Türkiye’nin bu antlaşmadan hiçbir çıkarı yok. Zaten NATO üyesiyiz. Pakistan’ın bir çıkarı var mı? O da şüpheli. Hindistan, Pakistan’a saldırırsa antlaşma metnine göre biz de taraf olacağız!
Burada asıl çıkarı olan Suudi Arabistan…
İşin en sakıncalı tarafı, Türkiye’nin Orta Doğu ülkeleri arasındaki olası çatışmalara müdahil olması. 1950’li yıllarda rahmetli Menderes, Mısır ile dalaştı; ancak bunun sakıncalarını anlayıp vazgeçti.
Orta Doğu’da kimin eli kimin cebinde belli olmaz. Türkiye, şimdiye kadar Arap ülkeleri arasındaki ihtilaflara taraf olmayarak akıllıca davrandı. Orta Doğu aynı zamanda mezhep çatışmalarına sahne oluyor. Türkiye, gerektiğinde hakemlik veya arabuluculuk rolü oynayabilir. Ama çatışmaların tarafı olmamalıdır.
Türkiye, bu antlaşma dolayısıyla Orta Doğu’da bir çatışmaya girerse NATO’dan da yardım alamaz. ABD, İran’a saldırdığında NATO’dan yardım istedi, ancak NATO ülkeleri “Bu bizim işimiz değil” dediler. Haklıydılar da.
Batılı ülkelerin bir kısmı bu antlaşmayı “Orta Doğu’nun NATO’su” olarak nitelendiriyor. Zaten Batı’da Türkiye’nin NATO üyeliğine kuşkuyla bakan çevreler var. Böyle bir antlaşma bu kuşkuları daha da artırabilir.
Üstelik bu antlaşma Türkiye’yi İran ile karşı karşıya getirebilir. Son ABD-İran çatışmasında Türkiye ve İran, birbirleriyle doğrudan karşı karşıya gelmemeye özen gösterdiler.
Orta Doğu bizim komşumuz. Bölgeyle ilgilenmek başka, bölgedeki çatışmalara taraf olmak başka.
Türkiye’nin bu antlaşmadan elde edeceği bir çıkar görünmüyor. Sakıncaları ise ortada. Üstelik antlaşmadan on yıldan önce çıkmak da mümkün değil!
En doğru yol, antlaşmanın TBMM’de öylece kalması…
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.