Donald Trump'ın kızı Tiffany Trump, Lübnan asıllı milyarder Michael Boulos ile Mar-a-Lago'da evlendi. Trump-Boulos çifti Lindsay Lohan'ın Mykonos'taki gece kulübünde tanışmış, Beyaz Saray'da nişanlanmıştı.
TRT Haber muhabiri 485 tutuklu ve hükümlü kadının kaldığı Sincan Cezaevi’nde 24 saat geçirdi, haberde cezaevi övgülere boğuldu: “Cezaevi, tutuklu ve hükümlüler için insani koşullar sunuyor. Burası yıllar boyu zihinlere yerleşen genel cezaevi algısının çok ötesinde…Sincan Cezaevi'ndeki çocuklara, dışarıdaki yaşamlarında olduğundan daha fazla sahip çıkılıyor. Devlet onları kendi çocukları olarak görüp, onlara buradaki şartlardan bağımsız şekilde yaşama ve büyüme fırsatı sağlıyor.” Haber, 12 Eylül darbesinden sonra Mamak Cezaevi’ne sokulan Emin Çölaşan’ın cezaevi güzellemesini hatırlattı.
Nâzım düşünür mesleği üzerinde. Hayli yüceltir, kendini çok sevdiğinden. Bir yerde “şairlik zor zanaat” der. Bir başka yerde iyice dramatize eder: “Biz de aynı loncadanız, biliriz Tavfer / zanaatların en kanlısı şairlik / sırların sırrını öğrenmek için / yüreğini yiyeceksin, yedireceksin.”
Coğrafi koşullar canlıların yaşamasına uygun değil ama ölü bedenlerin uzun yıllar bozulmadan kalmasına çok uygun. Yani mumyalanmış gibi, neredeyse öldükleri andaki hallerinde çok uzun yıllar durabiliyorlar. Kuru ortam cesetlerin bozulmamasını sağlıyor. 19. yüzyılda madenlerde korkunç koşullarda çalışırken iş başında ölenlerin cesetleri neredeyse canlı gibi. Filmde bile olsa, görünce gözlerimizi ayıramıyoruz.
Şurası çok açık ki pek çok demokraside -başta bizimki olmak üzere- insanlar siyaseti daha çok bilme meselesi olarak da görmüyorlar. Seçime kadar gözlerini kapayıp seçim günü vazifesini yapıyor ve acil yakıcı sorunlarına yeniden dönüp her şeyi yeniden unutarak ancak hayatlarını idame ettirebiliyorlar. Aradıkları kişi daha çok bilen değil daha çok hissedebilen oluyor!