[22 Şubat 2022] Putin özetle bunu diyor, bütün dünyaya. Sanmıyorum, başından beri sırf bu kadarını istediğini. Ülkesinin aktif savaş gücünün üçte ikisini ileri mevzilere sürdüğü bir krizden, hiç olmazsa bu iki ille çıkıp “zafer” diyebilmenin yollarını arıyor.
Öyle veya böyle; Donetsk ve Luhansk, Anschluss’u Rusya’nın. KKTC’si. Golan’ı. Batı Şeria’sı.
Daha bu sabah yazmıştım, “bizden çalınanı geri almak” iddialarıyla çıka gelen yayılmacılığı. Aynen öyle demiş: “Soyulduk [we were robbed], Sovyetler Birliği dağılırken.”
Bir de, “Ukrayna tarihinde hiç gerçek bir millet olmadı” ve “hiç devlet olmadı”yı sokuşturmuş araya. Sanırsınız ki Devlet Bahçeli Kürtleri aşağılamakta.
Türkiye tekrar düşünmeli, hem dünyadaki yerini, hem bu çıplak ilhaka hangi ahlâkî tutarlılıkla karşı duracağını.
Sol-faşist Avrasyacı ulusalcılar da biraz durup düşünmeli, bu adama, bu Rusya’ya anti-emperyalizm uğruna bel bağlayan. Ya da hepimiz düşünmeliyiz, işçi diye diye işçileri, ordu diye diye orduyu, vatan diye diye vatanı nereye sürüklemeye çalıştıklarını.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.