiğini söyler.
Bu maçın söylediği de buydu.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.
